Mide ağrısı için beslenme önerileri

Mide ağrısı için beslenme önerileri

Son dönemde çoğu insanın sıklıkla karşılaştığı bir sağlık sorunu haline gelen mide ağrısı, sağlıklı ve kontrollü beslenme ile önlenebilir.

Mide ağrısı için beslenme önerileri

Son dönemde mide ağrısı çekenlerin sayısı gittikçe artıyor. Ağrıyı önlemenin yolu ise yediklerimizden geçiyor. Kimi zaman çiğnediğimiz sakızın bile ağrıya neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Koray Tuncer, mide rahatsızlıklarını azaltmak için önerilerde bulundu.

Genç-yaşlı herkesin ortak derdi bir anda başlayan mide ağrıları… Kimi bu ağrının nedenini biliyor ve tedavi oluyor, kimi ise önemsemiyor ve rahatsızlığı onu karabasan gibi takip ediyor. Gastroenteroloji ve Hepatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Koray Tuncer, aldığımız gıdalara dikkat ederek, ağrılarımızı azaltabileceğimizi söylüyor. Tuncer, mide ağrısı olanlara şu önerilerde bulunuyor:

Bakla gaz yapar

Kimi besinlerin şişkinliği artırıcı etkileri olabilir. Özellikle gaz yapıcı etkiye sahip olan kurufasulye, nohut, mercimek, bakla ve bezelye gibi baklagiller; erik, kayısı, elma, muz, kuru üzüm, şeftali ve armut gibi meyveleri yerken dikkat etmek gerekir. Ayrıca kabak, turp, soğan, brokoli, salatalık, patates, şalgam, şekersiz sakız (sorbitol), tam tahıllı ekmek ve yoğurt, laktoz eksikliği olanlarda süt ve gazlı içecekler de şişkinlik yakınmasını artırabilen besinlerdir. ‘Gluten enteropatisi’ olanlarda da buğday ve arpa içeren gıdalar, şişkinliğe neden olabilir. Yoğurt ve ayran sindirim sistemi sorunu olan insanlarda şikayetleri artırır. Ancak kişiyi rahatsız etmiyorsa, ayran ve yoğurt tüketilmesinde sakınca yoktur. Mide sağlığı için özellikle probiyotikli yoğurtların tüketilmesinde fayda vardır.

Sakız çiğnemeyin

Mide sağlığı için beslenme düzenine önem vermek gerekir. Hızlı yemek yeme, sakız çiğneme, pipetle bir şeyler içme; hava yutma olasılığını artırabildiği için bu davranışlardan kaçınılmalıdır. Gaz yapabilecek gıdaların, diyetten uzaklaştırılması yakınmaların azalmasına yardımcı olabilir.

Şok diyetler zararlı

Birçok rahatsızlık gibi sindirim sisteminin en büyük düşmanı fazla kilolar… Fazla kilolu insanların, yanlış beslenmeleri de şişkinliği artırmaktadır. Ayrıca kilo vermek amacıyla yapılan şok diyetlerde, uzun süre aç kalınması ve bir sonraki öğünde fazla miktarda yemek yenmesi mideye zarar vermekte ve sıkıntıları artırmaktadır. Nane çayı, spazm giderici özelliği ile yakınmaları azaltabilir. Zencefil çayı, adaçayı, melissa, papatya, rezene ile yapılan çaylar da gaz sorununu azaltabilir. Probiyotikli besinler ve yoğurt, sindirim sistemindeki iyi ve kötü bakteri dengesini düzeltmeye yardım edebilir. Fakat bu ürünlerin kişilerdeki etkisi değişkendir. Düzenli kullanımda yararlı olabilirse de mucize beklenmemelidir. Tedaviye başlamadan önce şişkinliğin sebepleri araştırılmalı; ne zaman, ne sıklıkta, neden ve ne süreli şişkinlikler yaşandığı kaydedilmelidir. Bu bilgiler doktorla da paylaşılmalı, ardından çözüm üretilmelidir.

Yemeğe vakit ayırın

Günümüz koşullarında yoğun çalışma sistemi nedeniyle yemeğe vakit ayıramıyoruz. Yemeği çok hızlı bir şekilde aradan çıksın mantığıyla yiyoruz. İnsanların büyük bir kısmı, sabah evden kahvaltı yapmadan çıkıyor; iş yerinde simit ve poğaça gibi bir şeyler atıştırıyor, öğlen yine çok hızlı yemek yiyor, akşam ise bütün günün verdiği yorgunluk ve açlıkla mükellef bir yemek yiyor. Hatta bazı kişiler akşam yemeklerini gece saat 22.00-23.00 gibi yiyebiliyor. Bu durum da, hazımsızlık ve şişkinlik gibi şikayetlerin yaşanmasına neden oluyor. Oysa ki, nispeten zaman ayrılmış bir kahvaltı, 15 dakika ayırarak yapılan bir öğle yemeği ve hafif bir akşam yemeğiyle mide şikayetlerini aza indirgemek mümkün olabilir. Yemek yerken en fazla dikkat edilmesi gereken kural; besinlerin iyice çiğnenmesidir. Ayrıca beslenme düzeninde ara öğünleri de göz ardı etmemek gerekir. Ara öğünler, kişinin metabolizmasını çalıştırarak zayıflamayı hızlandırır. Yatmadan bir-iki saat önce yemeği bırakmak, sağlıklı bir sindirim sisteminin olmazsa olmazlarındandır.

Çiğ sebzeden uzak durun

Çiğ sebzeler, sindirim sorunu olan kişilerde hazımsızlığı artırabilir. Sebzelerin buharda pişirilerek, besleyici özelliklerini kaybetmeden tüketilmesi önerilmektedir. Ancak burada da bireysel faktörler söz konusudur. Yani kişiden kişiye değişiklik gösterir. Çiğ meyveden rahatsız olan kişilerin de aynı şekilde meyveyi, komposto olarak tüketmeleri önerilmektedir.

Dişte çürük olmasın

Sindirimin ağızda başladığı unutulmamalıdır. Mide sorunu yaşayan kişinin diş sorunu varsa, önce dişlerini tedavi ettirmesi gerekir. Aksi takdirde diş problemi çözülmeden mide sorunu da çözülemez. Altı ayda bir yapılan dişçi ziyaretleri ve buradan çıkacak sonuç, mide rahatsızlıklarının çözümünde önemlidir.

Sıcak çay içmeyin

Isı, sindirim sistemi rahatsızlıklarında çok önemli bir etkendir. Isı yüzünden vücutta oluşan tahrişlere dikkat etmek gerekir. Bazı kişiler, fokur fokur kaynayan çorbayı direkt tabaklarına alıp içerler. Ama bu durum çok zararlıdır. Şöyle düşünün ki; yemek borunuzdan döktüğünüz çorbayı, elinize döktüğünüzde eliniz ciddi şekilde yanar ve yanık tedavisi gerekir. Cilt, yemek borusuna göre yaralanmalara çok daha dayanıklı olduğu halde durum böyledir. Tabii yer çekimi ve dik duruş gibi nedenler, bu etkenleri azaltabilir. Ama yine de o ısı, özellikle mide asidiyle birleşince tahriş olma eğilimi gösteren kişilerin yemek borusuna zarar verebilir.

Su şifa veriyor

Özellikle hazımsızlık sorunu yaşayan kişilerin, sabah kalkar kalkmaz oda sıcaklığında bir-iki bardak su içmeleri büyük fayda sağlar. Ancak su, ne çok sıcak ne de çok soğuk içilmelidir. Soğuk suyun nasıl olması gerektiğine gelince; buzluktan alıp, içilmediği sürece soğuk su içmekte de herhangi bir sakınca yoktur. Soğuk havalarda toplamda iki, sıcak havalarda ise üç litre su içilmelidir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek