Bebeğinizin yaşamdaki ilk sınavı: APGAR Testi

Bebeğiniz dünyaya merhaba dediğinde doktoru onu incelemeye alıyor. Onun yaşamda karşılaştığı ilk test ise sağlıklı olup olmadığını belirleyen APGAR Testi oluyor. Her anne ve baba adayının ilk isteği sağlıklı bir bebek dünyaya getirmektir. Bu nedenle bebeğin sağlıklı olup olmadığını anlamak için uzmanlar doğar doğmaz kilo ve boy ölçümünden daha önemli bir değerlendirme yapıyor. ‘APGAR Skorlaması’ adı verilen bu değerlendirme, her yeni doğan bebeğe yapılıyor. Memorial Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlusu Uz. Dr. Ercan Tutak, yeni doğan bebeğe yapılan ilk test olan APGAR Testi’nin önemini açıkladı.

İlk nefes alma ile bebeğin akciğerlerinin hava ile tanışması büyük bir çaba ve enerji gerektiriyor. İşte bunu başarıp başaramama, yaşama ‘evet’ veya ‘hayır’ dediği o an olarak kabul ediliyor. O anda bir uzman, küçük dokunuşlarla hava yolunu tıkayan salgılardan solunum yolunu temizliyor ve bebeğin işini kolaylaştırıyor. Bebeğin ağlaması, solunum ve el kol hareketleri, verilen uyarılarla yüzünde oluşan mimik değişiklikleri, cilt rengi ve kalp atışının doğduktan sonraki 1.5 ve 10’uncu dakikalarda hızla değerlendirilerek verilen puan, bebeğin sağlık durumunun ne kadar iyi olduğunu gösteriyor.

Beş bulguya verilen puanlardan toplanan skorun 10 olması APGAR Skoru’na göre yeni doğmuş bebeğin durumunun mükemmel olduğunu gösteriyor. Bu bulgular; bebeğin kalp hızı, kas tonusu, refleks yanıtı ve deri rengi olarak sıralanıyor. Solunum desteği gerekip gerekmediği, bebeğin doğumu sırasında yaşamsal organlarının kan ve oksijen alışverişlerinin durumu değerlendiriliyor.

Anne ve bebeğe bağlı sebeplerin her biri APGAR Skorlaması’nın düşük olmasına neden olabiliyor. Doğum öncesi ve doğum sırasında bebeği sıkıntıya sokabilecek anne ve bebeğe ait birçok faktör, APGAR skorlamasını etkiliyor.

Annenin alkol ve uyuşturucu madde kullanımı, hipertansiyon ve damar hastalıklarının olması, plasentanın erken ve önde gelmesi, doğumun uzaması anneye ait nedenler olarak sıralanıyor.

Doğum sırasında anestezi süresinin uzaması, kordon dolanması, mekonyum (ilk kaka) yutması, bebeğin kas ve sinir hastalıkları, doğumsal anomaliler, solunum yolu tıkanıklıkları, kullanılan ilaçlar, doğuştan kalp hastalıklarının olması, akciğer enfeksiyonları ve doğum travması ise bebeğe ait faktörler olarak gösteriliyor.

Özellikle 10’uncu dakika APGAR’ın düşük olması ilerideki nörolojik hasarı gösterebilmesi açısından önemli kabul ediliyor. Bu çocukların takibinin daha dikkatli yapılması gerekiyor. Sağlıklı bir şekilde yaşama ‘merhaba’ diyen çoğu bebeğin APGAR Skoru 8’in üzerinde oluyor. Ancak, unutulmamalı ki bebeğin sağlıklı olduğunun tek göstergesi olarak bu test kabul edilmiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek