Kadınlar cinsiyetlerinden dolayı şiddet görüyor

“Kadına yönelik ayrı bir şiddet türü mü var?” diye düşünenlere şunları söyleyebiliriz: Kadınlar cinsiyetlerinden dolayı şiddet görüyorlar. Bu şiddet bazen aşağılanma, hor görülme, bazen de koca dayağı, tecavüz, sarkıntılık olarak karşımıza çıkıyor.

25 Kasım tüm dünya kadınlarının, cinsel şiddete, aile içi şiddete, seks turizmine, kadın tutuklu ve mültecilere yönelik şiddete karşı durduğu, tavır aldığı bir gün. Ancak ne yazık ki kadınlar hâlâ cinsiyetlerinden dolayı şiddet görüyorlar.

Peki neden 25 Kasım? 25 Kasım 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti’nde 3 kız kardeşin (Mirebal kardeşler) tecavüze uğradıktan sonra öldürülmeleri üzerine, önce Latin Amerikalı kadınlar ardından da tüm dünya kadınları 25 Kasım’ı bir kınama günü olarak kabul etti. O günden beri her 25 Kasım’da kadına yönelik şiddet kınanıyor.

AB’nin araştırması

Avrupa Birliği, şiddeti, özellikle de aile içi şiddeti görünür kılmak amacıyla bir araştırma yaptı. Bu yıl içinde gerçekleştirilen araştırmada, AB’ye üye ülkelerden yaklaşık 1000’er kişiyle görüşüldü. 16 bin 179 kişiyle görüşülerek yapılan araştırmanın sonuçları şöyle: Avrupalıların;

– Yüzde 4’ü aile içi şiddeti hiç duymamış.

– Yüzde 89’u televizyondan, yüzde 65’i yazılı basından, yüzde 44’ü de radyodan aile içi şiddeti duymuş.

– Yüzde 50’si aile içi şiddetin yaygın, yüzde 24’ü çok yaygın, yüzde 18’i pek yaygın olmadığını, yüzde 1’i de yaygın olmadığını söylüyor.

– Yüzde 90’ı cinsel şiddeti “çok ciddi bir sorun” olarak görüyor.

Şiddet tanımları

Avrupa Birliği’nin şiddetle ilgili araştırmasına katılanlardan;

– Yüzde 87’si fiziksel şiddeti, yüzde 65’i psikolojik şiddeti, yüzde 64’ü özgürlüğün kısıtlanmasını, yüzde 58’i de tehditi şiddet olarak alıyor.

– Yüzde 62’si her ne şart altında olursa olsun aile içi şiddetin kabul edilemez bir davranış olduğunu ve yasalar tarafından ceza uygulanması gerektiğini vurguluyor.

– Yüzde 32’si “kabul edilemez, ama her zaman da yasal cezaya gerek yok” diyor.

– Yüzde 2’si “kabul edilebilir bir davranış” olduğunu söylüyor.

– Yüzde 0.7’si “her şart altında şiddet olabilir” diyor.

– Yüzde 96 Avrupalı şiddete uğramış kadına aile ve arkadaşlarının yardım etmesi gerektiğini söylüyor.

Bekaret kontrolü de şiddet

Türkiye’nin sayılı sığınmaevlerinden birini kuran Kadın Dayanışma Vakfı’nın Başkanı Dilara Demirbulak, vakfı adına şu açıklamayı yapıyor:

“Biz kadınlar;

– Şiddetin yaşamımızdan dışlanmasını istiyoruz.

– Dayak, tecavüz, sarkıntılık, bekaret kontrolü gibi bedenimize ve onurumuza yönelmiş tehditleri kaldırıp, kimliğimize ve geleceğimize sahip çıkmak istiyoruz.

– Her gün, her yerde şiddetin bir nesnesi konumunda olmak istemiyoruz.

– Yaşama ve özgürlük haklarımızı öncelikleri arasına almayan hiçbir toplumsal projeye ilgi duymuyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek