Kemoterapiye alternatif olarak geliÅŸtirilen teknoloji ile kimyasal bileÅŸimin saÄŸlıklı dokulara karışmadan doÄŸrudan kanserli hücreye nakli hedefleniyor. Tamamını oku »
Sigara kullanımı, hem kulananan kiÅŸinin hem de etrafındaki bireylerin saÄŸlığına ciddi zararlar veriyor. Toplu alanlarda sigara kullanımının yasal olarak zorlaÅŸtırılması, sigarayı bırakma sürecinde sanıldığı kadar etkili olamıyor. Tamamını oku »
Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık yüzde 40-45′ini, rahim aÄŸzı, rahim, yumurtalık, vajen, vulva (dış genital bölge) ve tüplerde geliÅŸen jinekolojik kanserler oluÅŸturuyor. Tamamını oku »
Mide kanseri, tüm kanser türleri arasında ölüm nedeni olarak ikinci sırada. Bu hastalıkta da erken teÅŸhis hayat kurtarıyor. Görülme sıklığı ve ölüme sebebiyet verme açısından tüm kanserler içinde ikinci sırada yer alan mide kanserinin belirtileri, birçoÄŸumuzun önemsemediÄŸi, üzerinde durmadığı basit ÅŸikayetlerden oluÅŸuyor. Tamamını oku »
Tütünün yanması sonucu uçucu ve uçucu olmayan 3500 deÄŸiÅŸik kimyasal madde meydana geldiÄŸini belirten A. Ü. EÄŸitim Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Haydar ÖztaÅŸ, “Kanser olmak isteyen sigara içsin” dedi. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Yrd. Doç. Dr. Haydar ÖztaÅŸ, tek bir içimlik sigarada 3500 çeÅŸit zehirli madde bulunduÄŸunu ifade ederek, bu zehirli maddelerin yüzde 90′ının kanserojen madde olduÄŸunu kaydetti.
Tamamını oku »
Bronz bir tene kavuşmak için hanımların başvurduğu bir metot olan solaryumun, kozmetik amaçlardan daha çok bazı deri hastalıklarının tedavisinde kullanılması tavsiye edildi. Ege Dermatoloji Merkezi Müdürü Dr. Cengiz Bıçakçı, güzel görünümlü bir tene sahip olmak isteyen hanımların solaryumdan yararlanmak isterken, kanser riski ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Tamamını oku »
Teknoloji ilerledikçe yapılan yeni buluşlar, birçok problem ve derdi de beraberinde getiriyor. Bunlardan birinin de diş macunlarının ihtiva ettiği flüorid olduğunu belirten uzmanlar, flüoridin tarihi gelişimini şöyle anlatıyorlar:
“Flüorid ilk olarak 1940′ta Amerika’da içme sularında kullanıldı ve günün ÅŸartlarında yapılan araÅŸtırmalarda, özellikle çocukların diÅŸ çürümelerini önlediÄŸi tespit edildi. Hatta flüoridli suların, zehirli katkılardan arındığı da ortaya çıktı. Ancak zamanla teknolojinin geliÅŸmesiyle flüoridin kanser ve solunum mekanizmasında enzim önleyici görevi yaptığı gerçeÄŸi ortaya konuldu. Amerika Milli Kanser Enstitüsü flüoridlenmiÅŸ içme sularından her yıl 4 bin civarında kiÅŸinin öldüğünü ileri sürdü.
Tamamını oku »
Prostat kanseri konusunda dünyaca tanınan Prof. Dr. Horst Zinckle, hastalığın çevre kirliliÄŸi ve fast food tipi batı yemekleriyle artığının tespit edildiÄŸini belirterek, “İçtiÄŸimiz su, teneffüs ettiÄŸimiz hava, prostat kanserini artırıyor. Japonlar’ın ülkelerinde bu kansere yakalanma oranları düşükken, ABD’ye geldikleri zaman aldıkları besinler ile oran yükseliyor” dedi.
Tamamını oku »
Prostat kanseri teÅŸhisinin Türkiye’de de yapılabildiÄŸini belirten Üroloji Uzmanı Dr. İzzet Koçak, hastalığın sebebinin tam olarak bilinmediÄŸini, ancak artan yaÅŸla birlikte hormonal dengesizliÄŸin bunda büyük rol oynadığını söyledi. Dr. Koçak, prostat hastalığının genellikle 60 yaÅŸ grubu erkeklerde ortaya çıktığını, gerekli tedbirler alınmadığı takdirde kanser hastalığına dönüştüğünü söyledi.
Prostat kanserinde Amerika birinci
Prostat hastalığının dünyanın her yerinde görüldüğüne dikkat çeken Dr. İzzet Koçak, “Hastalık bütün ülkelerde görülüyor. Yapılan istatistiklere göre Amerika’da yılda 330 bin kiÅŸide prostat kanseri görülmektedir. Bunlardan her yıl 35′i erken teÅŸhis yaptırmadıkları için hayatlarını kaybediyor. Ülkemizde de halkımız bu konuda bilinçsiz davranmaktadır. Gelen hastaların çoÄŸunda hastalık bütün vücuda yayılmış oluyor. Onları uyarmamıza raÄŸmen erken teÅŸhis yaptırmıyorlar” diye konuÅŸtu.
Tamamını oku »
Konya - Karaman Tabibler Odası BaÅŸkanı Doç. Dr. Ömer Karahan, kanserin meydana gelmesinde çok sayıda faktörün etkisinin olduÄŸunu, beslenme alışkanlığının da bunlardan birisi olduÄŸunu bildirdi. Bazı gıdaların alınmasının kanser tehlikesini artırırken, bazı gıdaların alınmasının da azalttığını açıklayan Doç. Dr. Karahan, “Kanser tehlikesini artıran beslenme alışkanlıkları arasında aşırı yaÄŸlı gıdalarla beslenme, posa bırakacak gıdaların alınmaması, aşırı sıcak yemek yeme alışkanlığı, aşırı tuzla muhafaza edilen turÅŸu ve salamura ve alevde piÅŸirilmiÅŸ gıdaların tüketimi kanser tehlikesini artıracak faktörlerdir” dedi.
Tamamını oku »
