Karaciğer sirozunun başlıca nedeni alkol

Uzmanlar, tıpkı sigara gibi çok eski çağlardan beri insanoğlunun yaşamında yer alan alkolün karaciğer sirozuna neden olan etkenlerin başında geldiğini belirtiyor.

Düğünlerde, bayramlarda, kutlamalarda, barışta ve savaşta alkol hep kullanılmış ve kullanılmaya devam ediyor. Son yıllarda ise gerek ülkemizde gerekse batı dünyasında alkol tüketimi giderek yaygınlaşıyor.

Acıbadem Hastanesi Kadıköy Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Nurdan Tözün dünyanın birçok ülkesinde, özellikle de İngiltere, Fransa ve ABD’de alkole bağlı karaciğer hastalıklarının arttığını belirterek şöyle devam ediyor:

“Son yıllarda ülkemizde de alkol tüketiminde kararlın bir artış görmekteyiz. Yapılan çalışmalarda ülkemizde karaciğer sirozuna yol açan faktörlerin arasında alkol, hepatit B ve C’ den sonra 3. sırayı işgal etmektedir.”

Her ne kadar zararları bilinse de alkol kullanımı ile ilgili ilginç istatistik veriler söz konusu. Örneğin Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenci ve doktorlar arasında alkol alışkanlığı ile ilgili olarak yapılan bir çalışmada hekimlerin % 24,3’ünün alkol,% 33’ünün ise hem alkol hem sigara kullandığı saptanmış.

Yine Marmara Üniversitesinde, 15 fakülteden seçilen 4062 öğrencide yapılan araştırmada öğrencilerin % 32’sinin sigarayı % 17,5’inin alkolü sürekli olarak kullandığı belirlenmiş. Öğrencilerin alkolü ilk deneme yaşı % 46,2 lik bir oranla 16-18 yaş grubu olarak karşımıza çıkıyor.

Alkol ve etkileri

Alkolün vücuda verdiği zarar kişisel duyarlılık ve genetik yatkınlıkla çok yakından ilişkili. Ayrıca alınan dozun ,sürenin beslenme alışkanlıklarının ve birlikte olan hastalıkların da yarattığı etkilerin de önemli faktörler olduğunu unutmamak gerekiyor. Ancak şu bir gerçek ki 10 – 20 yıl süre ile ve yüksek dozda, düzenli alkol kullanan kişilerin % 10-35’inde alkolik hepatit, % 10-20’sinde siroz gelişiyor.

Hastalık farkına varıldığında karaciğer hücrelerinin ¾’ü harap olmuş ve iş işten geçmiş olabiliyor. Bu nedenle düzenli alkol alanların aynı düzende check-up yaptırmaları öğütleniyor.

Prof. Dr. Tözün alkolün karaciğerdeki etkilerini şöyle özetliyor:

“Alkol karaciğerde 3 tip hasar yapar: yağlı karaciğer, iltihap (alkolik hepatit) ya da bağ dokusu gelişimi (siroz). Her şeyden önce alkoliklerin %25- 75’inde karaciğerde yağlanma oluşur, üçte birinde hepatit (karaciğerde iltihap), % 8-30’unda siroz gelişir. Kısacası alkoliklerin ancak % 6-25’inde karaciğer normaldir.”

Tüm bu etkenlerle beraber Prof. Dr. Tözün bir noktanın daha altını çizerek şunları söylüyor:

“Alkol beslenme bozukluğuna yol açar. 1 gr alkolde 7 kalori vardır ancak bu boş bir kaloridir. 1 içki 2 yağa eşdeğerdir.

Alkol vücut için gerekli olan besin unsurlarından yoksundur; iştahı azaltır, ince barsak ve pankreasa zararlı etkilerinden dolayı besinlerin emilimini bozar.

Protein yağ ve karbonhidratlardan fakir beslenme, aç karnına içki içme ve karışık içki içme hasarı daha da arttırır. Ayrıca vücutta önemli ölçüde vitamin ve mineral eksikliklerine rastlanır. Bu nedenle düzenli alkol kullananlar folat, pyridoxin, B vitamini, nikotinik asit ve eser elementleri kullanmalı. Örneğin çinko, demir, magnezyum, kalsiyum ve selenyumu düzenli olarak almalıdır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek