Guatr hastalığının ameliyatla tedavisi

Halk arasında guatr olarak da bilinen tiroid bezi problemlerinin ameliyatla tedavisi, boyun ön bölgesine yapılan bir kesi ile tiroid bezesinin bir kısmının veya tümünün çıkartılmasından ibarettir.

Tiroid bezesinin vücudun en dar yeri olan boyun bölgemize yerleşmiş olması ve şah damarlarımıza, ses tellerine giden sinirlere ve kalsiyum bezelerine olan yakınlığı dolayısıyla, çok özen ve deneyim gerektiren bir operasyondur.

Her ne kadar seyrek olarak bu riskler ortaya çıksa da ses tellerine giden sinirlerin zedelenmesi sonucunda ses kısıklığı oluşması ile kalsiyum bezelerinin de çıkartılması sonucunda ellerde uyuşma olması, en sık görülenleridir.

Yeterli tiroid hormonu…

Çok nodüllü guatrlarda, tiroid bezesinin tümünün alınması son yıllarda gittikçe daha fazla kabul gören bir konudur. Zira gerekli tiroid hormonunu salgılasın diye bir parçasını bırakma felsefesi, hastalığın tekrarlaması ile sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle ameliyatın yapılabilen en geniş çıkarımı gerçekleştirmesi ve ameliyat sonrasında ömür boyunca yeterli tiroid hormonu kullanılması önemli unsurlardır. Aksi halde yükselen TSH, hem hastaya sıkıntı verecek hem de guatrın tekrarlamasına neden olabilecektir.

Yeterli hormon, her hastada farklı olduğu için, ancak yeterli takip ve gerekli kan hormon düzeyi ölçümleri ile mümkün olabilmektedir.

Doz iyi ayarlanmalıdır

Ameliyattan sonra tekrarlama riski vardır. Ayrıca, ameliyatta çıkartılan tiroid bezesinin salgıladığı hormon kadar sentetik hormonu tablet olarak vermek zorunludur. Bu hormon desteği, eksik veya fazla yapılmamalıdır. Doz ayarı ölçümleri çok önemlidir. Aksi halde, hastalar ciddi sıkıntılar yaşayabilir. Bu hormon düzeyi yetersiz yapıldığında, hasta şişmanlar.

Guatrın önüne geçilebilir mi?

Bu konuda yapılacak şeyler sınırlıdır. Stresten uzak kalmak, dengeli beslenmek, iyotlu tuz kullanmak dışında, yapılacak çok fazla bir şey yok.

İyotlu tuz kullanımı

Zehirli guatr hastaları, iyotlu tuz kullanmamalıdır. Diğer guatr hastalarının iyotlu tuz kullanması uygun olur.

Guatr sadece Karadeniz Bölgesi’nde mi vardır?

Hayır, Karadeniz Bölgesi’nde bazı küçük kasabalarda yerel olarak sudaki ve topraki iyot eksikliği dolayısıyla basit guatr sık görülürken, ülkemizin her bölgesinde bu hastalığa rastlamak mümkündür. Türkiye genelinde hangi şehirde iyot eksikliği veya fazlalığı olduğuna dair bir bilimsel çalışma, henüz yoktur. Zamanında Karadeniz Bölgesi’nde görülen basit guatrın incelenmesi dolayısıyla gündeme gelmiş olması, adeta “Guatr sadece Karadeniz Bölgesi’nde görülür” kanısı uyandırmıştır.

Tedavi ve takibin devamlılığı

Guatr, türü ne olursa olsun, hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, tedavi ne kadar başarılı sonuç verirse versin, “kronik” yani uzun süren bir hastalıktır. Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibidir. Seyrek aralıklarla da olsa devamlı kontrol ve takip gerekir. Eğer takip bırakılırsa, bir süre sonra guatr kendisini “hissettirir”.

Tiroid kanseri

Tiroid bezesinin kanserleri, çoğunlukla “iyi diferansiye” kanserler olup, yeterli ve etkin tedavi edildiğinde bu kanserden ölüm oranı çok düşüktür. Bu kanserlerin tedavisinde, 3 temel unsur vardır:

– Tiroid bezesinin tümüyle en geniş şekilde çıkartılması; gerekirse ikinci bir ameliyat yapılması

– Hastanede kurşun kaplı özel odada yatırılarak, yüksek doz radyoaktif iyot uygulanması

– TSH baskılanması ve takip

İkinci ameliyat

Tiroid kanseri tam ve eksiksiz olarak çıkartılmadığı takdirde, önce ablasyon dozu RAI uygulanıp, sonra terapötik yüksek doz RAI uygulaması yapılabilir. Ancak, bu yol izlendiğinde elde edilen sonuç, tiroid bezesinin tümüyle çıkartılması kadar başarılı değildir. Bu nedenle, kanser tanısı konulmuş hastaların tiroid bezesi eğer tam olarak çıkartılmamışsa, ikinci bir ameliyat ile kalan dokunun tümü alınmalıdır. Aksi halde, daha sonra uygulanacak RAI tedavisi, istenildiği kadar yüksek etkinlikte sonuç vermeyebilir.

TSH baskılaması ve yeni teknoloji

Tiroid kanserinde TSH yüksek kaldığı takdirde, kanserin yayılması kolaylaşır. Bu nedenle, hastaların ameliyat ve RAI tedavisinden sonra ömür boyunca tiroksin hormonu kullanması zorunludur. Takip sırasında sık sık bu hormon kesilip TSH yükseltilerek, vücut taramalarından kaçınılmalıdır.

Artık, tiroid kanseri takibinde yeni teknolojiler ve yaklaşımlar sayesinde hastanın gereksiz yere TSH düzeyinin yükselmesine izin verilmiyor. Takip sırasında vücut taramaları sadece çok gerekli ise ve seyrek olarak yapılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek