Kansere karşı mucize diyet I

Kadınların en büyük korkularından biri göğüs kanserine yakalanmak… Gün geçtikçe hastalığın tedavisi kolaylaşıyor. Ayrıca tedaviye gerek bırakmamak adına başvurulacak önleyici koşullar var.

Her gün binlerce kadın göğüs kanserine yakalanıyor ya da bu hastalık yüzünden hayatını kaybediyor. Doktorlar, biliminsanları, bu hastalık üstünde yoğunlaşıp yeni çareler arıyorlar. Göğüs kanseri, artık eskisi kadar ölümcül değil; tedavi edilebiliyor. Ayrıca doktorlar, hastalığı önleyici anlamda diyete başvurulabileceğini söylüyorlar. Şimdilerde yeni bir diyet bulundu. Uzmanlar, nasıl ki kolesterol diyetle düşürülebiliyorsa, göğüs kanserinin de diyetle engellenebileceğini savunuyorlar.

Anahtar sözcük, östrojen…
Bu diyette anahtar sözcük “östrojen…” Östrojen, adet dönemi döngüsünü, yumurtlama dengesini, verimliliği sağlıyor. Yararları bununla sınırlı değil. Kan damarlarını elastik kılıyor, kalsiyumla birlikte çalıştığında kemikleri güçlendiriyor.

Bugüne kadar yapılan çalışmalar östrojen hormonunun gerçekten de göğüs kanseri üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Çünkü bu hormon, bazı hücreleri harekete geçiriyor, çoğalmalarını ve kansere karşı savaşmalarını sağlıyor.

Sağlık boğazdan gelir…
Ama tabii östrojenin de fazlası vücudumuz için zararlı olabiliyor. Östrojen hormonunun, doktor kontrolü altında ve belirli ölçülerde alınması gerekiyor. Zira fazla alındığı zaman, yok olması gereken hücreleri çoğalttığı, kanser riskini artırdığı için yarar sağlamaktan ziyade, tehlike bile teşkil edebiliyor.

Uzmanlar bu diyetin yaşının olmadığı görüşünü savunuyorlar. Orta yaş üstü, gençkızlar, menopoza girmiş ya da girmek üzere olanlar…

Soya gibi bazı besinlerin içinde de bitkisel-östrojen hormonu var. Bu gibi besinlerden almak, hücrelerdeki östrojen eksikliğini telafi edebiliyor. Bundan sonra marketlere girdiğinizde, tezgâhlara iyice bir göz atın. Hiç belli olmaz; belki de satın aldığınız yiyecekler “hayati” önem taşıyordur.

Yağ oranını düşürün
Vücudunuzda ne kadar çok yağ varsa, o kadar çok östrojen üretiyor ve depoluyorsunuz demektir. Yağ, aynı zamandan bedeninizdeki insülin oranını da artırır ve riskli bir durum yaratır. İdeal kilonuzu öğrenin ve bu oranı yakalamaya gayret edin.

Tavsiyeler: Glükoz oranı düşük, lifli besinleri tercih etmeisiniz. Doymuş yağ oranı yüksek besinlerden kaçınmanızda fayda var. Bol bol sebze ve meyve yemelisiniz. Örneğin soya, glükoz oranı düşük, lifli, neredeyse mucizevi bir bitki. Bu östrojen diyetini uygularken dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri de, her zamanki gibi egzersizi ihmal etmemek. Boş vakit buldukça, fırsatlar elverdikçe egzersiz yapmalısınız. Spor, hem vücudunuzu forma sokar, hem de daha kuvvetli ve dirençli olmasını sağlar.

Alkolü azaltın
Alkol tüketimi, büyük bir risk gibi görünüyor, çünkü östrojen oranını fazla artırıyor. Alkolün zaten karaciğer için de son derece zararlı olduğu bilinen bir gerçek.

Kadınlar için uygun görülen limitin, yani haftada 21 ünite alkolün üzerinde içmek, kandamarlarında östrojen dolanımını da olumsuz etkiliyor

Tavsiyeler: Alkol alışkanlığınız varsa, tüketim oranınız da yüksekse, günde en çok üç üniteye inmeye çalışın. Organik şarapları, şampanyaları ve biraları tercih edin.

Ostrojeni bloke edin
Tamoxifen gibi östrojeni bloke eden ilaçlar, göğüs kanserinde yüksek risk grubunda olan kadınlara doktorlar tarafından reçeteyle öneriliyor. Zira bu ilaç, göğüs kanseri riskini neredeyse yarı yarıya indiriyor.

Daha düşük risk grubunda olan kadınlar, besin yoluyla bu takviyeyi alabilir. Yine mucize besin soyaya geliyoruz.

Tavsiyeler: Günde 35-60 gram arası soya özlü protein alın. Soya fasülyesi, tofu gibi besinler, işinizi görecektir. Soya sosu, lezzetli olsa da, içerdiği yüksek tuz miktarı bakımından sağlıklı besinler arasında önerilmiyor.

Yağ tercihlerinizi doğru yapın
Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla yağ olmasının sebebi, hücrelerin ve özellikle yağ içeren hücrelerin östrojen depolaması. Kadınlar kilo vermeye çalıştıkça, bu hücreler yok oluyor. Burada amaç, östrojeni muhafaza ederek, aynı zamanda formda kalabilmek, sağlıklı bir bedene sahip olabilmek. Tabii ki günümüzün modern kadını için obezite, açlıktan ölmekten daha kötü bir şey. Göğüslerimiz, yağ bezeleriyle doludur, dolayısıyla bedenimizde en fazla östrojen hormonu bulunan yerlerden biridir. Ancak, diyetinize östrojen düşmanı yağlar eklemekle, göğsünüzdeki göğüs yağlarının östrojeni püskürtmesini sağlayabilirsiniz. Balık yağı (Omega-3) ve zeytin yağı (Omega-9), zararlı yağların arasında yer almıyorlar. Bilirsiniz; eskiden çocuklar kuvvetlensin, sağlıklı büyüsün diye balık yağı içirirlermiş. Neyse ki artık hapları var! Bir iyi haber daha; Omega-3 ve Omega-9, kan dolaşımı ve kalp için de olumlu etkiler taşıyor. “Kötü” kolesterolü düşürüp, “iyi” kolesterolü artırıyor.

Tavsiyeler: Susam, mısır, ayçiçek, fıstık ve susam yağlarından kaçının. Ayrıca mayonez, margarin gibi yağ asidi içeren şeylerden de uzak durun. Balık ya da zeytinyağını tercih edin. Bol bol balık yiyin. Eğer kansere yakalanma riskiniz yüksekse günde 10 gram, riskiniz yok ise 2 gram balık yağını ilaç niyetine almalısınız. En yüksek Omega-3 içeren balık türleri, somon, uskumru, ringa gibi, derin, soğuk deniz balıklarıdır. Yemeklerinize ve salatanıza iki kaşık zeytin yağı ekleyin.

Kimyasal östrojenlerden uzak durun
Hiçbir şeyin kimyasal yollardan alındığında gösterdiği etki, orijinali gibi olamaz. Soya fasulyesi ile haplar sayesinde alınan östrojen aynı değil. Kimyasalların en büyük zararı, istenilen, gerekli hormon dışında maddeler de içermesi.

Tavsiyeler: Günde en az 50 gram lahana, brokoli, karnabahar, karaturp, şalgam, kabak türü sebze yemelisiniz. Organik olmayan et tüketiminizi azaltmalısınız.

İnsülin oranını azaltın

Vücuttaki glükoz oranını dengeleyen insülin ve göğüs kanseri arasında bir ilişki olduğu saptandı. Benzerlik, insülinin de tıpkı aşırı östrojen gibi hücreleri bölerek çoğaltmasında yatıyor. Nişasta ve şekerli besinler gibi, yüksek oranda glükoz ihtiva eden besinlere dayalı bir beslenme alışkanlığı, vücudun fazla miktarda insülin pompalamasına neden oluyor.

Tavsiyeler: İnsülin oranını düşürmek için glükoz ihtiva eden besinlerden kaçının ve doymuş yağdan uzak durun.

Lifli besinler yiyin
Lif bakımından zengin bir diyet, göğüs kanseri riskini yüzde 54 azaltıyor. Bunun nedeni de lifin pozitif yönlü etkilerinin olması. Östrojen ve glükoz oranını ayarlıyor, daha çabuk kilo vermeyi sağlıyor. Lif aynı zamanda kan dolaşımı ve kan şekeri üzerinde de olumlu anlamda etkili.

Tavsiyeler: Günde ortalama en az 50 gram lifli yiyecek (kepekli buğday ekmeği, tahıl, bol bol sebze,…) tüketmelisiniz.

Daha çok anti-oksidan alın
Oksidanlar, tıpkı oksijen yüzünden paslanan demir gibi, okside edilmiş hücrelerdir. Bunlar, bütün bedende dolaşarak, sağlıklı hücreleri tahrip eden, kansere de neden olan, “serbest radikaller” tabir edilen zararlı şeylere dönüşebilirler. Anti-oksidan bakımından zengin besinlerle dolu bir diyet izlemek, oksidanlarla savaşmanın en kestirme ve garantili yolu. Sebze ve meyvelere rengini veren pigment, bol miktarda antioksidan içeriyor. Domates, havuç gibi sebzelerin o güzel renkleri, aynı zamanda sizin sağlığınızın da alameti…

Tavsiyeler: Günde dokuz öğün meyve ve sebze. Her öğün ya da porsiyonu, bir bardak taze meyve suyu, orta boy bir portakal ya da soğan, ya da 12 adet üzüm gibi düşünün… En fazla anti-oksidan ihtiva eden besinler arasında, sarmısak, ıspanak, brüksel lahanası, çilek, üzüm, portakal, erik, kiviyi sayabiliriz. Beslenme alışkanlıklarınıza, her gün en az bir kırmızı, turuncu ve koyu yeşil sebze, ve ikisi C Vitamini açısından da zengin olmak üzere en az dört ünite meyveyi katın.

Daha fazla D vitamini
D Vitamini, vücudu kanserojen hücrelernden ve toksinlerden korur. Süt, balık, yumurta, tereyağı, peynir, ciğer gibi besinler, D Vitamini içeriyorlar. Bu vitamin ile ilgili tek sorun, neredeyse sadece yağlı besinlerde bulunması ve kilo almanıza neden olması. İlginç bir nokta daha var; yine aşırı olmamak kaydıyla güneşte, açık havada bulunmak, D Vitamini almış etkisi yapıyor.

Tavsiyeler: Günde en az 15 dakikanızı dışarıda, açık havada geçirin. Bol bol süt için. Kahvaltıda yenilen flake’lerde de D Vitamini bulunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek