Hastalıklardan korumanın tek yolu aşı

Çocukların kâbusu olan bulaşıcı hastalıklarının birçoğunun maalesef özel bir tedavisi bulunmuyor. Yapılabilen en iyi şey; belirtilere yönelik tedavilerin verilmesi. Ancak aşı ile bütün bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlamak mümkün.

Hastalıkların nasıl bulaştığı her zaman tam olarak bilinmeyebilir. Çoğu zaman mikroplar, hastalığı taşıyan kişinin hapşırık veya öksürüğündeki damlalar yoluyla sağlıklı kişilere bulaşır veya mikroplar havadaki tozlara asılı kalır; doğrudan temasla (el teması), dolaylı temasla (hasta kişinin temas ettiği nesnelere dokunmak), solunum salgıları veya dışkı yoluyla bulaşma olabilir.

Çocuğun genel sağlık durumunun iyileştirilmesiyle, birçok hastalığa maruz kalınması riski azaltılabilir. Bu da aşılarının tam olarak yapılması, düzenli doktor kontrolleri, iyi beslenme ve genel hijyen kurallarına uyarak (tuvalet ve bez değiştirme sonrası her seferinde ellerin yıkanması, kirli bezin uygun biçimde çöpe atılması) sağlanır.

Bulaşıcı hastalığı olan kişilerle temasın önlenmesi de oldukça büyük önem taşır. Alman Hastanesi uzmanlarından Dr. Dicle İnanç, kızamıkçık, kabakulak ve kızıl hakkında önemli noktalara değindi …

1. Kızamıkçık

Rubi virüsünün neden olduğu döküntülü bir hastalıktır. Hasta bireyle direkt temas veya damlacık yolu ile bulaşır.

Kızamıkçığın kuluçka dönemi
Bu dönem 14-21 gündür. Bulaştırıcılık döküntüden 1-2 gün önce başlar ve döküntünün çıkmasından 5-7 gün sonrasına kadar devam eder. Genellikle döküntü öncesi dönem yoktur. Kızamıkçık genellikle ateşsiz veya hafif ateşle seyreden bir hastalık türüdür.

Belirtileri: Döküntü önce yüzden başlar, 24 saat içinde hızla boyun, kollar, gövde, kol ve bacaklara yayılır. Döküntüler birbirleri ile birleşme eğilimi göstermez. İkinci günde döküntü yüzden başlayarak solar. Ensede, kulak arkasında veya boyundaki lenf bezlerinde şişme meydana gelir.

Tedavi ve korunma
Kızamıkçıkta genellikle semptomlara yönelik tedavi verilir. Özel bir tedavisi yoktur. Hastaların, döküntü başladıktan sonraki ilk 7 gün izole edilmeleri uygundur. Kızamıkçığın en önemli ve ciddi tablosu, hamile kadınların kızamıkçığa yakalanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Hamileliğin erken dönemlerinde kızamıkçığa yakalanılırsa, bebekte körlük, sağırlık, beyin gelişimi bozuklukları ve zeka geriliği, kalp bozuklukları, hatta düşükler ve ölü doğumlar görülebilir. Bu nedenle, tüm kadınların hamile kalmadan önce bir kan testi ile kızamıkçık geçirip geçirmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Kızamıkçıktan korunmanın tek yolu aşılanmadır. Kızamık ve kabakulak aşıları ile birlikte 12-15’inci ay ve 4-6 yaş arasında çocuklar bu hastalığa karşı da aşılanmalıdır.

Hastalığın duyarlı kişilere bulaşmasını engellemek için, tükürük bezi şişliği düzelene kadar (yaklaşık 10 gün), hasta kişilerin duyarlı kişilerle teması kesilmelidir. Kabakulaktan korunmada en etkin yol, 12-15 ay ve 4-6 yaş arasında kızamık-kızamıkçık- kabakulak (KKK) üçlü aşısının yapılmasıdır. Kabakulağın tedavisi tamamen semptomlara yöneliktir. Ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler kullanılabilir. Yatak istirahati ve ekşi olmayan gıdalarla beslenme önerilir.

2. Kabakulak

Kabakulağın nedeni, Paramyxoviridae ailesinden zarflı bir virüstür. Kabakulak, tüm dünyada görülebilen yaygın bir hastalıktır. Hastalık, yıl içerisinde Ocak ve Mayıs ayları arasında en yüksek görülme hızına ulaşır. Askeri kışlalar, okullar gibi kapalı topluluklarda epidemiler bildirilmiştir. Kabakulak, hasta kişi ile yakın temas yoluyla bulaşır. Hastalık duyarlı kişilere, tükürük sekresyonu ile direkt temas veya damlacık çekirdekleri ile ağız veya burun yolundan girer. Hastalık bulguları ortaya çıkmadan hemen önce, bulaşıcılığı maksimum düzeydedir.

Kabakulağın kuluçka dönemi
Kabakulağın kuluçka dönemi, ortalama 14-24 gündür. Bulgular ortaya çıkmadan, hastalığa bağlı özellikler görülmez.

Kabakulağın belirtileri
Başlangıçta hafif ateş, baş ağrısı, iştahsızlık, halsizlik durumu görülebilir. Tükürük bezi, boyun bölgesinde şişlik, ağrı, hassasiyet ortaya çıkar. İlerleyen günlerde şişlik iyice belirginleşerek, kulak kepçesi yukarı-dışa itilir. Bir tarafta tükürük bezi bulgularının ortaya çıkışından birkaç gün sonra, genellikle diğer taraftaki tükürük bezi de hastalığa iştirak eder. Vakaların yaklaşık 4’te 1’inde, hastalık tek taraflı olarak seyreder. Hastalarda ağrı nedeniyle çiğneme, konuşma güçlüğü olur. Tükürük bezi şişliğinin maksimuma ulaşması ile birlikte ateş kısa sürede düşer ve hassasiyet azalır. Yaklaşık 1 hafta içerisinde şişlik de düzelir.

3. Kızıl

Kızıl, çocuğun bütün derisinde özgün bir kırmızımsı- pembe döküntü oluşturan, oldukça yaygın bir çocukluk çağı hastalığıdır. Boğaz ağrısına da yol açan A grubu beta hemolitik streptokok bakterilerinin (beta mikrobu) yol açtığı kızıl, kolayca tedavi edilen bir hastalıktır. Kızıl hastalığından sorumlu olan streptokok türü, boğaz ve bademciklere yayılarak çoğalır. Bakteriler çoğalmaları sırasında toksin üretirler ve bu toksin biriktikçe, kan dolaşımı aracılığıyla bütün bedeni etkilemeye başlar.

Kızılın bulaşması ve kuluçka dönemi
Bakteriler öksürük, hapşırık, yakın konuşma, öpme ve enfeksiyonu taşıyan insanlarla temasla bulaşabilir. Kuluçka dönemi 1-7 gündür.

Kızılın belirtileri
Hastalık ani olarak ateş yükselmesiyle başlar. Titreme, kusma, baş ağrısı, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü hastalığın belirtilerindendir. Bademcikler şişerek kızarır ve beyaz bir zarla kaplanır. İkinci gün, yüzü kırmızı bir renk alır ve döküntü bedenin her yerine yayılır. Kabarık lekeler, deriye benekli bir görünüm verir. Başlangıçta dil beyaz ve kaba tüylü bir görünümdedir; hastalık ilerledikçe kırmızı lekelerle kaplanmaya başlar ve kızıl hastalığının niteleyici görünümü olan “çilek dil” görünümünü alır. Çocuk kendisini son derece kötü ve bitkin hisseder, iştahı son derece azalır.

Vücuttaki nokta seklinde döküntü ile cilt zımpara kağıdı görünümünü alır ve basmakla sarı dalgalanma gösterir. Ağız etrafı soluktur. Ama döküntü soldukça, kendini daha iyi hissetmeye başlar. İyileşme döneminde deride pullanma şeklinde soyulma özellikle 3’üncü haftada belirginleşir, 6 hafta kadar bir süre soyulma devam edebilir.

Tedavi ve korunma

Tedavide genellikle streptokokları öldüren penisilinler kullanılır. Tedavi mutlaka 10 günde tamamlanmalıdır. Çocukların çevreye bulaştırmalarını engellemek için ancak antibiyotik başladıktan 24-48 saat sonra okula veya yuvaya gidebilecekleri unutulmamalıdır. Hastalığın hafif geçtiği çocuklarda bile mikropların üreme şansı kalmaması ve çocuğun enfeksiyonu başkalarına bulaştırmaması için, birkaç gün süreyle penisilin tedavisi uygulanır.

Hasta çocuk yatak dinlenmesine alınır; ateş düşürücüler verilir. Terleme yoluyla yitirdikleri beden sıvılarını karşılamak ve su yitimine uğramalarını önlemek için bol sıvı içirilmelidir. Kızıl genellikle, normal evrimini tamamlayarak hiçbir soruna yol açmadan kısa sürede iyileşir. Tedaviye hemen başlanılmaması, yani streptokokların çoğalarak yayılmalarına olanak verilmesi durumunda, ortaya çıkabilecek ikinci enfeksiyonlar arasında orta kulak iltihabı, bir çeşit böbrek iltihabı (nefrit) ve kalp romatizması sayılabilir. Romatizma ve böbrek iltihabı ciddi hastalıklardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek