‘Erkek çocuktur, geç konuşur’ demeyin

Otizm henüz neden kaynaklandığı tam olarak bilinmeyen bir hastalık. Hastalığın tanısının erken konması ise otistik çocukların yaşam kalitesini yükseltmesi açısından çok önemli rol oynuyor.

Otizm, doğuştan, beyin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklanan bir nörolojik bozukluk olarak tanımlanıyor.

Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı (TOHUM) Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin, hastalığın genellikle üç yaştan önce ortaya çıktığını ve bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Sezgin, otistik çocukların dış görünümlerinin diğer çocuklardan farklı olmadığına, sadece davranışların farklılık gösterdiğine dikkati çekiyor. Otizm tanısının, laboratuvar sonuçlarıyla ya da tıbbi testlerle konulamayacağını dile getiren Sezgin, tanının uzmanlar tarafından çocuğun gözlenmesi, gelişim testleri yapılması ve anne-babalara çocuğun gelişimi hakkında sorular sorulmasıyla konulabildiğini belirtiyor.

Sezgin, otizm tanısının 12 aylıktan itibaren konulabileceğini, erken yaşta tanı konmasının eğitimin hemen başlaması açısından önemli olduğunu da vurguluyor.

Otizmin erkeklerdeki yaygınlığının kızlardan dört kat fazla olduğu biliniyor. Bu hastalığa nelerin yol açtığı ise henüz net değil. Her çeşit toplumda, ırkta ve ailede rastlanan otizmin, çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ekonomik koşullarıyla bir ilişkisi bulunmuyor.

Otizm, sosyal ilişkilerde güçlük, ilgi ve davranış takıntıları ve iletişim zorlukları gibi üç alanda kendisini gösteriyor. Otizmli çocuklar, başkalarıyla göz teması kurmakta zorlanıyor. Arkadaşlık ilişkileri geliştiremiyor ve pek çok şeyi başkalarıyla birlikte değil kendi başlarına yapmayı tercih ediyor. Dil ve konuşma gelişiminde akranlarının gerisinden geliyor ya da hiç konuşmuyorlar. Bu noktada, aile büyüklerinin çok kullandığı ‘erkek çocuktur, geç konuşur’ kanısının kesinlikle yanlış olduğu ortaya çıkıyor. Bir çocuk, akranlarına göre ilk hece ve kelimeleri söylemede geç kalmışsa, otizm olsun olmasın, mutlaka bir uzmana başvurulması gerekiyor. Yine otistik çocuklar, başkalarıyla sohbet başlatmada ve sürdürmede zorlanıyor; bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz zamanlarda söylüyor. Otistik çocuk, günlük yaşamdaki düzen değişikliklerine de katlanamıyor. Sallanmak ya da çırpınmak gibi sıra dışı beden hareketlerinin yapılması ise otistiklerde sık görülen bir davranış. Bir çocuğa otizm tanısı konulabilmesi için bu belirtilerin tümünü göstermesi gerekmiyor. Ancak çocuğunuz benzer davranışlar gösteriyorsa uzmanlar, vakit geçirmeden çocuk psikiyatrı veya çocuk nöroloğuna göstermenizde fayda görüyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek