En güzel kız bebek isimleri

Kız bebek bekleyen anne-babaların en büyük sorunlarından biri de şüphesiz en güzel kız bebek isimleri araştırması yapmaktır.

En güzel kız bebek isimleri

Kız bebek müjdesi alan ebeveynlerin en güzel kız bebek isimlerini öğrenip içlerinden en beğendiklerini seçerek doğacak çocuklarına vermek isterler. Anne-babaları bu zahmetten kurtarmak için gerek son dönemde popüler olan gerekse her dönem revaçta en güzel kız bebek isimlerini sizler için araştırdık.

İşte her dönem popülerliğini koruyan, son dönemlerde moda olan veya nadir bulunan kız bebek isimleri ve anlamları...

Bebeğinize isim bulma konusunda kararsız mısınız? O zaman doğru yerdesiniz! Pudra.com olarak sizler için en güzel kız isimlerini üç gruba ayırdık: her dönem popüler isimler, son dönemlerde popüler isimler ve nadir isimler olarak…

Her dönem popüler en güzel kız bebek isimleri

Açelya: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
Ahsen: Çok güzel, olağanüstü güzel
Ahu: Ceylan, karaca, çok güzel, ince, zarif kadın
Ajda: Filiz, sürgün, çok genç
Ajlan: Hızlı, çabuk, telaşlı
Akasya: Güzel kokulu bir süs bitkisi
Akgün: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün
Aktan: Ak renkli tan, kutlu tan, uğurlu tan
Alçin: Kızıl renkli küçük bir kuş
Alev: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
Algın: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun
Andaç: Anılar, hatıralar
Anıl: Başkaları tarafından sözün edilsin
Armağan: Hediye, ödül
Arzu: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
Arzum: İsteğim, dileğim, hevesim
Asena: Dişi kurt, güzel kız
Aslı: Temelli, köklü, bir şeyin benzeri
Asu: Azgın, huysuz, isyan eden, afacan
Asuman: Gökyüzü
Ayben: Ben ayım anlamında
Aybike: Ay gibi güzel kız
Aycan: Ay gibi sevilen, aydınlık can
Ayça: Yay biçimindeki ay, hilal
Ayda: Dere kıyılarında yetişen bir bitki
Aydan: Güzelliğini aydan almış, ay gibi parlak ve güzel
Aydeniz: Hem ay, hem de deniz
Aygün: Hem ay, hem gün
Ayla: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi
Aylin: Ayla ile aynı anlamdadır
Aynur: Ay ışığı
Aysel: Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan
Aysu: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak
Aysun: Ay gibi ışıltılı ve güzel
Ayşe: Rahat ve huzur içinde yaşayan
Ayşegül: Güller içinde mutlu yaşayan
Ayşen: Neşeli, gülen, aydınlık
Ayşim / Ayşin: Parlak ışık saçan
Ayten: Güzel bir tene sahip olan
Azra: Üstünde hiç yürünmemiş kum, yeni yetme kız

Bahar: Yaz ile kış arasında olan mevsim, güzellik, gençlik çağı
Balın: Yar, sevgili
Banu: Prenses, hanımefendi. Yeni evli gelin
Başak: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı
Begüm: Hanım, kadın hükümdar
Belde: Memleket, şehir, kasaba
Belgin: Kesin ve eksiksiz belirlenen
Belkıs: Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı
Belma: Uysal, sakin
Benan: Parmak uçları
Benay: Ben ayım, ay gibiyim
Bengi / Bengü: Ölümsüz, sonsuz
Bergüzar: Anılmak için verilen şey, andaç
Beril: Zümrüt
Berin, berrin: En yüksek, en ulu anlamında
Berna: Bağlı, bağlanmış, genç, körpe, delikanlı
Berrak: Duru
Berran: Keskin, kesici
Betül / Betil: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri
Beyza: Çok beyaz, lekesiz
Bihter: Daha iyi, en iyi
Bilge: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi
Billur: Pek duru, pürüzsüz
Bingül: Gülü bol, gül bahçesi
Binnaz: Çok nazlı, cilveli, kaprisli
Binnur: Çok ışıklı, ışığı gür
Biricik: Bir tane, tek, emsalsiz
Birgül: Tek ve güzel bir gül
Birsen: Yalnız sen
Buket: Çiçek demeti
Burcu: Güzel koku, ıtır
Burçak: Bir bitki
Burçin: Dişi geyik

Canan: Gönülden sevilmiş, yar
Canay: Ay gibi temiz
Candan: İçten, gönülden
Candaş: Candan, değerli dost
Cansel: Hayat veren su
Cansın: İçten, gönüldensin
Cansu: Can suyu. Hayat veren su
Ceren: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan, ceylan
Ceyda: İnce-uzun boyunlu ve güzel
Ceylan: Süzgün ve tatlı bakışlı, yapısı ince ve uyumlu olan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif, ince bacaklı

Çağla: Badem, kayısı, erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali
Çağrı: Davet, doğan kuşu, mavi hareli göz
Çiçek: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü
Çiğdem: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi
Çiler: Şarkılar söyleyen, şakıyan

Damla: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası
Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki
Demet: Çiçek bağlamı, deste
Deniz: Yeryüzünün çoğunu örten engin su
Derya: Büyük deniz anlamında
Devrim: Yerleşik toplumsal düzenini, köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme
Dicle: Bir nehir adı, ulu ırmak
Didem: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim
Dilara: Gönül alan, gönül okşayan
Dilek: İstek, rica, arzu
Dilhan: İçten ve yürekten konuşan
Dilşah: Gönül şahı, sevgili, sultan
Doğa: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü, tabiat
Doğay: Ayın yeni doğuş hali
Duygu: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
Duygun: Duygulu, hassas, hisli kişi

Ebru: Keman gibi kaş, bulut rengi, bir sanat dalı
Ece: Kraliçe, güzel kız, kadın
Ecesu: Su gibi berrak ve güzel
Eda: Naz, cilve, davranış, tavır, verme, ödeme, yerine getirme, üslup
Elanaz: Ela gözlü, nazlı güzel
Elanur: Ela gözleriyle nur saçan
Elçin: Deste, tutam
Elif: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız
Elvan: Renkler, çeşitler
Emel: Arzu, özlem
Emine: İnanılır, güvenilir
Esen: Sağlıklı, salim
Eser: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt, yok olmuş bir nesneden kalan parça
Esin: Sabah rüzgarı
Esma: İsimler, adlar. Çok yüksek olan
Esna: Yüksek, yüce, bir işin yapıldığı an
Esra: En çabuk, çok çabuk
Evin: Bir şeyin içindeki öz, buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü
Ezgi: Melodi, şarkı, türkü

Fatma: Çocuğunu sütten kesen kadın
Ferah: Aydınlık, iç açıcı
Ferda: Gelecek zaman, yarın, kıyamet
Ferhan: Sevinçli, gönlü hoş
Feride: Eşi benzeri olmayan, tek, çok değerli inci
Feyza: Bolluk, çokluk, bereket, taşkın
Figen: Yaralayan, kıran
Filiz: Tohumdan çıkan sürgün, ince ve güzel vücutlu
Firdevs: Cennetler. Cennet bahçeleri
Firuze: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı
Fulya: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
Funda: Çalı ormanı, çalılık, püskül, tepelik
Füsun: Büyü

Gamze: Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur
Gaye: Amaç, erek
Gelincik: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek
Gizem: Sır, aklın erişemediği çözülemeyen şey
Gonca: Tam açılmamış çiçek
Gökben: Ben gökyüzü anlamında
Gökçe: Gök mavisi, mavi gözlü güzel
Gönül: İstek, arzu, sevgi
Gözde: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan, çok güzel
Güher: Cevher
Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad, gülmek eyleminden gül
Gülay: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan
Gülben: Gül yüzlü, gül gibi beni olan
Gülbin: Gül fidanı, gül yetişen yer
Gülce: Gül gibi
Gülçin: Gül toplayan, gül seven
Gülen: Güleç yüzlü, mutlu anlamında
Gülenay: Güleç ay, gülümseyen ay, ay gibi gülümseyen güzel
Gülfem: Ağzı gül gibi olan
Gülgün: Gül renkli, gülen, gülümseyen
Gülin: Güzel, zarif
Güliz: Gül yetiştiren
Gülizar: Al yanaklı, gül yanaklı, alaturka müzikte bir bileşik bir makam
Gülnihal: Gül fidanı
Gülriz: Gül saçan
Gülru: Gül yüzlü, gül yanaklı
Gülsün: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında
Gülşah: Gül dalı, güzelliğiyle ün salmış olan
Gülşen: Gül bahçesi
Gülüm: Bana ait olan gül, canım
Günay: Hem gün, hem ay
Günnaz: Nazlı kişi
Günnur: Güneş gibi ışık saçan
Güzin: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen
Güzün: Güz mevsiminde olan

Hale: Ayın çevresindeki ışık halkası
Handan: Güleç, sevinçli, şen şakrak
Hande: Gülüş, gülme, açılma, eğlenme
Harika: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
Hazar: Barış
Heves: Bir şeye duyulan istek
Helin: Yuva
Hülya: İnsanın kurduğu tatlı düş, sevda
Hüma: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
Hümeyra: Kızıllık, pembelik

Ilgaz: Atın dört nala koşması, hücum, akın
Ilım: Uzlaşmacı yumuşaklık
Irmak: Akarsuların en büyüğü
Işık: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, aydınlık, nur
Işıl: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
Işın: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi

İdil: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir, Volga ırmağına Türklerin verdiği ad
İlgi: İki şey arasındaki ilişki, bir şeye duyulan merak, eğilim
İlkay: Ayın ilk hali
İlke: Temel alınan düşünce, kural
İlkim: İlk çocuğum anlamında
İlknur: İlk ışık
İmge: Düş, hayal, görüntü, tasarım
İnci: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde
İpek: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş, kibar, zarif
İrem: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İzel: El izi anlamında
İzim: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında

Jale: Sabahları otların üzerinde olan su damlaları, çiğ, kırağı
Jülide: Dağınık, karmakarışı

Lale: Çan biçiminde bir çiçek
Lamia: Parlayan, parlak
Leyla: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın, çok karanlık gecede görülen ışık

Mahperi: Güzeller güzeli
Manolya: Bir süs bitkisi
Melda: İnce ve taze bedenli
Melek: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri
Melike: Kadın hükümdar, padişah eşi
Melis: Bal, bal arısı
Melisa: Oğul otu
Meltem: Yazın karadan denize doğru esen yel
Merve: Mekke'de safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı
Mine: İnce ve parlak nakış, madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası
Müge: İnci çiçeği
Müjde: Sevindirici haber, iyi haber getirene verilen bağış

Naz: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış
Nazan: Cilve yapan, nazlanan, nazenin
Nazlı: Naz yapan, işveli, edalı
Necla: Evlat, çocuk, soylu
Nergis: Bir süs bitkisi
Nermin: Yumuşak, narin, ince
Nesli: Soylu
Neslihan: Han soyundan, sevgi ile hükmeden
Neval: Talih, kader, kısmet
Nevra: Beyaz çiçek. Işıklı olma, parlaklık
Nihal: İnce ve düzgün vücutlu sevgili, fidan, taze sürgün
Nihan: Saklanmış, gizli olan, sır
Nil: Çivit. Mısır'da bir nehir
Nilay: Işıklı mavi, ışıklı lacivert
Nilgün: Lacivert renkli, çivit renginde
Nilüfer: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi
Nur: Aydınlık, parıltı, parlaklık
Nuran: Nurlu, ışıklı
Nuray: Işık saçan
Nurcan: Aydınlık insan
Nükhet: Güzel koku

Oya: Bir nesneye oyularak yapılan süs, genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel
Oylum: Hacim, dirim, içi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş, resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı

Özben: Bireyin kendi varlığı, gerçek ben anlamında
Özde: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan
Özden: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili
Özge: Yabancı. İyi, güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pek
Özlem: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği, hasret
Öznur: Özü ışıklı, aydınlık

Papatya: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi
Pelin: Acı ve güzel kokulu bir bitki
Petek: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları
Pınar: Büyük su kaynağı, öykü, hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay

Rahşan: Parlayan, parlak, aydınlık, ışıltı
Rengin: Boyalı, renkli, hoş, latif ve güzel
Reyhan: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen
Rezzan: Ağırbaşlı, onurlu
Ruhşen: Neşeli, canlı

Sanem: Çok güzel kadın, put
Sebla: Uzun kirpikli göz
Seçil: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen
Seçkin: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit
Seda: Ses, doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı
Sedef: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz madde
Seden: Uyanık, tetikte, gözü açık olmak
Seher: Tan ağartısı
Selda: Bir söğüt cinsi
Selen: Haber, müjde
Selin: Gür akan su
Selma: Barış içinde, huzur, erinç
Selmin: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
Sema: Gökyüzü, göç
Semen: Yasemin çiçeği, semizlik
Semra: Esmer kadın
Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı, Arapçada put, kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel
Serap: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı
Seray: Ay gibi güzel
Serma: Kış soğuğu
Serpil: Gelişmek, büyümek
Serpin: Yağmur
Serra: Rahatlık, kolaylık
Sertap / Sertab: İnatçı anlamında
Seval: Severek al anlamında
Sevda: Vurgunluk, tutkunluk, aşk, heves, arzu, kuvvetli istek
Sevgi: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
Sevil: Her zaman sevilen biri ol
Sevim: Sevmek eylemi, bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik
Sevinç: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku
Sevtap: Tapılacak kadar çok sevilen
Seylan: Sel, akma, akış
Sezen: Hisseden, sezgili
Sezer: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar
Sezgi: Sezmek eyleminden sezgi, sezme yeteneği
Sezin: Sezinleme işi, sezme, duygulu, anlayışlı
Yer, bahşiş, hediye, bağ
Sibel: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası
Simge: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler
Sinem: Yüreğim, çok sevdiğim
Sumru: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi
Suna: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği
Suzan: Yakan, yakıcı

Şafak: Gün doğumundan önceki aydınlık
Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale
Şenay: Mutlu geçen ay
Şeyda: Çılgın, deli divane
Şirin: Cana yakın, sevimli
Şule: Alev, ateş alevi
Şükran: İyilik bilme, minnettarlık

Tansu: Göğüsle ilgili
Tayyibe: İyi davranış, yatıştırıcı, hoşa giden söz
Tijen: Taç, taçlar
Tilbe: Put, güzel kadın
Tuba: Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç, güzellik, iyilik, rahat
Tuğçe: Küçük tuğ
Tülay: Ayın ince ışığı
Tülin: Ayın çevresinde görülen ışık halkası
Türkan: Kraliçe, güzel kız

Ülkü: Amaç, ideal

Vildan: Yeni doğmuş çocuklar

Yasemin: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki
Yeliz: Ferah yer, aydınlık, havadar
Yeşim: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş
Yıldız: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri
Yonca: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı

Zehra: Çok beyaz, parlak yüzlü
Zeliha: Züleyha, su perisi
Zerrin: Altından yapılmış
Zeynep: Süs, bezek
Zuhal: Satürn gezegeninin adı
Zülal: Hafif, güzel, soğuk su
Zümrüt: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı

Son dönemlerde popüler en güzel kız bebek isimleri

Ahenk: Uyum
Ala: Ela karışık renkli, alaca, benekli, tam olgunlaşmamış, yarı olmuş
Aleyna: Bizim üzerimize olsun
Alım: Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni
Arya: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı
Asya: Dünyanın en büyük kıtası
Aşkın: Aşmış, ileri
Aykal: Ay gibi parlak ve ışıklı kal
Ayşıl: Ay ışığı

Bade: Aşk, kutsal sevgi
Berfu: Kar tanesi
Belen: Bel, geçit, iki dağ arasından geçen yol
Beliz: İşaret, iz, alamet
Bengisu: Ölümsüzlük suyu
Bennur: Işık saçan
Beste: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü
Bige: Evlenmemiş, çocuk doğurmamış olan. Sultan
Bike: Evlenmemiş, çocuğu olmamış kadın
Buse: Öpücük
Büge: Bent, su bendi
Büşra: Müjde, sevinçli haber

Cemre: Ateş parçası, kor, şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
Cennet: Çok güzel yer. İyilik yapanların, günahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer

Çisil: İnce ince yağan yağmur
Çilen: Hafif yağan yağmur, çisenti
Çağ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi

Deren: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren
Derin: Sığ olmayan
Deste: Bağlam, demet
Dide: Göz, göz bebeği
Dila: Gönlümü çalan
Dilan: Gönüllerce olan, yürekler dolusu
Dilay: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel
Dora: Doruk, zirve
Doğu: Güneşin doğduğu ana yön
Dolunay: Ayın tam yuvarlak olduğu an

Ecmel: Çok güzel
Ege: Türkiye'nin batısında yer alan deniz
Eliz: El izi
Erem: Cennet
Erçil: Doğru, inanılır, güvenilir kişi
Eylül: Sonbaharda bir ay adı
Esim: Rüzgar gibi olan

Feray: Ay ışığı, ayın parlaklığı, ışıltı saçması
Feza: Boşluk, sınırsızlık, uzay
Fidan: Yeni yetişen ağaç
Feri: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan

Gerçek: Yakıştırma veya yalanı olmayan
Güneş: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi
Güney: Her zaman güneş gören, güneşli yer, bir yön
Güz: Sonbahar

Hayal: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü
Hayat: Ömür, yaşam
Hazal: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği
Hazan: Sonbahar

Itır: Güzel koku, el ve yüze sürülen çiçek özü, esans
Ilgın: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık
Ilgım: Serap

İclal: Ağırlama, ikram, büyüklük, ululuk
İlayda: Su perisi
İlgin: Yabancı, gurbette yaşayan
İlkin: İlk çocuklar için kullanılan adlardan, önce, öncelikle
İren: Özgür, serbest
İris: Mitolojide tanrıların elçisi
İzgi: Güzel, adaletli, zeki

Janset: Güneşin doğuşu (Çerkes ismi)

Kamelya: Pembe, kırmızı, beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi
Kardelen: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
Kıvılcım: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
Kuzey: Bir yön
Kübra: Büyük, ulu, büyük önerme

Lal: Parlak, koyu kırmızı renkte olan

Mayıs: Bir bahar ayı
Mısra: Manzumenin satırlarından her biri, dizeler
Mina: Mine, liman, şişe, cam, billur
Miray: Yılın ilk aylarında doğan

Nehir: Akarsu, ırmak
Nigar: Resim kadar güzel sevgili, nakış, resim
Niran: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar, ateşler, cehennem
Nisa: Kadın, kadınlar
Nisan: Gelin çiçeği, ilkbaharın ilk ayı

Ödül: Armağan
Özün: Şiir, hak edilmiş ün

Peri: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık, güzel insan, güzel kimse

Rana: İyi, güzel, yumuşak, hoş
Rosa: Gül rengi, pembe kırmızı arası bir renk
Rüya: Düş, gerçekleşmesi imkânsız durum, hayal, gerçekleşmesi beklenen şey, umut

Süsen: Nisan - Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
Su: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı
Sitare: Yıldız
Sima: Yüz, çehre
Sıla: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak, doğup büyüdüğü ve özlediği
Seren: Gemi direği
Saba: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgâr, Türk müziğinde bir makam
Sahra: Kır, ova, çöl
Sara: Halis, saf, katkısız
Sena: Övmek, methetmek, şimşek parıltısı, yücelik, yükseklik, aydınlık, bir ot adi
Sera: Varlıklı olmak, zengin olmak, şarkı söyleyen, yer, toprak, ok yapımında kullanılan bir ağaç

Tara: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
Türkü: Yankı, ses

Umay: Devlet kuşu

Verda: Gül

Yağmur: Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları
Yaren: Dost, arkadaş
Yelda: Uzun, Yılın en uzun gecesi
Yudum: Bir içimlik sıvı

Zeren: Anlayışlı, kavrayışlı
Zümra: Akıllı, çabuk kavrayan kadın

Nadir görülen en güzel kız bebek isimler

Aksev: Aydınlığı sev, ışık saç
Akşın: Beyaz tenli kadın
Aleda: Nazlı, kaprisli
Armina: Emine, korkusuz, yürekli
Aysar: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse
Amine: Yüreğinde korku olmayan

Behin: İyinin iyisi
Belgi: İşaret
Belur: Billur, billurdan olan
Beria: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili
Binay: Öylesine güzel ki bin ay eder
Biray: Ay gibi tek, eşsiz

Caneda: İçten, sevimli kişi
Cevza: İkizler burcunun eski adı

Devin: Hareket, kımıldanış
Desen: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
Didar: Güzel yüz, görme
Dilde: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse

Efil: Rüzgar, dalgalanma
Efsun: Büyü, sihir
Erda: Beyaz karınca
Erna: İşveli, cilveli, şen şakrak sevgili
Eva: Havva. Yaratılan ilk kadın

Ferzin: Kraliçe
Feris: Şık, zarif

Gazel: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume
Gece: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre
Gözen: İlgi çekici, samimi, sulak yer, pınar
Güzay: Güneş olmayan yer, kuzey, güz ve ay

Henna: Kına ağacı
Hesna: Güzel, hanımefendi kadın
Hera: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça
Hevin: Aşk, sevda
Hilde: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek

Iğıl: Çok yavaş akan su

İyem: Güzellik, iyilik
İlma: Parlatma. Belirleme, işaret etme
İlsu: Ülkenin suyu, bereketi
İmer: Zengin, varlıklı
İpar: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
İzem: Büyüklük, ululuk

Jeyan: Kızan, kükreyen

Kayra: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik, tanrıdan geldiğine inanılan iyilik, ihsan, lütuf

Lema: Parıltı, parlayış
Lemis: Dokunma, elleme
Leyan: Parlayan, parlayıcı, konfor, lüks hayat
Linet: Sürgün
Lila: Açık eflatun

Mehir: Ay parçası
Maral: Dişi geyik
Merze: Mercan

Pamira: Orta Asya'da bir yayla
Parla: Parlamak eyleminden parla, ışık saç, başarılı ol, ünün sanın artsın

Rima: Dişi ceylan yavrusu
Ruhan: Güzel kokulu

Sare: Olmak, oldu, cemaat, topluluk, ihtiyaç, susuzluk
Saye: Gölge, koruma, yardım, sahip çıkma
Sel: Taşkın su
Selis: Akıcı söz
Semin: Değerli, pahalı, semizlik
Seyyal: Akıcı, akışkan
Soneda: Nazlı olmaması temenni edilen

Şevval: Arap takviminin onuncu ayı

Talha: Güzellik
Talia: Güzel, şirin
Tamay: Dolunay, ayın on dördüncü

Vira: Durmadan, aralıksız, sürekli

Zehre: Çiçek
Zişan: Şanlı, şerefli - bir tür lale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek