Böbrek taşı hastalıkları tekrarlanabiliyor

Uzmanlar, böbreklerde sık gelişen idrar yolu enfeksiyonları ve sonrasında oluşabilen böbrek fonksiyon bozuklukları nedeniyle, hastaların tedavi sonrasında yakın takibi gerektiğini söylüyor. Taş hastalığının tekrar oluşmasının engellenmesi, teşhis ve tedavi kadar önemlidir.

Aile fertleri incelenmeli
İdrar yolları taş hastalığının oluşumunda, bünye ve dış çevre faktörlerinin önemi vardır. Taş hastalığının bazı ailelerde yaygın olarak gözlenmesi, belli oranda ırsî geçişe işaret etmektedir. Bu faktörlerin detaylı araştırılması özellikle böyle ailelerde başta çocuklar olmak üzere tüm aile fertlerinin de detaylı incelenmesi gereklidir. Böylece, yapılacak tedavi kolaylaşabilmektedir.

Prostat kanseri tedavisinde modern yaklaşımlar…
Prostat problemleri ile ilgili diğer bir yenilik ise; prostata sınırlı olup, henüz daha çevre dokulara veya diğer organlara yayılmamış olan erken evre prostat kanserlerinin tedavisinde uygulanabilmekte olan “Brachytherapy” yöntemidir. Küçük radyoaktif kaynakların tümörlü dokunun yakınına yerleştirilmesi temeline dayanan bu tedavi yöntemi de, yine hastaya geniş çaplı açık ameliyat yapılmaması, pratik uygulaması ve güvenilir, etkili sonuçlar ortaya koyması nedeniyle son zamanların modern yaklaşımlarından birisi durumuna gelmiştir.

Böbrek ve idrar yollarındaki taşların tedavisi artık kolay
Amaç; hastayı kısa sürede yaşama döndürebilmek… Günümüzde, kırılsa da dökülemeyecek büyüklükte olan taşların çoğu, hastalara açık ameliyat yapılmadan, böbreğe tek bir kanaldan girilerek direkt olarak ya da parçalanarak dışarı alınabilmektedir. Bu işlem, hastayı mümkün olan en az zararla, uygulandığı hastanede kalış süresini kısaltabildiği ve hastaların aktif yaşama daha çabuk dönmelerini sağlayabildiği için, hasta memnuniyeti ve uygulama başarısı yüksek olabilmektedir..

Hedef; tekrar taş oluşumunu engelleyebilmek…
Dünyada pek çok hastanede, üroloji kliniği bünyesinde taş hastalığı teşhis, tedavi ve takip ünitesi bulunur. Bu ünitelerde çocuk ve yaşlı tüm taş hastalar, bireysel olarak ele alınıp değerlendirilir. Her hastanın taş oluşumu ile ilgili bünyesel ve çevresel risk faktörleri belirlenmekte, uygulanan tedavi sonrası taşların tekrar oluşmasını engelleyebilmek için koruyucu önlemler başlatılmaktadır.

Prostat cerrahisi
Uzmanlar, Greenlight lazer uygulaması konusunda şu bilgileri verdi: Prostat bezinin fotoselektif vaporizasyonu ve buharlaştırılması esasına dayanan Greenlight lazer uygulaması prostat bezinin iyi huylu büyümesinin hala altın standart tedavisi olarak uygulanan “kapalı prostat cerrahisi (TUR-P)” girişimine önemli bir alternatif olup, bazı yönleri ile ameliyat sonrası dönem rahatlığı açısından hastalar için daha avantajlı olarak gözükmektedir. Bu uygulama ameliyat açısından daha rahat ve güvenli olup, işlem sonrasında hastanın ameliyat bölgesine bağlı olarak gelişen ve diğer alternatif tedavi yöntemlerinde biraz daha yoğun ve uzun süreli olabilen, sık idrara çıkma, kanama, idrar yaparken yanma gibi şikayetler daha az ve kısa süreli olmaktadır. Hastalarda girişim sonrasında konulan sondanın çok daha kısa sürede alınması mümkün olmaktadır. Ağrısız ve çabuk iyileşme sonucunda hastalar daha kısa sürede eski yaşam standartlarına kavuşup, normal günlük aktivitesine veya iş ortamına dönebilmektedir. Her ne kadar kapalı prostat cerrahisi (TUR-P) ile karşılaştırıldığında başarı oranları açısından fark olmamakla beraber, greenlight lazer uygulamaları hastanın girişim sonrası hayat kalitesi açısından avantajlar içermektedir.

Perkütan yoldan taş cerrahisi nedir?
Uzmanlar, taş hastalıkları tedavisi konusunda modern yöntemlere dikkat çekiyorlar. Önceki yöntemlerde böbreklerin içerisinde yer alan taşlar, açık ameliyat yapılarak alınmaktaydı. Vücutta yapılan büyük bir kesi nedeniyle açık ameliyatlar hastanın uzun süre hastanede kalmasına, iş ve günlük aktivitelerini bırakmasına sebep olup, bu tedaviler sonrasında ameliyat yarasının iyileşmesi ve hastanın ayağa kalkması da uzun zaman almaktaydı. Günümüzde artık böbrek taşlarının çok az bir kısmı açık ameliyat yöntemi ile alınmaktadır. Taş kırma yöntemi ile tedavi edilemeyen veya kırılsa da dökülemeyecek büyüklükte olan taşların çoğunda hastalara açık ameliyat yapmadan, böbreğe tek bir kanaldan girilerek (kapalı yoldan) taşlar ya direkt olarak ya da parçalanarak dışarı alınabilmektedir. Bu yöntem yüksek başarı oranları ile işlem sonrasında hastaların herhangi bir ameliyat yarası olmaksızın erkenden ayağa kalkıp, çok kısa sürede iyileşerek, aktivitelerine dönmelerine müsaade etmektedir. Söz konusu bu girişim ile ciltte açılacak küçük bir delikten böbreğe girilerek, böbrek içindeki taşları rahatlıkla gözle görülebilmekte, sayısı ve büyüklüklerini net bir şekilde değerlendirebilmektedir. Sadece tek bir kanaldan girildiği için, bu yöntemin böbrek fonksiyonları üzerinde ciddi hiçbir etkisi saptanmamıştır.

Üreteroskopik yoldan taş cerrahisi nedir?
Taşlar böbreklerin haricinde idrar yollarının diğer bölümlerinde de bulunabilmektedir. Böbrek ile idrar torbası arasında yer alan üreterde (idrar kanalı) takılıp kalan taşların yine hemen hemen hepsi açık ameliyat yapılmaksızın endoskopik (kapalı) yoldan girişimler ile tedavi edilebilmektedir. Mevcut teknik donanım ile önce idrar torbasına sonra da idrar kanalı içerisine girilerek bu taşlar ya direkt olarak alınabilmekte ya da olduğu yerde kırılarak çok küçük parçalara ayrılabilmektedir. Bu sayede hasta mevcut taşlardan çok az rahatsızlık duyarak kısa sürede kurtulabilmekte ve aynı gün evine gidebilmektedir. Üreteroskopik taş tedavisi olarak da isimlendirilen bu yöntem, idrar kanalı taşlarının büyük bölümünde standart tedavi şeklini almıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek