Eklem kireçlenmeleri ve tedavi yöntemleri

Eklem ağrıları veya kireçlenme sonucu sıkışabilen sinirlerle ilgili ağrılar ve eklem sertliğidir. Hastalık ilerledikçe hareket kısıtlılığı çok kere bir yönde artar ve sabit bir şekil bozukluğu ile sonuçlanır. Ağrı ve kas kasılması olaya hâkim olur.

Eklem hareketleri sesli hisle gelir (kıtırtı) duyulur. Kireçlenmenin en çok görüldüğü yerler, diz, kalça eklemi ve omurgalar arası eklemlerdir. Kesin tanı, ilgili eklemin röntgen filminin çekilmesiyle konulur.

Eklem kireçlenmelerinin tedavisi

Kireçlenmenin tedavisinde asıl amaç,ağrıyı azaltmak ve eklem hareketlerini düzeltmeye yöneliktir. Fizik tedavi programlarıyla, hastalığın ilerlemesi durdurulup, hastanın şikayetleri azaltılmaya çalışılır. Tedavide, hasta eklemin etrafındaki kasların güçlenmesini sağlamak, egzersizler, sıcak tatbiki ile kasları gevşetmek, ağrı kesicilerle rahatlatmak söz konusudur. Kalça ve diz eklemindeki kireçlenmelerde, ekleme binen yükü azaltmak için kilonun kontrolü ve baston faydalıdır.

Yaşlanma ile birlikte görülen, genellikle kalça, diz ve omurga mafsallarında ortaya çıkan ağrılı sertliklerdir. Bu sertliklerin sebebi, mafsal yüzeylerinde kalsiyum tuzlarının birikmesidir. Bilhassa kırk yaşın üzerinde, az hareket isteyen, statik işlerde çalışan kimselerde görülen kireçlenme, namaz kılan ve hareketli işlerde çalışan insanlarda seyrek rastlanır.

Eklem kireçlenmelerine karşı ne yapmalı?

– Yaşı kırkın üzerinde olan kimseler hareketsiz işlerde çalışmamalı, sık sık yürüyüşe çıkmalıdır.
– Namaz, hemen hemen bütün mafsalları çalıştıran ideal bir egzersiz olduğundan ve ayrıca ibadet ihtiyacını karşıladığından fizik ve ruh sağlığı yönünden tavsiye edilmektedir.
– Yağlı, şekerli, tuzlu ve unlu yiyecekler azaltılmalı, sebze yemeklerine ağırlık verilmelidir.

İleri yaşlarda, eklemlerde tekrarlayan mekanik zorlamalarla oluşan organik değişikliklere verilen isim. Kireçlenmenin en önemli özelliği, eklem yüzeylerinde kalsiyum tuzlarının birikmesidir. Bu değişiklikler, ağırlık yüklenen eklemlerde daha sık görülür. Genellikle kırk yaş, insan organizmasında kemik sistemi için bir dönüm noktasıdır. Bu zamandan sonra kemiklerde küçük değişiklikler başlar. Harabiyet, yeni kemik oluşum yeteneğinin kaybolması, ostaoporoz (kemiklerdeki kalsiyum içeriğinin azalması) bunlardan bazılarıdır. Bu nedenle yaşlılarda, bütün eklemlerde bir dereceye kadar kireçlenme mevcuttur. Ancak şu unutulmamalıdır ki, normal bir eklem, normal şartlarda, bozulmadan yüz sene bile çalışabilir. Ancak eklemin normal yapısını zorlayan ve çalışma şartlarını ağırlaştıran durumlarda kireçlenme belirtileri ortaya çıkmaya başlar.

Kireçlenmenin sebep olduğu şikâyetler

Eklem ağrıları veya kireçlenme sonucu sıkışabilen sinirlerle ilgili ağrılar ve eklem sertliğidir. Hastalık ilerledikçe hareket kısıtlılığı çok kere bir yönde artar ve sabit bir şekil bozukluğu ile sonuçlanır. Ağrı ve kas kasılması olaya hâkim olur. Eklem hareketlerinde kıtırtı sesleri duyulur.

Kireçlenmenin en çok görüldüğü yerler

Diz, kalça eklemi ve omurgalar arası eklemlerdir. Kesin tanı, ilgili eklemin röntgen filminin çekilmesiyle konulur.

Kireçlenmenin mutlak bir tedavisi yoktur. Ancak alınacak önlemlerle ve yapılacak tedavilerle, hastalığın ilerlemesi durdurulup, hastanın şikâyetleri azaltılmaya çalışılır. Tedavide, hasta eklemin etrafındaki kasların gelişmesini sağlamak, egzersizler, sıcak tatbiki ile kasları gevşetmek, ağrı kesicilerle rahatlatmak söz konusudur. Kalça ve diz eklemindeki kireçlenmelerde, ekleme binen yükü azaltmak için baston ilk tavsiye edilecek konudur. Baston, sağlam taraftaki ele verilir.

Eklem kireçlenmesi (osteoartrit) nedir?
Eklem kireçlenmesi, eklemlerde kıkırdak kaybına bağlı olarak oluşan iltihabi hastalığın adıdır. İnsanda en sık karşılaşılan eklem rahatsızlığıdır.

Eklem kireçlenmelerinin nedenleri nelerdir?
Yaşla eklemlere binen stresin oluşturduğu deformasyonlar, eklem içi kırıklar, yaralanmalar ve geçirilen iltihaplar bu hastalığa yol açan etmenlerdir. Bu sebeple de “yaşlılık romatizması” olarak da bilinir. Kalça çıkığı da ilerleyen dönemde kireçlenme nedenidir. Zorlama hastalığı arttırırken egzersiz ve spor ise azaltır.

Eklem kireçlenmesi neden yaşla ilgilidir?
Yaşlanan bedenimizde ömrünü tamamlayan veya yaralanma neticesinde ölen hücreler çoğunlukla yerini yenilerine bırakırlar. Fakat eklem kıkırdağı (yenilenme-rejenerasyon) potansiyeli olmayan bir dokudur. Hastalığın seyri buna paralel olarak daralan eklem mesafesi, eklemi oluşturan kemiklerin birbirine yakınlaşması ve yakın temasına neden olur.

Kireçlenmenin sebep olduğu şikâyetler nelerdir?
Eklemi oluşturan kemiklerin yakın temas ve sürtünmesi ağrı ile belirti verir. Dökülen kıkırdak dokusunu ortamdan uzaklaştırılmak için oluşan iltihap ve şişlikle karşılaşılır. Bu dönemi eklemden gelen kıtırtı (sürtünme sesleri), şişlik, çarpılma ve şekil bozukluğunun oluştuğu dönem takip eder. Topallama ve ağrı sebebiyle değişik yürüyüş şekilleri oluşur.

Kireçlenmenin en sık görüldüğü yerler nereleridir?
Sıklıkla bel, diz, ayak bileği, kalça eklemi gibi yük altında çalışan eklemlerde olsa da omuz, dirsek, el bileği, el eklemleri hatta çene ekleminde de olabilir.

Eklem kireçlenmelerinin tedavi yöntemleri

Tedavi, hastalığın evresi ve şiddetine göre uygun şekilde planlanır. Erken dönem hastalarda eklemlerin içini temizleme (debridman) amaçlı artroskopik işlemler uygulanır. Eklemlerde çarpılma, şekil bozukluğu olanlar, basit kemik ameliyatları ile düzeltilir.

Tedavi yöntemleri içinde protezin yeri…

Protez ile tedavi ne zaman gerekli olur?
Tedavi hastalığın evresi ve şiddetine göre uygun şekilde planlanır. Eklem kireçlemesi ileri dönemde ise bozulan eklemi protez ile değiştirmek etkin bir tedavi yöntemidir. Protez, ameliyatla yerleştirilen ve bir organın işlevini üstlenen malzemeye denir. Protez ile ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklemlerde şekil bozuklukları düzeltilip, hastaların baston ve benzeri yardımcı malzemelere gerek duymadan yürümeleri sağlanır.

Uzmanlar eklem ağrıları olanlara ayrıca şu önerilerde bulundu:

– İdeal kilonuzda kalın. Kilo almamaya özen gösterin.

– Doymuş yağ ve kızartmalardan uzak durun, Omega-3 gibi doymamış yağ asitlerini tüketin…

– İdeal kilonuzda kalın. Kilo almamaya özen gösterin.

– Doymuş yağ ve kızartmalardan uzak durun, Omega-3 gibi doymamış yağ asitlerini tüketin.

– Düzenli egzersiz yapın.

– Günde en az 8 saat uyuyun.

– Stresin sizi etkisi altına almasına izin vermeyin. Stresle başa çıkmak için çeşitli teknikler kullanın.

Ahmet Maranki’den eklem ağrıları için masaj yağı

– Hardal yağı
– Biberiye yağı
– Kekik yağı
– Zeytin yağı
– Badem yağı
– Ceviz yağı

Bu yağları eşit miktarlarda bir kapta karıştırarak eklem yerlerinize sürün. Streç filmle sarın.

Uyarı: Hardal, biberiye ve kekik yağları yakıcı yağlardır. Zeytinyağı, badem ve ceviz yağı gibi yumuşatıcı yağlar ile karıştırılmadan sürüldüğünde cildinizi yakar, zarar verir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek