Eşinizi tekrar romantik yapabilirsiniz

Uzmanlar, kocasına olan ilgisini abartıp her an her istediğini yapan, eşine adeta çocuğu gibi davranan kadınların aldatılma riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.

Evliliğinde mutsuz olan ve bu nedenle başka arayışlara giren erkeklerin önemli bir bölümü, eşlerinin tıpkı anneleri gibi aşırı koruyucu davranmasından yakınıyor.

Uzmanlar uyarıyor; kocanızı elinizde tutmak için ona olan sevgi ve ilginizi belli edin, şefkat gösterin. Fakat ilgiyi abartmayın. Her an peşinde dolaşıp her istediğini yapmayın. Siz onun annesi değil eşisiniz. Onu şımartmaktan vazgeçin. Unutmayın, erkekler, hayatını kocasına adayan, kendini hiç düşünmeyen kadınlardan çok çabuk bıkar.

Denge bozulmasın

Kocanıza çocuğunuzmuş gibi davranmanız, onun size olan aşkının kısa sürede sönmesine neden olur. Çünkü erkekler, eşlerinin kendine güvenen, ateşli ve tutkulu olmasını ister.

Psikiyatrist Dr. Beril Tekin, erkeklerin kendileriyle ilgilenilmesinden hoşlandıklarını, ancak fazla ilgiden de boğulduklarını söylüyor ve kadınlara şu önerilerde bulunuyor:

“İlişkinize iyi bakın, kocanızla ilgilenin, ona vakit ayırın. Hayatınızı, sorunlarınızı paylaşın. Ancak bu çizgiyi çok iyi ayarlamalısınız. Kocanıza çocuğunuzmuş gibi davranmayın. Aranızdaki denge bozulursa kriz çıkar.”

Bir yastıkta kocayın

İlişkinizin bir ömür boyu sürmesi ve aranızdaki aşkın hiç bitmemesi için evlilik terapistlerinin önerilerine kulak verin…

Tehlike çanları

Kadın, dişiyle tırnağıyla kendini eşine ve evliliğine adarsa, erkek, ilişki için hiçbir çaba göstermek zorunda olmadığını düşünür. Kendini çok güvende hisseder ve ilgisiz davranır. Zamanla, eşine olan aşkı, yerini alışkanlığa bırakabilir. Bir zamanlar büyük bir tutkuyla bağlandığı kadını artık annesi gibi görürse, evlilik için tehlike çanları da çalmaya başlar. Kocanızın evine ve size bağlanması için kendinizi biraz geri çekin, arada sırada kendi arkadaşlarınızla vakit geçirin.

En iyi ilaç konuşmak

Soğuk algınlığı geçiren ilişkiler için en iyi ilaç, daha iyi bir “iletişim”. Sadece bir şeylerin değişmesini ümit ederek beklemeyin. Sizi rahatsız eden şeyleri ve isteklerinizi kesin ve net bir dille ona anlatın.

Asla söylenmeyin, erkekler bunu kaldıramaz

Bu konuda önemli olan, vereceğiniz mesajların “ben”li cümlelerden oluşmamasına dikkat etmek. “Hep televizyonun karşısında oturuyorsun” demek yerine, Birlikte fazla vakit geçiremediğimiz için üzülüyorum. Seninle dansa gitmeyi çok özledim” diyebilirsiniz. Sözlerinizi bu şekilde ifade ederseniz, eşiniz bunları “söylenme” olarak algılamayacaktır. Üstelik kendine saldırılmış olarak da hissetmez ve davranışını yeniden gözden geçirmeyi kabul eder.

Onu övün

Ne yazık ki kadın ve erkek, olayları hep farklı şekillerde yorumlar. Örneğin, sabahleyin özenerek yatağını yapan bir erkek, bunun kendisi için bir artı puan olduğunu düşünürken, bu arada alışverişe gidip gelmiş, evi temizlemiş ve bulaşığı yıkamış olan kadın “Nihayet o da bir şeyler yapıyor” diye aklından geçirir. Erkek, yaptığı şeyle gurur duyarken, kadın bunu zorunluluk olarak görür. Bu durumda orta noktayı bulmak gerekiyor, örneğin; erkek spor programını izlemek yerine bulaşık yıkıyorsa, övgüyü hak ediyor demektir. Deneyin, etkisini mutlaka gösterecektir.

Onunla takım arkadaşı olun

İkiniz de işlerinizde çok başarılı ve bağımsız insanlar olabilirsiniz. Ama hiçbir zaman birbirinize destek olmayı, çılgın fikirlerini bile desteklemeyi ihmal etmemelisiniz. Eğer Fransa’yı görmeyi çok istiyorsa Paris’e iki kişilik bilet alın. Onun için çok mu kötü bir gündü? O zaman onu rahatlatmak için bir şeyler yapın, en yakın arkadaşlarını eve davet edin ya da baş başa güzel bir yemek organize edin.

Anne-babasına saygılı davranın

Kayınvalideniz ya da kayınpederiniz sinir bozucu ve dedikoducu olabilir, her şeye burunlarını sokabilirler ya da sizi bulunduğunuz ortamlarda utandırabilirler. Ne olursa olsun, her gördüğünüz yerde onlara saygılı davranmayı ihmal etmemelisiniz. Onlar hakkında ne düşündüğünüz önemli değil, çok sevdiğiniz kocanızı onların yetiştirdiğini düşünün.

Seni seviyorum

Erkeklerin dertlerini paylaşamamaları, sorunları beraberinde getiriyor. Eşler birbirlerinin yanında ağlayabilmeli, sevgilerini her şekilde dile getirmelidirler. “Seni seviyorum” demenin sözel olmayan bin bir çeşit yolu vardır.

Ufak bir hediye, değişik bir yemek, ona yollayacağınız güzel bir yazı ya da resim, eşinizin sevdiği bir demet çiçek, ufak bir gezi, sabah ayrılırken birbirinizi öperek başarılar dilemek, eşiniz eve geldiğinde kapıda sevimli bir yüz ifadesi ve güzel giysiler içinde karşılamak, bunlar arasında sayılabilir.

Eşler birbirlerine sadece kendilerine ait, birbirlerinin hoşuna giden birtakım güzel hitaplarla seslenmeli. (bir tanem, bebeğim, aşkım vb). Eğer çiftlerden biri diğerinin haklarını çiğniyorsa, onun özgürlük alanına müdahale ediyorsa, kararlar tek tarafın isteği doğrultusunda alınıyorsa, evlilikler çıkmaza girmektedir. Her kurum gibi evlilik de demokratik bir şekilde yürütülmelidir.

Anlayış şart…

Evliliklerde bireyler her şeyi birlikte yapmak zorunda değil. Mutlaka birlikte vakit geçirecek aktiviteler de olmalıdır ancak bireyler zaman zaman kendi arkadaşları ve çevreleri ile de birbirlerinden ayrı zamanlar geçirebilmelidirler. Bu, bazen orkestrayı dinlemek bazen de tek bir enstrümandan oluşan solo albümleri dinlemek gibidir. Kişiler kendine tanıdığı hakların aynısını eşlerine de tanımalı, anlayışlı olmalı. Aksi halde efendi-köle ilişkisi olur ve bu, ilişkilerin temeline dinamit koymak ile eşanlamlı hale gelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek