Zayıflamada tıbbi trendler ve selülit tedavisi

Uzmanlar, selülit ve bölgesel yağlanma konusunda yapılan araştırmalar hakkında bilgiler verdi. Selülitten korunmak için koyu kahve ve çaydan uzak durmak gerektiğini söyleyen uzmanlar, bol su tüketiminin de selülitleri önlemede ciddi bir çözüm yolu olduğunu belirtiyor.

Selülit ve bölgesel yağ fazlalıkları vücut güzellik ve estetiğini tehdit eden en inatçı sorunlardan biri, o portakal kabuğu görüntüsü oluştu mu herhangi bir emek harcamadan ondan kurtulmak hiç de kolay olmuyor. Belki kötü bir rüya ve inanılmak istenmeyen bir gerçek ama kaçınılmaz.

Neredeyse kadınların % 80’inde görülen bu sorunun yıllar öncesine kadar, başa çıkmanın pek başarılı yolları yoktu. Bugün ise tıbbi yöntemlerden, özel tedavi edici cihazlara kadar pek çok alternatif bize duru, pürüzsüz ve selülitlerden yoksun vücutlar vaat ediyor. Cilt hastalıkları uzmanı Dr. Melisa Eczacıbaşı, konu ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Selülit nedir? Estetik mi, sağlık sorunu mu?

Selülit aslında hidrolipodistrofi olarak tanımladığımız, cilt altı yağ dokusu ve küçük mikro damarları ilgilendiren bir nevi sağlık sorunu. Bu problem kendisini portakal kabuğuna benzeyen inişli, çıkışı düzensiz bir görüntü şeklinde gösteriyor ve selülitli bölgelerde elastikiyet ve sıkılık kaybı görülüyor. Özellikle kalça, basen, karın ve baldırlarda görülen bu problem yağ depolanması fazla olduğu bölgelerde daha çok oluşabiliyor. Bir tek kilo sorunu ve şişman olan hanımlarda değil, bir çok zayıf kadında da aynı soruna rastlamak mümkün. Tabi ki kadınlardaki hormonlar selülitlere en sık zemin oluşturan nedenlerden biri, onun için selülit problemine erkeklerde çok sık rastlamak mümkün değil.

Selülit ve bölgesel yağlanmaya yatkınlık yaratan etkenler nelerdir?

Bu etkenler arasında kadının doğal cilt yapısı, özellikle kadınlardaki hormonal düzen ve değişimlerin görüldüğü ergenlik, gebelik, menopoz gibi 3 önemli hormonal değişikliklerin yaşandığı dönemler, Ağır, aşırı kalorili besinlerle düzensiz ve yanlış beslenme, vücutta toksit etkiler oluşturan alkol, çay, kahve ve tütünün aşırı miktarda tüketimi, hareketsiz bir yaşam, stres, gerginlik, tuz ve su dengesinde değişikliklere neden olan idrar söktürücü ve mushillerin gelişi güzel kullanımı, düzensiz uyku, kabızlık, karaciğer ve sindirim bozuklukları, metabolik hastalıklar.

Selülit tanısı nasıl konulur?

Selülit tedavisinde erken teşhis önemli. Aynı zamanda selülite yol açan faktörleri ortadan kaldırmak da önemli. Böylelikle selülite neden olan faktörler ortadan kaldırıldığında daha erken ve başarılı sonuçlar alınabilir. Selülite zemin oluşturan yanlış nedenlerin ortadan kaldırılması ve yanlış alışkanlıkların yerine sağlıklı beslenme , doğru alışkanlıkların getirilmesinde bu sorunların çözülmesinde çok önemli rol oynar. Selülit tanısı çıplak göz ve el ile muayenede konulabildiği gibi kontakt termografi dediğimiz yöntemlerle de olabiliyor. Bu yöntem doku sıcaklık farklılıklarını belirleme esasına dayanıyor ve likit kristal içeren plaklar arcılığıyla selülitli bölgenin genel haritası çıkarılıyor. Böylelikle erken tanı konularak kısa sürelerde önlem alınabiliyor.

Özellikle bölgesel yağlanma ve selülit sorunu olan kişilerde uyguladığınız tıbbi yöntemler hangileridir?

Selülit ve bölgesel zayıflamada en çok tercih ettiğimiz tıbbi yöntemler, mezoterapi, karboksiterapi, lipolizis ve kas çalıştırma sistemleridir. Mezoterapinin 25 senelik geçmişi, karboksi ve lipoliz yöntemleri ise yaklaşık 10 senelik geçmişleri mevcut. Dünyanın bir çok ülkesinde başarı ile uygulanan bu yöntemler bu konuda eğitimi olan uzman hekimlerce uygulanmalı. Başarılı ve doğru uygulamalarda selülit ve bölgesel yağlanma sorunlarında oldukça azalma ve ya hatta tamami ile de giderme mümkündür.

Son dönemlerde lipoliz denilen yöntemi sık duymuş olduk?

Lipoliz yönteminin amacı vücutta istenmeyen ufak yağ birikintilerini ve topluluklarını ortadan kaldırmak. Aşırı kilo ve şişmanlık sorunu olan kişilerde başarılı sonuç alabilmek için bu yöntem ile birlikte diyet ve egzersiz yapmaları şart.

Hangi bölgelerde ve nasıl uygulanır?

Özellikle kalça, bel bölgesi, sırttaki yağ birikintileri, göbek, karın ön duvarı, diz iç kısımları ve kolda uygulanabilir. Bu yöntemde çok ince uçlu iğne ile lokal yağlanma olan bölgelere soya fasulyesinden elde edilen fosfolipid maddesi direkt yağ dokuların içine enjekte ediliyor. Soya fasulyesindeki lesitin, temel madde yağ bloklarının yıkılmasında ve çözülmesinde en çok kullanılan ilaçlardan biri.

Seans sayısı kişinin probleminin yoğunluğuna göre değişir ve ortalama 2-3 ay sonra bölgesel yağlanmalarda oldukça başarılı sonuçlar sağlıyor, bu gün Amerika ve Avrupa’daki bir çok ülkede uygulanan bu yöntem liposuction tahtını sarsacak şeklinde gösteriliyor ve Holywood’daki bir çok yıldız tarafından tercih ediliyor.

Çok kilolu kişilerde bir tek bu yöntem ile zayıflamak mümkün mü?

Hayır, bu yöntem özellikle bölgesel yağ fazlalıklarında uygulanan bir yöntem, genel vücutta kilo problemi söz konusu olduğunda ise diyet ve egzersiz yapmak şart.

Son zamanlarda özellikle medya ve basında sık rastladığımız karboksiterapi yöntemi hakkında bilgi verir misiniz?

Karboksiterapi metotlu ve kontrollü parametrelerle CO2 gazının deri altına pompalanması ile gerçekleşen bir tedavidir. CO2 gazı ilk olarak Fransa’da, Royat terminallerinde 1925 yılından beri kullanılmakla birlikte, o tarihten bu yana estetikten tıbbi alanlara kadar birçok alanda uygulanmaktadır.

Karboksiterapinin estetik kullanım alanları nelerdir?

En sık estetik kullanım alanları selülit, bölgesel yağ doku fazlalıkları, liposuctiondan önce ve sonra, deride kan dolaşımının artması nedeni ile derinin daha çok beslendiği Antiaging bakımlar, skar, yara izi, çatlak bakımlarında.

Bu yöntemde çok ince uçlu iğne ile problemli vücut bölgelerine belirli dozlarda periyodik bir şekilde CO2 gazı enjekte ediliyor, enjekte edilen CO2 gazı sayesinde vücutta oksijenizasyon artışı ve dolayısıyla lipoliz olayı artıyor. Bunun sonucunda damarlarda genişleme, bölgeye giden kan akışında hızlanma, kollogen, elastin sentezinde hızlanma meydana geliyor. Dolayısıyla bölgede görülen zayıflama ile birlikte genel cilt kalitesinde iyileşme ve elastikiyet artışı gibi durumlar saptanıyor.

Karboksiterapi ile birlikte hangi uygulamalar yapılabilir?

Karboksiterapi ile birlikte bölgede yağ yıkımını artıran mezoterapi ve lipolizis yöntemleri kombine bir şekilde uygulanabilir.

Mezoterapi nedir?

Mezoterapi günümüzde estetik alanında selülit ve bölgesel zayıflamada en sık kullanılan yöntem sayılır. 1987 tarihinden beri Fransız Tıp akademisi tarafından alternatif tıp tedavileri arasında önemli bir yer alan bu yöntem Fransa’da yaklaşık 15 bin hekim tarafından uygulanmaktadır.

Mezoterapinin kelime anlamı; orta deriye ince uçlu (4-6mm) iğne ile belli açılarla ilacı enjekte ederek bölgeye tedavi sağlamaktır. Enjekte edilen ilaçlar yağ bloklarını yıkımını ve kan dolaşımının artışını sağlayarak düzenli bir şekilde tedaviye devam eden kişilerde selülit, dalgalanmalar ve bölgesel yağ fazlalık oldukça başarılı sonuçlar sağlar. Seans sayısı kişinin probleminin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte minimum 6 seans genelde 8-10 seans şeklinde olur

Mezoterapi estetikten başka hangi alanlarda kullanılır?

Saç dökülme ve canlandırma, yüz gençleştirme ve elastikiyet kayıplarında, alerjik hastalıklarında , kas ve eklem ağrıları ve daha bir çok tıbbi endikasyon.

Mezoterapi uygulama ne kadar sürer, ağrı yapar mı?

Yöntemin en büyük avantajları arasında seansların kısa sürmesi, iğneler ince uçlu olduğundan çok fazla bir ağrı, acı yapmaması, doğru kişilerce uygulandığında herhangi bir yan etki içermemesi, lokal veya genel anestezi alımına gerek olmamasıdır. Bazen uygulama sonrasında birkaç yerde küçük morluklar gelişebilir. ortalama 5-7günde geçer.

Selülit oluşmaması için nasıl beslenmeli?

Selülit oluşumunda en önemli nedenlerden biriside dengesiz ve yanlış beslenmedir. Doğru ve düzenli beslenmeyle, selülit ve bölgesel yağlanmalar engelleneceği gibi var olan selülit sorunu da azaltılabilir, Bu konuda en çok kabul edilen tezler ise hareketli, doğal ve sağlıklı beslenme ve toksik madde atıcı sistemlerin günlük hayatımızda var olmasıdır. Dolayısıyla uzman hekim kontrolünde yapılan periyodik kontroller vücuttaki hormonal ya da genetik bozukluklar ve dolaşım bozukluğu durumların tespit edilmesinde oldukça yararlı yöntemlerdir. Bu gibi durumlarda zaman kaybetmeden bu tip sorunların önüne geçilmeli.

Selülitten korunmanın en iyi yolları doğal ve sağlıklı ürünlerle beslenmek ve antioksidan ve A, C, E vitaminler açısından zengin bir besleneme tarzı seçmek, tuz, alkol, şeker , sigara, tütün, alkol, kızartmalardan uzak durarak selülit ile mücadelenin daha başarılı hallediğini söyleyen Eczacıbaşı, haftada 4-5 gün 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş ve günde en az 2 litre saf su içmeninde selülit tedavisinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Beslenmede dikkat edilmesi gerekenler

Selülit ve bölgesel yağlarla mücadele etmek için pratik çözüm önerileri:

– Yiyeceklerinize tuz yerinde baharat, limon ve aromatiklerle tatlandırmaya bakın.

– Koyu kahve, koyu çay, gazlı içecek ve kola tüketimine kesin.

– Birleşiminde lif oranı yüksek beslenme tarzını seçerek toksik madde atılımını kolaylaştırın.

– Mutlaka günlük içtiğiniz su miktarını artırın.

– Rezene, elma kabukları ve yeşil çayı karıştırarak hazırladığınız bu nefis bitki çayını günde en az 4 kez içmeye çalışın.

Mümkünse her gün bir demet maydanoz, bol bol kereviz, lahana ve enginar yiyin.

– Tatlı ihtiyaçlarınızı meyve, tatlandırıcı ile hazırlanmış meyve kompostoları ve sütlü tatlılardan karşılamaya çalışın.

– Şarküteri ürünlerinden, yağlı soslardan uzak durun.

– Kızartmalar yerinde fırın, buğulama ve haşlama yemekleri tercih din.

– Aşırı tuz ve yağ içeren şarküteri ürünlerinden ve yağlı sos ve yemeklerden uzak durun.

Kozmetik cihazlarla selülit tedavisi

Pressoterapi: Presso terapi, lenfatik ödemin vücuttan atılımında ve ödemin giderilmesinde kullanılan bir cihaz, uzmanların verdiği bilgiye göre cihaz bazal metabolizma hızını artırarak zayıflamaya da bir dereceye kadar kolaylaştırıyor.

Vella Smooth: Birleşmiş enerji teknolojileri tarafından güçlendirilen bu cihaz, iki farklı enerji kaynağını, radyo frekans enerjisi ve kızıl ötesi ışığı kullanan bir estetik cihaz, aynı anda yağ dokusunu hareketlendirmesinde etkili bir yöntem, yöntemin uygulanması son derece pratik olup bir el aplikatörü vasıtasıyla yapılır, haftada 2 kez olmak üzere ortalama 10 seans uygulamak gerekir, seanslar yaklaşık 40 dakika sürer.

LPG: Bu yöntemin tekniği dokuya pozitif basınçla masaj işlemi ve aynı anda pozitif basınçla vakum işleminin yapılması anlamına geliyor, doku değişik hareketlerle vakumlanıp, sıkıştırılıyor, bu sayede dokuların arasında sıkıştırılmış olan lenf sıvısı da serbest hale geliyor, dokuya giden kan akışı hızlandığından oksijenlenme artıyor ve oksijen yağ dokuların yıkılmasını kolaylaştırıyor, aynı anda dolaşım yetersizliği nedeniyle bozulmuş cilt , cilt altı kan akışının hızlanması ile yeniden canlanıyor, elastin ve kollojen seviyesi artıyor, bu işlemler haftada 2-3 kez olmak üzere ortalama 5 kez tekrarlanıyor, ortalama 40 dakika sürüyor.

Starvac: Lenf düğümlerini uyararak selülitli ve toksik olan maddeleri vücuttan dışarıya atıyor ve öylece vücudun incelemesini sağlıyor. kan dolaşımını hızlandırarak dokulara daha fazla oksijen gitmesini yardımcı oluyor ve selülitli bölgeye canlılık kazandırıyor, incelme amaçlı program ortalama 15 seans ve seanslar 30-45 dakika sürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek