Boyun fıtığı hakkında merak edilenler

Uzmanlara göre, boyun ağrısı şikâyeti ile gelen hastaların, psikolojik durumları göz önünde bulundurularak, çok iyi bir muayene ve tetkikten geçirilmeleri gerekiyor.

Boyun ağrısı ile gelen hastaya boyun fıtığı varsa bu tanının nasıl konduğunu Op. Dr. Bekir Gökben anlatıyor.
“Boyun ağrısı nedeniyle gelen hastamızı önce çok iyi dinleyeceğiz. Bu arada, bizim için önemli bazı noktaları sorup öğreneceğiz. Bu dinleme sırasında, hastamızın bu şikâyet nedeniyle içinde bulunduğu psikolojik durumu da değerlendirmeye çalışacağız. Çünkü ağrı sübjektif bir duygudur ve kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Ağrı eşiği farklı olan insanların bazısı en şiddetli ağrılarda bile çok sakin olabilirken, kimi hastalar da çok küçük ve önemsiz bir nedenle bile çok aşırı reaksiyonlar gösterirler.”

Şikâyet farklı olabilir

Dr. Gökben konu ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Yeterli bilgiyi aldığımıza kanaat getirdikten sonra, ciddi ve usulüne uygun bir muayene yapacağız. Örneğin boyun, ense ve başa vuran ağrı nedeniyle muayene ettiğimiz hastanın şikâyeti tamamen farklı olabilir, tansiyonu yüksektir. Yani yeterli ve uygun bir sistemik ve nörolojik muayenenin ardından, en basitinden başlayarak; direkt grafikler, gereken sayıda laboratuar tahlilleri, olanaklar oranında bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, EMG gibi tanı metotlarına müracaat etmeliyiz. Radyolojik bulgular ile hastanın klinik bulguları uyuyor ise, klinik tablonun gerçekten bu görüntüye bağlı olduğuna kanaat getirirsek, hastaya ‘Sizde boyun fıtığı var ‘ diyebiliriz. Toplumda boyun fıtığı tanısının çok yaygınlaştığı, her boynu ağrıyana kolayca bu tanının konulamayacağı, en önemlisi bu tanıyı ancak bu işin uzmanı olan hekimlerin koyabileceği akıldan çıkartılmamalıdır. Bu işin eğitimini görmemiş, yeterince deneyimi olmayan, konuyu yeterince bilmeyen hekim ve hatta hekim bile olmayan kişilerin kolayca bu tanıyı koydukları, gereksiz tetkikler ile ekonomik olarak, uygun olmayan tedavilerle de tıbbi olarak toplumu zarara uğrattıkları unutulmamalıdır.”

Fizik tedavi cevap vermezse ameliyat

– Boyun fıtığı tedavisinde uygulanan yöntemler nelerdir?
– Tabii ki boyun fıtığında da, sinir köklerinde veya omurilikte çok ağır bası yapan, gecikildiği zaman geri dönülemeyecek bozukluklar bırakacak olan vakalar cerrahi müdahale gerektirir. Bu tür vakaların oranı ise, değişik serilere göre yüzde 2-5 arasındadır. Bunun dışında tedavi tabii ki konservatif olmalıdır. Cerrahi seçeneği genelde son çaredir ve hiçbir tedavi yöntemi sonuç vermemiş ise müracaat edilmelidir.

Ağrı kesici, adale gevşetici ilaçlar, pomatlar, düşük dozda sakinleştiriciler, yakalık kullanımı, fizik tedavinin değişik yöntemleri, bu tedavide yer alır. İlaç tedavisi olası iken, inatçı vakalarda mutlaka bir fizik tedavi uzmanından yardım istenmelidir. Cerrahi seçenek, tüm bu etaplardan yarar göremeyenlerin seçeneğidir.”

Travmatik boyun fıtığı

Travmatik boyun fıtıklarında da, değişik mekanizmalar rol oynar. Örneğin kafamızı ağır bir objeye çarptığımızda veya başımızın tam tepesini sert bir şekilde sabit bir objeye çarptığımızda, boyun kemiklerini etkileyen ani kompresyon kuvveti boyun fıtığına yol açar.

Özellikle trafik kazalarında, kafa ve boyun sabit bir pozisyonda iken, aniden ön veya arka yönde şiddetli bir darbeye maruz kalmak, ani boyun fıtığı (disk yırtılması) tablosuna sebep olur. Günlük yaşamda, çalışma hayatında zaman zaman bu 3 faktörün ortaklaşa sebep olduğu tablolar da sıklıkla görüyoruz. Örneğin, ufak tefek bir kişinin, yaş olarak da kireçlenmenin görülebileceği bir yaşta iken, ağır bir cismi çekmek, kaldırmak gibi bir hareketi; bu saydığımız 3 mekanizmayı da barındıran bir boyun fıtığı tablosudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek