Uyku apnesi mutlaka tedavi edilmeli

Uzmanlar, uykuda 10 saniyenin üzerinde solunum durmaları ve gündüz aşırı uyku hali olarak tanımlanan uyku apnesinin, trafik ve iş kazalarının meydana gelmesinde önemli bir etken olduğu ve mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.

Dokuz Eylül (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oya İtil, uyku apnesinin “tekrarlayıcı üst solunum yolu tıkanıklığı” karakterli bir hastalık olduğunu ifade ederek, “Bu hastalık toplumda oldukça yaygındır. Erkeklerde kadınlara göre daha çok görülür. Özellikle 40 yaş üzeri erkeklerde daha çok görülür. Şişmanlık, alkol, yatıştırıcı ilaç kullanımı, genetik faktörler, üst hava yolunun anatomik anormallikleri, dilin büyük olması, küçük dilin uzun olması ve burunda polip gibi durumlar, risk faktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.

En çok görülen belirtilerinin, gürültülü ve aralıklı horlama, genelde eşlerin tanık olduğu uykuda 10 saniyenin üzerindeki solunum durmaları ve gündüz aşırı uyku hali olduğunu belirten İtil, bunun yanı sıra sabahları yorgun kalkma, unutkanlık, baş ağrısı ile uyanma, gece sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, reflü, cinsel fonksiyonlarda bozukluk gibi belirtilerin de görüldüğünü söyledi.

Mutlaka tedavi edilmesi gerekir
“Uyku Apne Sendromu”nun mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğuna dikkati çeken İtil, şunları söyledi:
“Bu hastalık vakit kaybetmeden hemen tedavi edilmelidir, çünkü geri dönülmez sosyal, ekonomik ve tıbbi sonuçlara yol açabilir. Uyku haline bağlı trafik kazası yapma riski bu hastalarda 2-7 kat fazladır. İş kazaları, evlilik sorunları, kalp hastalıkları ve hipotiroidi gibi endokrin hastalıklarla ilişkili olabileceği bilinmektedir. Toplumda erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopozdan sonra kadınlarda görülme oranı erkeklerle eşittir.”

DEÜ Hastanesinde “Uyku Bozuklukları ve Epilepsi Merkezi”nde yürüttükleri multidisipliner ekip çalışması örneğinin Türkiye’de bir ilk olduğunu ifade eden İtil, hastanın öncelikle kulak burun boğaz ana bilim dalı öğretim üyesi tarafından ayrıntılı olarak muayene edilmenin yanı sıra, nöroloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri ana bilim dalları tarafından değerlendirildiğini kaydetti.

Çocuklarda da görülüyor
Prof. İtil, hastalığın çocuklarda da oldukça sık görüldüğünü belirterek, özellikle tonsilit ve geniz etinin buna neden olduğunu, ancak bu çocuklarda hiperaktivite, öğrenme güçlüğü gibi rahatsızlıklarla uyku apnesinin karıştırılabildiğini, bunun iyi ayrıştırılıp ona göre bir tedavi yöntemi belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Uyku Apne Sendromu’nun en önemli sonuçlarından birinin, uyku sırasında kalp krizine bağlı ani ölümler olduğunu ifade eden İtil, bu kişilerde kalp ritm bozuklukları da görülebildiğini, bu nedenle mutlaka tedavi olmaları gerektiğini kaydetti.

Gece ani felce neden oluyor
Aşırı uyku hali yapan hastalıklar içindeki en önemli grubun “Uyku Apne Sendromu” olduğuna dikkati çeken DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. İbrahim Öztura, “Gece ani felç riski yaratması ve gündüz konsantrasyon bozukluğu oluşturması ve kazaları artırması bakımından çok önemli bir hastalıktır” dedi.

Hastaneleri bünyesindeki merkezde yaklaşık 80 farklı uyku bozukluğu tanımlandığını belirten Öztura, “Uyku apnesi dışında diğer bir grup ‘uykusuzluk’ grubudur” dedi.

Öztura, uyku bozukluklarının Türkiye için oldukça yeni gelişen bir dal olduğunu ifade ederek hala hastanelerin çoğunda uyku bozuklukları ile özellikle ilgilenen ayrı bölümler olmadığını söyledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek