Anti-aging ile geriye doğru yaşlanın

Yaşlanmanın etkilerini azaltmak ve daha uzun yaşamak mümkün mü? Uzun yıllardır yapılan bilimsel çalışmalar sonunda ortaya çıkan “anti-aging” yani geriye doğru yaşlanma programı sayesinde, bu sorunun cevabı artık “Evet”.

Hormonlar azalıyor
Uzmanın hazırladığı güzellik ve sağlık programında “anti-aging”, çalışmanın temel taşlarından birini oluşturuyor. Dengeli beslenerek, kilo kontrollü ve egzersiz kurallarına uygun bir hayat sürseniz bile, istediğinizi başaramıyorsunuz. Vücudun deforme olmasının, kiloların artmasının, cildin elastikiyetini kaybetmesinin ve diğer yaşlanma belirtilerinin nedeninin bazı hormonların azalması olduğu kanıtlanan bir gerçek.

Bir an önce tanışın
“Anti-aging” programı, dengeli beslenme ve kişiye uygun diyet-egzersiz programlarının yanı sıra, yapılan hormon testlerinin ardından eksik hormonların dışarıdan verilmesini de kapsıyor. Bu çalışmayla ne kadar erken yaşta tanışırsanız ve dostluğunuzu ilerletirseniz, yararını o derece fazla görürsünüz. Aşağıda, “anti-aging” beslenme programında uymanız gereken bazı kuralları veriyoruz…

– Bol bol sebze ve meyve tüketin. Hücrelerin zararlı etkilerden korunması için, her gün 6 porsiyon sebze ve meyve yenilmesi gerekiyor.

– Sebzeler mümkün olduğunca çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmeli. Çiğ ve taze sebzelerin sahip olduğu antioksidan özelliği, pişirme süresi ne kadar uzarsa o kadar yok oluyor.

– Konserve besinlerle vedalaşmanın zamanı geldi. Birçok kadın, konserve yemekleri tercih ediyor. İnsan vücudu için bu çok büyük bir hata.

– Vücudunuzun saponine ihtiyacı olduğu gerçeği, çok önemli. Kuru fasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek ve yeşil fasulyede saponin bol miktarda bulunuyor. Kuru baklagillere ağırlık vermenizde fayda var.

– Zeytinyağı en iyi antioksidan yağdır. Bol E vitamini içeriyor olması, çok büyük bir şans. Zeytinyağı gençlik sağlıyor ve hastalıklardan uzak tutuyor. Ayrıca, kötü kolesterolün okside olmasını ve damar duvarına girmesini önleyen zeytinyağı, iyi kolesterolü artırıyor. Böylece, damar sertliği, kalp krizi gibi rahatsızlıklara karşı adeta bir kalkan oluşturuyor.

– Yumurta sarısı, kırmızı et, nohut, mercimek, ciğer, balık ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan demir, insan sağlığı için çok önemli.

– Avokadonun da insan vücuduna olan faydası tartışılmaz. Kötü kolesterolü düşüren avokado, kalp hastalığı riskini de azaltıyor.

– Lif, bitkisel gıdaların iskeletini oluşturduğundan, ne kadar fazla sebze, meyve ve işlenmemiş tahıl yenirse o kadar fazla lif alınmış oluyor. Günde 30-35 gram kadar lif almak, vücut için son derece ideal.

– Yağsız süt ve süt ürünleri (light süt, light yoğurt, light peynir), protein ve kalsiyum açısından zengin, doymuş yağca fakir besinler, sofraların olmazsa olmazıdır. Kemik, diş ve kasların yapısını bir hayli güçlendiren bu ürünler, yüksek kan basıncını da kontrol ediyor.

– Yüksek ısıda ve çok kızartılan etlerin zararı kanıtlandı. Bu ürünler, kanserojen yuvası gıdalar haline geliyor. Bu tarz hazırlamak yerine, yiyecekleri fırınlamak, buharda veya mikrodalgada pişirmek gerekiyor.

– Glisemik indeksi çok yüksek olan beyaz unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker katkılı gıdalar, erken yaşlanmak isteyenler için birebir. Uzmanlar, bu besin maddelerinin vücudun yaşlanmasını bir hayli hızlandırdığını belirterek, “Bu ürünlerde uzak durmaya çalışın. Elbette yiyeceksiniz, ancak bunun dozunu ayarlayın” diyor. Beyaz pirinç yerine, posa bakımından zengin esmer pirinç veya bulgurla yapılmış pilavı tercih etmek iyi bir çözüm.

– Hayvani yağlardan mümkün olduğunca uzak durun. Hayvani yağ yerine, zeytinyağı, ayçiçeği yağı gibi sıvı yağ seçeneklerinizin olduğunu hatırlayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek