Erkeklerin korkulu rüyası iktidarsızlık

Bilimsel adı “seksüel empotans” olan iktidarsızlık, birçok erkeğin korkulu rüyası. Birçok ağır hastalığın bir bulgusu olarak da görülen iktidarsızlık olayı, yüzde 95 oranında psikolojik sebeplere dayanıyor. İktidarsızlık… Erkeklerin korkulu rüyası, onu yitirmemek için, var oldukları günden bu yana daha çok, daha çok olması için bitmeyen arayışın umutları, bu uğurda akıl almaz çılgınlıkların, spekülasyonların yaşandığı dalgalı bir deniz ve sonunda, uçup giden hayaller gibi, tam yaklaştığınız anda yok olan serap.

Konunun genel özeti bu. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var. Organsal olarak ve alt yapısı bakımından, neredeyse asla bozulmayacak kadar sağlam bir mekanizma. Penise gelen damarlardan kan pompalanacak, penisin içindeki sünger doku kanı emecek ve gelen kanın dönüş yolu üzerinde kas kasılıp, kanın dönüşüne izin vermeyince, penis ereksiyon halinde kalacak.

Kısaca söylersek, ya damarlarda daralma yani damar sertliği olacak, penise yeterince kan gelmeyecek ya da damarda anomali olacak. Damar sertliği, ileri yaşlarda düşünülebilir, anomali ise nadirdir. Dönen kanın yolunu kapatan sistemin bozulması da kural olmamakla birlikte, büyük bir oranla şeker hastalarında görülüyor.

Daha öz söylersek, birçok ağır hastalığın bir bulgusu olarak da görülen iktidarsızlık (bilimsel adı “seksüel empotans”) olayı, tüm iktidarsızlık şikayetlerinin yüzde 5′ini oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 95′inde sorun, psikolojik kaynaklı.

Asıl cinsel organ; beyin
Boşuna dememişler, asıl cinsel organ BEYİN’dir diye. O beyin ki, insan olma yüceliğinin ve kalitesinin bir sonucu, kendi öz ve kimlik yapısına göre, cinsel işlevi yürütmenin amiri ya da kaptanı. Bunu bir örnekle sunayım:

Bir erkek düşünün… Cinsel yönden dünyanın en güçlü erkeği. Bir de kadın var, o da dünyanın en güzel, en beğenilen kadınlarından biri. Daha ilk bakışla, kadından erkeğe, birçok olumlu akım geçer. Gözü, kaşı, dudakları, yüzü, dişleri, saçı, beli, rengi, kokusu, mimikleri, cilvesi vb. Onun yanında moral ve etik değerler gelir. Kadının bir akraba ya da bir tanıdığın yakını olmaması vb. gibi. Gene kabataslak bir sayı söyleyelim, diyelim ki; kadından erkeği 100 dolaylarında olumlu akım geldi. Erkeğe “Bak aslanım, sen en güçlüsün, bu kadın da en güzel, buyurun bu ortam sizin” dediğimizde, eğer kapı açık, dışarıda da iki kişi varsa, erkekte ereksiyon olmayabilir.

Yani bu konuda bir tek olumsuz faktör ya da uyarı, 99 olumlu uyarıyı siler süpürür. Bu durum, tıpkı Birleşmiş Milletlerdeki VETO hakkı gibi çalışır. 99 üye bir karar için “olur” düğmesine bassa, veto etme hakkına sahip bir üye de, “veto” düğmesine bassa, doksan dokuz üyenin “olur”u işe yaramaz.

İşte cinsellik mekanizmasının özü budur. Bilinen, bilinmeyen ve çoğu kez erkeklerin: “Acaba gene mi başarısız olacağım?” ya da “Ya başarısız olursam?” korkuları, kendi veto haklarını yarattıklarından, kilitlenip kalırlar.

Araba sağlam ama…
Bunu başka örnekle, daha somut anlatalım:

Kusursuz bir arabayla yola çıktınız. Ankara’ya gidiyorsunuz. Arabanız Bolu’da tekledi, çalışmıyor. Bir usta getirdiniz, usta baktı: “Efendim, motor kusursuz,” dedi. O zaman akla benzin deposu gelir. O da ağzına kadar dolu. Siz ustaya, “Anladık, motor sağlam, benzin deposu dolu ama araba çalışmıyor,” dediğinizde, usta hafiften gülümseyerek; “Efendim, arabanızda aküden bujilere cereyan gelmiyor, hepsi bu,” dediğinde, sizin “bu araba çalışmıyor, çürüğe çıktı,” gibi düşünceleriniz de sadece bir korkudan ibarettir.

İşte cinsellikteki arabanızın uzmanı olan hekimin, “Arabanız sapasağlam ama akımda yetersizlik var,” sözünü ve onayını almanız gerekir.

Yoksa, ne kuvvet macunları, ne padişah formülleri, ne gergedan boynuzu tozu, ne havyar, ne falan, ne filan… Tümü boş bir arayışın, boş çırpınışlara, sömürücülere ve nice canlara mal olan avantajı ve de dramıdır.

Viagra örneği…
Düşünebiliyor musunuz ki, gergedanları bunun için katledecek kadar, boynuzun içinde etkili bir madde olsaydı, bunu modern teknik, üç dört dakikada bulur çıkarırdı. İşte VIAGRA örneği karşımızda. Bu ilaç yurt dışında peynir-ekmek gibi satılıyor. Bizim ülkemizde, cinsel kıskançlığın ve korkunun karambolünde, işler yokuşa sürülüyor. Neymiş, tehlikeliymiş. Tehlikesi de, dünyada 100 dolaylarında insan ölmüşmüş. Ben de diyorum ki, ülkemizde her gece karısının koynunda 100 erkek ölüyordur da, bizler duymuyoruz. Yüksek tansiyon, kalp hastalığı, tıka basa doldurulmuş bir mide ile yapılacak bir seksin riski, Viagra riskini yüze katlar. Seksi mi yasaklayacaksınız?

Ancak bir hesap var ki, onu da yazmadan geçemeyeceğim… Bu ilaç insanlara mutluluk veriyorsa, kutsal yuvayı canlı ve ayakta tutuyorsa, kim, nasıl engeller? Biz buradan bir başka ihbarda bulunalım: Her yıl alkolden ölenlerin sayısı kaçtır acaba ülkemizde? 100 mü, 500 mü, 1000 mi? Çıkın efendim, çıkın. Bunun sirozu var, alkolün çılgınlığından kaynaklanan cinayetleri var. Siz bu hesabı yapadurun, biz Viagra’nın parasal potansiyeli ile ilgili bir başka sayı verelim.

Parasal potansiyeli
Bu ilaç, ülkemizde bir gün serbest satışa geçecektir. Bu durumda 5.000.000 erkek ya yetersizliklerinden ya da güçlerine güç katmak için bu ilacı deneyeceklerdir. Sağlık Bakanlığı’nın izin verdiği 4 adet 50 mg’lık paket, 16 milyon liranın üstünde satılıyor. Bu 80 trilyon eder. Yılda beş kutu kullanmak söz konusu ise, bu sayı 400 trilyona çıkar. Kapitalizmin dev ahtapot kolları böyle bir hesabı kaçırır mı?

Her neyse, olan gergedanlara, öteki canlılara ya da sönen umutlara oluyor.

Bu yazı 457 defa okundu.

Yorum yap


BENZER YAZILAR


gebelik | diyet | epilasyon | güzellik | aids | panik atak | diyabet | Web Stats
RSS Arşiv