İç dengenin önemi

Sağlıklı bir beden, güçlü bir savunma sistemi, sakin bir zihin ve iyi bir ruh halini bir araya getirerek oluşturabileceğiniz “iç denge”yi sağlamak hem çok kolay hem de çok zor. Dr. Ender Saraç, bunun doğal yöntemlerle sağlanabileceğini söyleyerek, yollarını anlatıyor.

Yaz aylarında olmamıza rağmen havalar gerçek anlamda ısınmış değil. Havadaki bu değişiklikler nedeniyle bedenlerimiz hayli güçsüz. Bu güçsüzlük kaçınılmaz olarak ruhumuza da yansıyor. Oysa doğa, canlılıktan ve kendini yenilemekten yana. Doğanın bir parçası olan bizler de güçlü, capcanlı olmak ve ona uyum sağlamak zorundayız. Bu nedenle de önce iç dengemizi gözden geçirmeliyiz.

İç dengemiz
İç denge derken, (yani zihin ve beden bütünlüğü için gerekli olan denge); sağlıklı bir beden, güçlü bir savunma sistemi, sakin bir zihin ve iyi bir ruh halini biraraya getiren dengeyi kastediyoruz. Bunlar biraraya gelince moraller de ışıldıyor, beden de. Ancak böyle olmak hiç de kolay değil. Biraz greyfurt suyu içip, vitamin almak ve şık giysiler seçip; saçlara da birkaç röfle attırmakla ışıldamıyor insan. Bunun için çok daha farklı bir çaba gerekiyor. “Önce bedenimi iyileştireyim, sonra da moralimi düzeltirim” demekle de olacak iş değil. Birlikte harekete geçmek ve güçlü bir hamle yaparak bu cansızlık halinin üstesinden gelmek gerekiyor.

Kısacası, tepeden tırnağa iyileşmek ve bir daha kolay kolay hastalanmamak istiyoruz. ‘İmmün sistemi’ adı verilen savunma sistemimizi güçlendirirsek, bir daha bu tür sorunları ya hiç yaşamayız ya da daha hafif semptomlarla geçiştirebiliriz. Bu inançla Ayurveda uzmanı Doktor Ender Saraç’a giderek ne yapacağımızı sorduk. Ender Saraç, doğal yöntemlerle vücudun dengesini kazanacağını ve hastalık nedir bilmeden uzun yıllar yaşanabileceğini savunuyor.

En önemli faktör; stres
“Bağışıklık sistemi vücudun koruyucu kalkanıdır. Onu güçlendirmekten önce, çökertmemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Burada en önemli faktör ise stres. Stres hücre faaliyetlerinde ve hormonlarda ciddi tahribatlar yapıyor. Bu tahribatlar olmadan önce, stresi azaltmak için harekete geçmek gerekir,” diyen Ender Saraç, stresi azaltmak için neler yapabileceğimizi ise şöyle özetliyor:

Bitki çayları ve meditasyon
“Meditasyon, beslenmeye özen gösterme, bitki çayları ve susam yağı ile masaj, stresi azaltmada son derece yararlıdır. Ancak bu saydıklarım yeterli değil. Çevremizdeki hava kirliliği, gürültü, kalabalık gibi sayısız olumsuz etken var.

Bu nedenle şehrin ana arterinde oturanlar ciddi toksik travmalar yaşıyorlar. Bedenleri yorulurken, ruhen de yoruluyorlar.

Oysa oksijenin bol olduğu ortamlarda yaşayanlar en temel gıda olan oksijeni rahatlıkla aldıklarından, immün sistemlerini korumuş oluyorlar.”

Ender Saraç’tan altın öneriler
Dr. Ender Saraç’ın “altın” niteliği taşıyan önerilerini dikkate almalısınız:
– Bol sıcak su için. Çünkü su bol bol toksin atmanıza yarar.
– Lenf drenaj masajı ile rahatlayın. Aynı zamanda bu masajla toksin de atacaksınız.
– Yoga ile huzura kavuşarak hem içten hem de dıştan temizlenmiş olacaksınız.
– Zencefil çayı içerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.
– Isırgan tohumu veya çayının ise kan yapıcı etkileri var.
– Ekinesea adlı preparatları (Levent çarşısında bulunuyor) ise sık hastalanan kişilere tavsiye ediliyor.
– Arı kovanındaki balmumu ise enfeksiyona karşı birebir. Ayrıca Ayurveda tabletleri, Klorella (yosun tableti) gibi tabletler de bağışıklık sistemi için seçenekler.
– Soya özleri, tofu, recitine ise özellikle meme kanserine karşı iyi birer koruyucu olarak gösteriliyor. Ancak bunları kullanırken, bu konuda bilgi sahibi olan bir hekim ile birlikte karar vermelisiniz.
– Fazla kırmızı etin strese neden olduğunu söyleyen Dr. Ender Saraç, vejetaryenlerde stres oranının daha az olduğunu belirtiyor ve et açığının bol soya, süt, peynir ve benzeri besinlerle dengelenebileceğini söylüyor.

Ender Saraç’ın “Ayurveda” adlı kitabına bir göz attığımızda ise şunları görüyoruz: “Vejetaryenler ile kırmızı et yiyenler arasında karşılaştırma yapıldığında, et yiyenlerde kardiyovasküler hastalıkların kıyaslanamayacak oranda çok olduğu görülmüştür. Etle beslenme; stres, sigara ve genetikten daha etkili bir kanser nedenidir.

Kırmızı et kanser yapıyor
Et ile kanser arasında doğrudan bir ilişki vardır. Bence son zamanlarda bayanlarda genital kökenli, hormonal rahatsızlıkların ve kanserin görülmesinin en önemli nedenlerinden biri hormonlu et tüketiminin yoğunluğudur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek