Bahar hastalıklarına dikkat

Bahar aylarında artış gösteren polen hareketleri alerji döneminin açıldığı anlamına geliyor. Uzmanlar, başta alerji olmak üzere göz iltihaplanmaları gibi birçok çeşidi olan bahar hastalıkları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tolga Birgül’e sorduk, yanıtladı…

Bahar döneminde göz ile ilgili ne gibi sorunlar yaşayabiliriz?

Bahar aylarında en çok alerji yaşıyoruz. Bahar alerjilerinin ilk belirtisi gözde kaşıntı, sulanma olur. Bu durum kişilerin hayat konforunu bozuyor. Bu kişilerin mutlaka tedavi olması ve gerekirse tekrar alerji testi uygulanarak tedavisinin düzenlenmesi gerekiyor. Bir diğer konu da viral göz iltihapları…

Bunlar da bulaşıcı epidemi yapıcı şeyler. Baharda özellikle bağışıklık sisteminin dalgasıyla ortaya çıkarlar. Geçen sene de böyle bir salgın olmuştu hatırlarsanız. Bu tarz durumlara baharda rastlayabiliyoruz. Doğru teşhis ve sonrasında kontrol altına alınması şart. Başka kişilere bulaşmasını engellersek salgın hale gelmesini de önleriz. Ayrıca baharla birlikte yaralanmalar da artıyor. Özellikle bahçeyle ilgilenen insanların gözlerine çok dikkat etmesi gerekiyor.

Pek çok kişinin şikâyeti polenlerin yaptığı alerjiler…

Polenler alerji yapıyor ama bu alerji iltihapla da karıştırılabiliyor. Bu yüzden teşhisi doğru koymak önemli. Üstelik bu iltihapların tedavileri de basit. Doğru ilaçlar verildiğinde hemen tedavi olunabiliyor. Ama kulaktan dolma bilgilerle, göze hamur koyma vs. bunlar çok yanlış. Daha çok mikropları beslemiş oluyorsunuz.

Toz toprak da esen rüzgârla gözümüzün sağlığını bozabiliyor. Neler yapabiliriz?

Özellikle bahar rüzgarları hem tozu hem de polenleri havaya kaldırıyor. Amerika’da, Avrupa’da bu çok yaygın olduğu için hava durumu haberlerinde havadaki polen konsantrasyonu da verilir. Kişiler ona göre tedbirini alsın, dışarı çıkmadan alerji haplarını da alsınlar diye. Bizde böyle bir uygulama yok. Baharda mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalı.

Güneş gözlüğü mevsimi de geldi. Doğru gözlük nasıl olmalı?

 

Güneş gözlüğü seçimi çok önemli bir konu. Gözümüzün güneş ışınlarından korunması gerekiyor. Ama eğer bu, gerçek amacına ulaşan bir gözlük değilse korumaktan çok bize zarar veriyor. Gözlükte gerekli filtrelerin olması çok önemli. Kırıldığı zaman insanın yüzünü yaralamayan cisimlerden yapılmış olmalı. Bir de gözlüğün yapım malzemeleri arasında nikel varsa bazen nikel alerjisi olanlara zarar verebiliyor. Ayrıca gözlüklerin büyüklüğü ve şekli de önemli. Çok küçük bir güneş gözlüğü yanlardan güneş ışınlarını alacağı için çok bir faydası olmaz. Koyuluk da önemli ama kişinin bulunduğu iklim şartlarına göre değişir. Mesela çok güneşli bir yerdeyseniz daha koyu camlı gözlükleri almalısınız. Spor amaçlı kullanılan gözlüklerde daha çok esnek metalli ve aynalı cinsten olmalı. İşportadan alınan gözlükler sadece renkli camlıdır, içinde filtre yoktur. O camlar koyuluktan kaynaklı ışığı biraz kırar ve göze daha çok ışın girmesini sağlar. Bu da göze zararlı, kalitesiz gözlük takmaktansa hiç takmamak daha iyi.

Bu mevsimde halk diliyle ‘arpacık’ hastalığı da oluşabiliyor. Bu hastalığın geçmesi bazen zaman alabiliyor. Nelere dikkat etmeliyiz bununla ilgili olarak?

 

Arpacık bildiğimiz gibi bir tür mikrobun oluşturduğu iltihabi bir hadise. Özelliği bunun kirpik diplerinde ve göz kapağında olması. Tabii ki bir kişide sık sık oluyorsa bunun altında başka bir sebep daha olması gerek. Bu sebeplerden birisi bağışıklık sistemi. Kişinin bağışıklık sisteminde bir zayıflık varsa vücut mikroplarla iyi savaşamaz ve bu yüzden bu hastalık yapabilir.

Ayrıca kapak hijyeni sağlanamıyorsa arpacık çıkması mümkündür. Bazı cilt tipleri yağlı ve sebororik denilen cinstendir. Bu kişilerde vücut ve cilt sekresyonları daha fazla olduğu için oradaki gözeneklerin altı tıkanıp arpacık çıkma riski yükselir. Bu cilt tipine sahip kişilerin göz ve kapak hijyenine ekstra önem göstermeleri gerekir.

Ayrıca makyaj malzemeleri çok önemli. Kişinin kendi makyaj malzemelerini kullanması gerekir. Kuaför, güzellik merkezi gibi yerlerde makyaj yapılacaksa kendi malzemelerini yanlarında götürmelerini öneriyorum. Bununla birlikte makyaj temizleme de önemli bir husus. Kesinlikle atlanmamalı. Bu malzemelerin içindeki maddeler de gözde mikrobik vakalara neden olabilir.

Bizlere bu mevsimde önerebilecekleriniz nelerdir?

Geçiş dönemindeyiz. Bu dönemde kişiler vücutlarını da adapte edecek şekilde hareket etmeli. Bir anda hemen güneşlenme, havanın güzelliğine bağlı olarak aşırı aktivite ya da ani yazlık kıyafetlere geçmek gibi şeyler yanlış. Bunu yaptığınız zaman hastalığa zemin hazırlarsınız. Bu süreçte beslenme ve spora önem verilmeli. Vücudun değişen döneme adapte olabilmek için gerekli besinsel desteği alması gerek. Ayrıca kişiler kontrollerini aksatmamalı. Tabii ki göz kontrolü de bunun içinde olmalı.

Kırmızı göz salgını hortlayabilir

Geçtiğimiz sene Ağustos ayında İstanbul’da bir salgın başlamıştı. “Kırmızı göz” olarak bilinen bu hastalık pek çok kişinin hayatını zehir etmişti. Geçtiğimiz ay da bu hastalık Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ortaya çıktı. Hastalık genellikle göz nezlesiyle karıştırılıyor ve bulaşıcı olarak biliniyor. Uzmanlar bahar aylarında da bu hastalığa karşı uyarıyor. Kırmızı göz toplu yaşam alanlarında bulaşıyor. Hastalık, genelde doktor kontrolündeyseniz 15 gün sürüyor, bazı kişilerde bir aya kadar devam edebiliyor.

Kırmızı göz salgını belirtileri

– Sulanma
– Kızarıklık
– Çapaklanma
– Kapaklarda şişlik
– Yanma
– Batma
– Kaşıntı
– Işıktan rahatsızlık

Neler yapılmalı?

– Enfeksiyon söz konusu olduğunda başkalarına bulaşmayı önlemek açısından temizliğe dikkat etmek, elleri sık sık yıkamak, ortak malzeme kullanmamak çok önemli.
– Ortak kullanım alanlarında hijyene dikkat etmek gerekir.
– Tedavide duruma göre antibiyotikli damlalar ve merhemler gibi doktorun yazacağı ilaçlar kullanılır. Ancak bilinçsiz ilaç kullanımından kaynaklanan sorunlar kesinlikle göz ardı edilmemeli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek