Hepatit’te aşı hayati önem taşıyor

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Baydar, kamuoyunda “sarılık” olarak bilinen Hepatitlerin basite alınmaması gerektiğini belirterek, “Tedavisi olmayan Hepatit B, çağın vebası olarak nitelenen AIDS’ten daha tehlikeli bir hastalık” dedi. Prof. Dr. Baydar, hepatitlerin A, B, C, D ve E olmak üzere bilinen 5 tipi bulunduğunu, A ve E’nin ağızdan, B, C ve D’nin ise kan ve kan ürünleri, cinsel ilişki ve doğum sırasında bulaştığını söyledi. Hepatit A ve E’nin, önemsiz bir sağlık sorunu olmamakla birlikte, B, C ve D gibi ölümcül olmadığını belirten Prof. Dr. Baydar, şöyle konuştu: “Virüslerin yol açtığı karaciğer iltihabı olan hepatitlerde çabuk yorulma, halsizlik, eklem, kas ve karın ağrıları, hazımsızlık ve bazen de vücudun sarımtırak renk alması, genel belirtilerdir. ”

“Hepatit A ve E yalnızca akut hastalık oluşturup kendiliğinden iyileşirken, diğerleri kronikleşip, siroz ve karaciğer kanserine yol açabilir. Türkiye’de doğanların yüzde 95’i, 20 yaşına kadar Hepatit A’yı geçiriyor. Gelişmiş ülkelerde, koruyucu sağlık hizmetlerine bağlı olarak, bu hastalık sık görülmez.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Baydar, viral hepatitlerin “çağın vebası” nitelemesini AIDS’ten alacak düzeyde olduğuna dikkat çekerek, “Kan ve kan ürünleri, cinsel ilişki ve doğum sırasında Hepatit B bulaşan bir hastanın mukadder akıbetini değiştirmek mümkün değil” diye konuştu. Kan ve kan ürünlerinin iyi tetkik edildikten sonra hastaya verilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Baydar, şöyle devam etti:
“Hepatit B, mazbut ailelerde dahi cinsel ilişki ile bulaşabilir. Hayat kadınları önemli bir bulaşma kaynağıdır. Doğum sırasında, anne Hepatit B’li ise, önlem alınmadığı taktirde hastalık bebeğe geçer. Hepatit B’nin tedavisi yok. Hepatit B’ye yakalananların yüzde 10 ila 15’inde siroz gelişiyor, karaciğer kanseri oluşuyor.”

Aşı hayati önem taşıyor
Prof. Dr. Baydar, Türkiye’de 400 – 500 arasında değişen AIDS’liye karşılık, 5 – 6 milyon Hepatit B’li bulunduğunu vurgulayarak, şu önerilerde bulundu:
“Hepatit B’den ölenlerin sayısı, AIDS’ten ölenlerden daha çok. Bu hastalık, AIDS’ten 100 kat daha bulaşıcıdır. Sık kan verilenler, damar içi uyuşturucu kullananlar, hemodiyalize giren kronik böbrek hastaları ve hemodiyaliz çalışanları, sağlık şartlarına uymadan cinsel ilişkide bulunanlar, Hepatit B’li hastanın yakınları, sağlık personeli ve insan kanı ile temas eden güvenlik elemanlarıyla askerler, yüksek risk grubu içerisinde bulunuyor. Ekonomik, ruhî ve sosyal sorunlara yol açan bu hastalığın önlenmesi için, bulaşmaya yol açan etkenler ortadan kaldırılmalı.”

Prof. Dr. Baydar, yüzde 98 – 99 oranında etkili ve koruyucu olan aşının, yeni doğan tüm bebeklere yapılması ve bu amaçla ülke genelinde kampanya düzenlenmesi gerektiğini de, sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek