Ağrının yeri ve yayılmasındaki özellikler

Ağrının hasta tarafından hissedildiği yer, bazen tam olarak işaret edilemez. Hâlbuki bazı durumlarda da ağrının yeri, noktası bile hasta tarafından gösterilir. Bu yazımızda ağrının yeri ve yayılma özelliklerini bulacaksınız…

Daha yüzeysel dokularda olan ağrılar kesin olarak gösterilebilirken, derin ağrıların ortaya konulması güç olabilir. Nadir durumlarda ise her yer ağrılıdır.

Daha çok rahatsızlığın bulunduğu bölgede hissedilen ağrıların yüzeysel dokulardakileri gösterilebilirken, derindeki ağrıların ortaya konulması ise zorluk yaratabiliyor…

Prof. Dr. Turgut Göksoy, ağrıların yayılmasındaki özellikler hakkında şu bilgileri verdi:
“Tepeden tırnağa kadar ağrı olarak tarif edilen bu ağrı şekli, fibromiyaljinin başlıca bulgularından biridir. Ağrının yerel başlayıp zaman içerisinde yayılması olabileceği gibi, hep yerel olarak devam eden ağrılar da vardır. Örneğin, sadece belde yerel olarak hissedilen bir ağrının, zamanla bacağa yayılması, hastalığın tedavisinin güçleşeceğini gösteren bir bulgu olabilir.”

Anatomik harita

Ağrının yayılması bazen anatomik ve fizyolojik kurallara uymaksızın olabileceği gibi, bazen de dermatom veya miyotom olarak isimlendirdiğimiz anatomik haritalara uygun bir dağılım gösterebilir. Buna göre boyundaki sorunlu iki farklı seviyenin ağrılarının yayılacağı yerler, birbirinden farklılık gösterebilir. Böylece hem hastalığı hem de onun bozukluk oluşturduğu seviyeyi saptamada önemli adımlar atmış olabiliriz.

Başparmağı içerisine alan bir uyuşma, boyundan kaynaklanan bir rahatsızlığın, büyük olasılıkla bir fıtığa işaret ettiğini ve seviyesinin de C5-C6’da olduğunu bize gösterebilir. Bu yayılım bazen belli bir haritaya uymaz.

Özellikle iç organ hastalıklarında, dokuların daha doğumdan önceki oluşumları sırasında anatomik yapı uygunluklarına paralel olarak özgün bağlantılar gösterebilir. Kalp enfarktüsünde ağrının sol kola yayılması bunun belirgin örneğidir.

Doğru tanı önemlidir

Ağrı şüphesiz önce en yakın çevresine yayılır veya öyle hissedilir. Sonra uzak noktalarda kendisini gösterir. Kalça eklemi hastalıkları, ağrısını daha uzak bir nokta olan dizde gösterebilir.

Dize ait tüm incelemeleri yapıp kalçanın atlanması, önemli bir hatayı beraberinde getirebilir. Tersine kestirmeden dizi atlayıp sadece sorunun kalçadan geldiğine hükmetmek de yanlış sonuçlara yol açabilmektedir.

Ağrının şiddeti

Hastaların ağrı şiddeti için ilginç benzetmeleri olabilir. Bazıları dayanılmaz derecede olurken, bazıları inatçı ve sinsi olarak nitelendirilir. Ağrının şiddeti gün içerisinde, hatta saatler içerisinde değişebilir.

Paleondromik romatizmada bazen çok şiddetlenen ağrı bir süre sonra tamamen kaybolabilir. Ağrı gece uyutmayacak, hatta nefes bile alırken batacak kadar şiddetli olabilir ve yaşam kalitesini alt üst eden bir seviyeye çıkabilir.

Farklı nedenleri

Bir ağrının şiddetinin gittikçe artan veya azalan nitelikte olması, ağrının farklı nedenlerini akla getirmelidir. Bir travmanın meydana getirdiği ağrıda gittikçe artış gösteren ve zonklayıcı nitelikte olması, eklem içinde bir kanamanın varlığına işaret eder.

Bir kaburga kırığı ağrısı, nefes almayı bile etkileyebilir. Belde öksürme ile şiddetlenen bir ağrı, bel fıtığını hatırlatmalıdır. Şiddeti çok fazla olmakla beraber, ağrının devamlı dinlenme aralığı bile vermeden hep devam etmesi durumu, bir inatçı ağrıdır. Bazen ağrı kısa sürelidir, fakat o kadar şiddetlidir ki biraz daha uzun sürse, kişinin buna dayanma gücü söz konusu olamaz.

Yüzdeki trigeminus isimli bir sinirin ileri derecede ağrı oluşturması, nadiren de olsa rastlanan bir durumdur. Bu hastalık, “ağrılı tik” olarak isimlendirilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek