Damar sertliği hakkında bilinmesi gerekenler

Damar sertliğine bağlı olarak kalbi besleyen damarlarda oluşan darlıkların aniden kapanması sonucu kalp kasının kansız kalması ve canlılığını yitirmesi kalp krizi olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, toplumumuzda giderek artan ve daha genç yaşlarda görülmeye başlayan kalp hastalıklarının nedenleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Alman Hastanesi’nden Doç. Dr. Bahadır Dağdeviren’in verdiği bilgilere göre; gün geçtikçe koroner kalp hastalığı nedeniyle hastanelere başvuran hasta sayısı artmakta ve daha önemlisi eskiden 60 yaş üzerinde daha sık rastlanan kalp krizi yaşı 20-30’lu yaşlara kadar inmiş bulunmaktadır. Damar sertliğine bağlı olarak kalbi besleyen damarlarda oluşan darlıkların aniden kapanması sonucu kalp kasının kansız kalması ve canlılığını yitirmesi, miyokard enfarktüsü (kalp krizi) olarak tanımlanır.

Damar sertliği nedir, nasıl gelişir?

Aslında damar sertliği, vücudumuzdaki atardamar ağacının orta ve büyük boy damarlarının hemen tümünü etkilemekte, ancak kalp ve beyin damarlarında oluşturduğu darlıklar kalp krizi ve inme (felç) gibi ciddi tablolara yol açtığı için daha fazla dikkati çekmektedir. Çünkü hepimiz biliriz ki; kalp ve beyin kendini besleyen damarların tıkanmasına yani kansız kalmaya uzun süre dayanamaz ve hasar görür. Üstelik bir kez hasarlandığında bir daha eski haline dönmez.

20’li yaşlarda başlayabilir

Damar sertliği küçük yaşlardan itibaren başlar. Önceleri atardamarların duvarlarında kolesterol birikintileri oluşur ve bunlar duvar içerisinde zamanla büyür; plak denilen içi yumuşak kolesterolle dolu, dışı bir kılıfla sarılmış kesecikler oluşturur.

Bu plakların daha 20’li yaşlarda bile atardamar duvarında oluştuğu gösterilmiştir. Zamanla bu kolesterol plakları daha da büyüyerek damar duvarına sığmaz olur ve genellikle 40’lı yaşlardan sonra ya damarın içini daraltmaya başlayarak ya da aniden yırtılıp damarı tamamen tıkayarak hastalık ortaya çıkar.

Eğer etkilenen damar kalp damarı ise plak aniden yırtıldığında kalp krizine yol açar, beyin damarı ise felç tablosu ile karşılaşılır.

Koroner kalp hastalığının ülkemizdeki durumu ve artışın muhtemel nedenleri

Ülkemizde koroner kalp hastalığı sıklığının artış göstermesinin altında yatan en önemli faktörlerin başında; sigara içme alışkanlığında artış ve sigaraya başlama yaşının giderek daha erken yaşlara inmesi, beslenme alışkanlığının giderek endüstriyel tipe (fast-food) yönelmesi, fiziksel aktivite (düzenli spor yapma) azlığı ve daha fazla stres yüklü bir toplum haline gelmemiz sayılabilir.

Koroner kalp hastalığı risk faktörleri olarak bilinen büyük 5’liden diyabet ve hipertansiyon sıklığı bakımından diğer toplumlardan farklı değiliz. Bununla birlikte, faydalı kolesterol olarak bilinen ve damar duvarında biriken kolesterolü temizleyen HDL-kolesterol düzeylerinin toplumumuzda Batı toplumlarına göre belirgin olarak daha düşük bulunması, Türk ırkının genetik bir özelliği olarak düşünülmektedir.

Koroner kalp hastalığı riskini artıran faktörler

Genel anlamıyla tüm dünyada koroner damar hastalığı riskini artırdığı bilinen 5 büyük faktör tanımlanmıştır. Bunlar:
– Diyabet (şeker hastalığı)
– Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
– Kolesterol yüksekliği
– Sigara
– Ailesel yatkınlık Ayrıca son yıllarda yeni keşfedilen ve koroner kalp hastalığı ile ilişkisi tespit edilmiş diğer risk faktörleri de vardır.

Bunlar:
– Homosisten düzeyinin yüksekliği (damar duvarına kolesterol girmesini artıran bir madde)
– Lp (a) düzeyinin yüksekliği (damar duvarında kolesterol birikimini artıran ve oluşan birikintinin komplike hale gelmesine yol açan bir madde)
– Hs CRP yüksekliği (vücutta düşük düzeyde ancak kronik bir iltihabi durum olduğunu gösteren bir madde)
– Fibrinojen düzeyinin yüksekliği (kanın pıhtılaşma eğiliminin artmış olduğunun göstergesi) Tüm bu risk faktörlerinin yanı sıra obezite (şişmanlık), yetersiz fizik aktivite ve mental stres (ruhsal gerginlik hali) de koroner kalp hastalık riskini doğrudan ya da dolaylı olarak (diğer risk faktörlerini olumsuz yönde etkileyerek) artırmaktadır.

“Damar sertliği hakkında bilinmesi gerekenler” için 2 cevap

  1. Benim annem uykuda olurken elleri hassasiyetini itiriyor ve onu uykudan oyanmaya mecbur ediyor. Ve aqriyor. Ben Azeribaycandan yaziyorum sizlere. Doktor kardioaspirin meslehet bilmish anneme . Amma bu yardim etmedi. Bana bu konuda yardimci olurmusunuz? Sanki ellerine kan ishlemiyor.
    Tesekkur ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek