Hissettiğiniz oranda güzelsiniz

Kendini güzel hisseden kişi, dünyaya daha sevgi dolu bakacaktır. Çünkü o her şeyden önce kendisiyle barışıktır. Sizler de çok zamanınızı almayacak, birkaç ufak noktayı alışkanlık haline getirerek, hem görsel anlamda, hem de düşünsel anlamda kendinizi iyi ve güzel hissedebilirsiniz. Neler mi bunlar? İşte cevaplar…

Kendiyle barışık bir insanın, yaşama bakışı da olumlu olacaktır. Anahtar, elinizde… Unutmayın ki, iyi bir hayat, iyi alışkanlıklardan oluşan bir bütündür.

Ortalama sekiz saatlik bir uyku insanı dinlendiren ve özellikle de yüzünü güzelleştiren öğeler arasında. Belli saatlerde yatmayı alışkanlık haline getirin ve ihtiyacınız olan uykuyu mutlaka alın.

Sınavlarda sabahlamanız gerekmişse, ilk tatil gününde arayı kapatmaya bakın. (Sanırım bunu zaten yapıyorsunuz) (!).

Güzellik kurallarının içinde en kolayı “uyku” olsa gerek…

Egzersiz yapmak şart
Fazla kiloları olmayan, düzgün ve dinç bir vücut için egzersiz her yaşta şart.

Ya bir jimnastik ya da aerobik veya modern dans kursuna yazılın ve haftada birkaç kez vücudunuzu bilinçli biçimde çalıştırın. Egzersiz hem hareketlerinizi esnekleştirecek, hem vücudunuzu formda tutacaktır. Kilo vermek istiyorsanız, perhizin yanı sıra hareket kilo vermeyi kolaylaştırır.

Bu konuda bilgili olanlar, zayıflamak isteyenlere hep aynı şeyi söylüyorlar. Perhiz artı egzersiz.

Egzersiz sadece kilo vermeye değil, vücudunuzu şekle sokmanıza da yardımcı olur. Düzenli yapılan egzersiz sonucu karnınızın, kalçalarınızın toplarlanıp, sıkılaştığını ve inceltiğinizi göreceksiniz.

Bu konuda yakınma konusu, zaman darlığı. Zamanınızı bilinçli kullanırsanız, günlerinizi programlarsanız ve de gerçekten isterseniz, vakti bulacağınıza inanıyorum. Yok eğer yoğun bir yaşam temponuz varsa, o zaman jimnastiği evde de yapabilirsiniz. Bu tür sınıflara giden arkadaşlarınızdan, televizyondaki programlardan veya jimnastik hareketlerini gösteren kitaplardan yararlanarak, günde hiç olmazsa on beş dakika egzersiz yapmak size çok yararlı olacaktır.

“On beş dakikadan ne olur ki,” diye burun kıvırmayın hemen. Öyle bir fark yaratıyor ki…

Egzersizin yanı sıra bir de olabildiğince hareket halinde olmak var. Bunun da başında yürümek geliyor. Yürüyebileceğiniz her yere yürüyün. Okula giderken bir veya iki durak önce inin ve yürüyün. Çarşıya, alışverişe giderken, arabayla kapının önünde inip binmek yerine yürüyerek gidin. Merdivenleri yürüyerek inip çıkın, asansörü unutun.

Haftasonları ister kendi başınıza, ister arkadaşlarla yürüyüşe çıkın. Bir süre sonra inceldiğinizi hem kendiniz, hem başkaları farkedecek. Sözün kısası bu yönde düşünün ve vücudunuzu çalıştırın, çalıştırın, çalıştırın.

Beslenme
Özellikle de gençler için, beslenme, önemli bir konu. Bilinçli yerseniz hem gelişmeniz düzenli olacak, hem de cildiniz, saçlarınız, dişleriniz sağlıklı ve pırıl pırıl olacaktır.

Bu konuda da yine bir beslenme uzmanıveya doktorun hazırladığı kitaplardan okumanızı öneririm. Böylelikle kulaktan dolma bilgilerle değil, konunun uzmanı tarafından verilen doğru bilgilerle, nelerin zararlı, nelerin yararlı olduğunu ve kalori hesapları gibi merak ettiklerinizi, kaynağından öğrenmiş olacaksınız.

Beslenme konusunda çok genel olarak bazı noktara değinmek istiyorum. Kahvaltıyı atlamayın. Sabah kahvaltısı en önemli öğün. Günün ilk saatleri hem kafaca, hem vücutca enerjiye en çok ihtiyacınız olduğu zamandır.

Düzenli üç öğün yiyin; az yiyin ama yiyin.

Arada abur cubur yemeyin.

Akılcı olun. Rejimdeyim diye sabah hiçbir şey yemeden evden fırlarsanız, kilo vereceğim diye evdeki yemeği yemezseniz (oysa evdeki yemek diyelim kıymalı pırasa veya kabak dolması gibi sebze ağırlıklı ve kalorisi düşükse, yanında da bol salata varsa, bundan uygun bir mönü olamaz), akşama doğru öyle bir acıkacaksınız ki, bu kez kantine dalıp, bir çikolatayla, bir kasekağıdı fıstığı anında yutacaksınız. Oysa sabah hafif de olsa bir şeyler yemiş olsanız, evdeki yemekten bir porsiyon hesabıyla alıp yeseniz, böyle çılgınlar gibi acıkmadan günü sona erdirebilirsiniz.

Kilo problemi…

Hepimizin masaya oturur da yersek kilo alacağız gibi bir saplantımız var. Bu herhalde pilavlı, börekli, tatlılı sofralara çağrışım yaptığı için böyle olsa gerek. Oysa artık kimse şişman olmak istemiyor. Sizin tek yapacağınız annenize tüm yemekleri az yağla pişirmesini rica etmek. Belki de anneniz size gülecektir, çünkü o da çoktan yemekleri az yağlı pişiriyordur?

Ve işte bu saplatı hepimizi olmayacak perhizlere itiyor. Ünlü yıldızların uyguladığı rejim, mucize rejimi, şok rejimleri, sırf patates, sırf muz rejimleri… ve liste uzayıp gidiyor. Gün geçmiyor ki, yeni bir perhiz moda olmasın. Hele de karmaşıklaştıkça, bir makbulleşiyor, bir itibar kazanıyor ki, sormayın gitsin. 64 gr. kuşkonmazla, 34 gr. franbuaz (yani ahududu) gibi bulması zor, tartması zor listeler koyuyorlar önünüze. Kişinin işini gücünü bırakıp bu listeyle uğraşması gerekecek. Ne kadar sıkıcı…

Oysa insan yeme alışkanlıklarını akılcı biçimde düzenlese bütün bunlara gerek kalmayacak. Onun için kilo vermek veya olduğunuz gibi kalmak istiyorsanız, annenizle oturup haftalık yemek listesini birlikte yapın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek