Uzmanlardan önemli diyet kriterleri

Bazı durumlarda görüyoruz ki, yıllarca doğru diye bilip defalarca uyguladığımız diyet ve beslenme önerileri yapılan araştırma ve deneylerle artık geçerliliğini yitirmiş oluyor. Bu da aslında doğru bildiğimiz birçok şeyi sorgulamamıza neden olabiliyor.

Kimi zaman bakıyoruz ki, yıllarca doğru sanarak uyguladığımız diyet önerileri yapılan araştırmalar sonucunda artık rafa kaldırılmış. Sahi, diyetlerle ilgili bildiğimiz gerçekler değişiyor mu? En sık duyduğumuz 5 diyet gerçeğini uzmanlara sorduk ve gördük ki, doktorlar ile diyetisyenlerin kendi aralarında ayrılığa düştüğü konular oldukça fazla.

Günde üç öğün yemeli

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilara Koçak:

“Yapılan araştırmalara göre, 3 ana ve 3 ara öğünlü olacak şekilde, günde 6 kez beslenmeyi prensip haline getirmek, kilo kontrolünü sağlamada büyük önem taşıyor. 3 saatten fazla aç kalınmamalı, çünkü uzun süreli açlık sonunda bazal metabolizma hızı yavaşlıyor. Ana öğünlerin ara öğünlerle desteklenmesi, metabolizma hızını arttırıp bunun sonucunda kilo verme hızını da arttıracağı gibi kan şekeri düzenini de sağlayarak daha çabuk doyulmasına katkıda bulunuyor. Bu şekilde kişiler bir sonraki öğüne kadar daha az acıkıyor.”

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya:

“Yapılan son araştırmalara göre, kişiler besinleri saate göre değil, vücutlarından gelen sinyallere göre tüketmeli. Acıkmak tıpkı uykumuzun ve tuvalet ihtiyacımızın gelmesi gibi fizyolojik bir ihtiyaç. Nasıl ki saatle tuvalete gitmiyorsak veya uyumuyorsak, ‘saatim geldi’ diye aç olmadan yemek de doğru değil. Bununla birlikte, öğün sayısına sınırlama getirilmesi de çok yanlış. Acıkıldığında mutlaka bir şeyler yenmeli. Bunun için donanımlı bir öğün alınmasına da gerek yok; 1 bardak ayran, 1 adet meyve ve yarım paket diyet bisküvi bile olabilir.”

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yavuz Furuncuoğlu:

“Günde 6 kez, ama 3 ana, 3 ara öğün şeklinde beslenmeli. Amaç, vücudun insülin salgısını dengelemek ve kişinin yakamadığı kaloriyi bir seferde almasını önlemek. Kişi günlük tüketmesi gereken kaloriyi 3’e bölüp alırsa, aşırı insülin yükselmesi oluşabiliyor. Dolayısıyla ihtiyaç duyulan günlük kalori miktarı mümkün olduğu kadar sık aralıklarla alınmalı. Ara Öğünler de 100-200 kaloriyi geçmemeli.”

Güne zengin bir kahvaltı ile başlamalı

İç Hastalıktan Uzmanı Dr. Ayça Kaya:

“Güne kahvaltı ile başlamalı, ancak kişi kendini aç hissetmiyorsa mutlaka peynir veya ekmek yemek zorunda olmamalı. Unutulmamalı ki, meyveli yoğurt veya sütle birlikle tüketilen muz da kahvaltıdır.”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Selahattin Dönmez:

“Kahvaltı günün en önemli öğünüdür. Kahvaltı yapmayan kişilerin günlük aktivitelerinde dikkatsiz ve başarısız oldukları bir gerçek. Dengelenmiş bir kahvaltı bireyin tüm performansının artmasını ve kilo yönetiminde de başarılı olmasını sağlıyor. Burada kahvaltının içeriği çok önemli. Kaliteli protein kaynakları, taze sebze, meyve ve lam taneli tahıllardan oluşan bir kahvaltı yapmak gerekiyor.”

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yavuz Furuncuoğlu:

“Zengin derken ne kast edildiği önemli. İdeal bir kahvaltı; kişiye gerekli olan tüm besin öğelerini, yani karbonhidrat, protein-yağ, vitamin, eser elementleri içermeli. Ancak diyetisyen veya doktorun verdiği kalori miktarı da aşılmamalı.”

Kilo vermeye yardımcı bitkisel ürünler güvenlidir

Beslenme ve Diyet Uzmanı Selahattin Dönmez:

“Hayatla hiçbir şey güvenilir değildir. Gün içinde fazla yediğiniz meyve bile kan yağlarınızı yükseltebiliyor. Bu açıdan baktığımızda bitkisel destek ürünleri sağlık ve kilo yönetiminde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Üstelik piyasada etkisi dahi kanıtlanmamış pek çok ürün var. Bu bitkisel ürünler sadece karnitin eksikliği gibi metabolik hastalıklar ve hücre sistem sorunları gibi durumlarda, tüketilen besinlere ek olarak ve doktor kontrolünde verilmeli.

Dr. Ayça Kaya:

“Her bitkisel ütün yarar sağlamıyor. Vücudun hangi takviyeye ihtiyacı olduğunu bilmeden alınan ve Sağlık Bakanlığının denetiminden geçmeyen ürünler, doğal olsalar bile vücuda zarar verebiliyorlar.”

Dr. Ender Saraç:

“Bitkisel ürünlerin güvenli ve yararlı olanları da var, olmayanları da. Örneğin ürün Bakanlıktan onay almış mı? Eczanelerde mi satılıyor? FDA’dan (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onaylı mı? İşte bu üç nokta güvenirlilik açısından çok önemli. Eğer sadece birkaç kilo fazlalık varsa ve kişinin ciddi bir hastalığı yoksa o saman bu ürünleri kullanmasında herhangi bir sakınca yok. Bunun aksine kişi gıda alerjisi, mide ülseri, hipertansiyon, diyabet veya ruhsal bozukluk gibi sağlık sorunlarından yakınıyorsa, o zaman mutlaka bir doktora başvurarak tüketmeli. Aksi halde üründen bir fayda göremeyeceği gibi, sağlığını bile riske atabilir. Dikkat etmesi gereken bir başka nokta ise, pek çok sorunla karşılaşacağı için bu tür ürünleri İnternetten almamak olmalı.”

Karbonhidrat ile protein aynı öğünde yenmemeli

Beslenme ve Diyet Uzmanı Selahattin Dönmez:

“Amerikan Diyetisyenler Derneği, bireylerin sağlıklı kilo verebilmeleri için beslenme düzeninde yeterli vitamin ve minerallerin alınmasının doğru olduğu görüşünü bilimsel kanıtlarla sundu. Protein ve karbonhidrat içeren birçok besinin de iyi bir vitamin ile mineral kaynağı olduğu düşünüldüğünde, aynı öğünde karbonhidrat ile protein tüketmemek, sağlıksız lota vermek için atılan önemli bir adım olur. Popüler diyetlerin erişkin kadınlarda kullanım sıklığını incelediğim çalışmamda, araştırdığım tüm beslenme literatürlerinin ardından, karbonhidrat ve proteini sınırlandırmanın ya da ayrıştırmanın kilo verimi üzerine uzun vadede etkisi olmadığı yönünde kesin sonuçlara vardım. Kilo vermek için günlük alınan enerjiyi kısıtlamak yeterli geliyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek