Erkek kadından çiçek almaz, güzellik salonuna gitmez, ev iÅŸi yapmaz… Avrupalı erkekler bu tabuları yıktılar bile. Peki ya biz? Sert, yüzünde zorlu yılların izlerini taşıyan, giyimine, bakımına para harcamayan, kaba, acımasız, sert, kolonya ve tütün kokan erkekler… Bu, kesinlikle milenyum erkeÄŸinin tanımı deÄŸil.
Özellikle Avrupa ülkelerinde klasik erkek tanımı artık çağdışı olarak kabul ediliyor. Çünkü kadınlar arasında yapılan araştırmalar, onların klasik erkeklerden sıkıldıklarını, yaşamın her alanında yanlarında olacak, aynı duyguları paylaşacak erkekler aradıklarını ortaya koyuyor.
Tamamını oku »
Kadınlar, kullandıkları saç boyasının zarar vermeyeceÄŸine emin olmak istiyor ve güvenebilecekleri boyayı arıyorlar. Kadınlar ve saç boyaları arasındaki iliÅŸki her zaman çok yakın olmuÅŸtur. Yapılan araÅŸtırmalara göre, kadınların yüzde 50’si deÄŸiÅŸik görünmek ve beÄŸenilmek, yüzde 45′i saçlarına deÄŸiÅŸik yansımalar katmak, yüzde 40′ı beyaz saçlarını kapatmak için saçlarını boyuyor.
Tamamını oku »
Hukukçulara, psikologlara, doktorlara, tecavüze uÄŸrayanlara sorduk ve ÅŸu yanıtı aldık: “Tecavüz bir suçtur ve hiç kimse bir suçun kurbanı olmak istemez.”
Tecavüz konusunda yapılan araÅŸtırmalar, toplumun bu olguya bakışını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, toplumdaki genel kanı ile, tecavüz vakalarının sanık ve maÄŸdurlarının gerçek kimlikleri arasında büyük fark olduÄŸunu ortaya koyuyor. İ.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı uzmanlarından Doç. Dr. Åževki Sözen, toplumumuzda, özgür yaÅŸayan, modern giyimli, gece tek başına sokaÄŸa çıkan, bara giden kadınların, tecavüze uÄŸrama olasılığının daha yüksek görüldüğünü söylüyor. Ne varki, yaptıkları araÅŸtırmalara göre, tecavüze ya da saldırıya uÄŸrayan kadınların yaÅŸları, eÄŸitimleri ve giyim tarzları çeÅŸitlilik gösteriyor. Yani, okula gitmek üzere evinden çıkan bir lise öğrencisi de, başörtülü bir kadın da, mini etekli bir kadın da tecavüze uÄŸrayabiliyor. Tamamını oku »
Amerika’da yapılan bir araÅŸtırmaya göre, stres, oburluk ve diyabet aslında önlenebilir hastalıklar. Ancak tedbir alma safhası çok öncelere, anne karnındaki döneme dayanıyor.
Anne karnında geçirdiÄŸimiz dokuz ayı ne kadar hatırlıyoruz? DoÄŸal olarak hiç! Yazık! Çünkü doktor Peter Nathanielsz tarafından yapılan araÅŸtırmaların ilginç sonuçlarından derlenen ve Amerika’da yayınlanan “Rahimdeki Hayat” adlı kitap, yaÅŸam boyunca bizi etkileyecek olan saÄŸlığımızın ana hatlarının anne karnında ÅŸekillendiÄŸini savunuyor. Annenin hamilelik sırasında neyi, ne kadar yemesi gerektiÄŸinden, alkol ve sigara içmesine, aldığı ilaçlardan bu dönemi rahat ya da sorunlu geçirmesine kadar her ÅŸey, doÄŸacak çocuÄŸun saÄŸlığını olumlu ya da olumsuz olarak etkiliyor.
Tamamını oku »
Esmer kadınların yıllardır özlemidir sarı saçlar… Ama artık sarışınlar da esmerliÄŸe dönüş yapmaya baÅŸladı. Sarışınların daha neÅŸeli oldukları söylenir, neden olarak da “erkeklerin onları tercih etmeleri ve bu yüzden kendilerini daha iyi hissetmeleri” olarak gösterilirdi. Bu tutum esmerleri saçlarını boyatmaya yöneltirdi. Zamanla kendilerini gerçek sarışınların yanında kötü hissetmeye baÅŸladılar. Bunda çevrenin tutumu azımsanacak gibi deÄŸil; zira hâlâ bir kesim, sarı saçın “basit” olduÄŸunu savunuyor. Yeni çaÄŸa girerken doÄŸallığın prim yapması, her ÅŸeyi tersine döndürdü. Cameron Diaz, Gwyenth Paltrow gibi Hollywood yıldızları, bizim ünlülerimiz yavaÅŸ yavaÅŸ esmerleÅŸmeye baÅŸladılar.
Yuva yıkan, iktidarsız bırakan horlama sorununda, “Radyo frekanslarıyla” tedavi. Amerikan Hastanesi KBB Servisi Direktörü Prof. Mehmet Ömür’e göre horlama artık çözümsüz deÄŸil. Ve, yine Prof. Mehmet Ömür, horlamadan çok “uykuda solunum durması”na önem veriyor. Nefesin kesilmesi, sayısına ve süresine baÄŸlı olarak oksijen kan düzeyini etkiler. Yetersiz oksijen alma, hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Hastalar genellikle eÅŸlerinin ÅŸikayetleriyle doktora giderler. Ancak, hastalığın adını koyduran, bir dizi testlerdir
Tamamını oku »
Yaptıklarıyla tarihde iz bıraktılar. Toplumu ileriye taşıdılar. Kadınların yollarını açtılar. Åžimdi kadınlar, onların açtığı yoldan ilerliyorlar…
Josephine Baker: Panama asıllı tiyatro oyuncusu, mükemmel fiziği ve yeteneğiyle büyük başarı kazandı. Daha 20 yaşındayken bir tiyatro oyunu yönetti.
Tamamını oku »
Kıyafet konusunda belli kalıplara sıkışmış erkekler, zincirlerini kırıyor… Onlar ÅŸimdi kalsik kesimli kıyafetlerde bile rahat bir tarz yakalıyorlar.
YetiÅŸtiriliÅŸlerinde olduÄŸu gibi (erkek evin reisidir, aÄŸlamaz…) kıyafetlerinde de belli renk, kesim ve kalıplar içine sıkıştırılan erkekler, bu kalıplardan kurtuluyorlar.
Tamamını oku »
Ameliyat ekibi hazır. Anestezi ilacı hemen etkisini gösteriyor. Ama o da ne? Birden derin uykudan uyanıyorsunuz ve kendinizi ameliyatın ta içinde buluyorsunuz.
Anestezi uzmanı sizi ameliyata hazırlıyor. VerdiÄŸi ilacın etkisiyle kendinizden geçiyorsunuz. Ancak bir süre sonra uyandığınızda ameliyatın hâlâ devam ettiÄŸini dehÅŸetle farkediyorsunuz. Doktorların konuÅŸmalarını, kullandıkları gereçlerin seslerini duyuyorsunuz. Hatta acı bile hissediyorsunuz. İçinizden bağırmak, ameliyat masasından fırlayıp, kalkmak geliyor… Ama yapamıyorsunuz. Çünkü bütün bedeniniz uyuÅŸmuÅŸ, felç… Kımıldamak, bilincinizin açık olduÄŸuna dair küçücük bir tepki vermek mümkün deÄŸil…
Tamamını oku »
Irsiyet, böbrek üstü bezlerinin bozukluğu ve daha birçok sebepten meydana gelen aşırı kıllanma, tıbbi yollarla tedavi edilebildiği gibi kozmetik yollarla da çözümlenebiliyor.
Cildimizi soÄŸuk ve tahriÅŸ edici maddelere karşı koruyan kıllar, hemen hepimizin problemi. Üstelik pek çoÄŸumuzun aşırı olmağı halde… Her kıl derinin altında “foliküly” adı verilen kökten büyüyor ve derinin üzerinde kalan kısmı alınsa da kökü durduÄŸu sürece büyümeye devam ediyor. İnsanda yaklaşık 50 milyon kıl kökü bulunuyor ve bunların sayısı 40 yaşından sonra azalmaya baÅŸlıyor.
Tamamını oku »