Oruç tutmanın metabolizmaya etkileri

Sahur ve iftarda alınan besinler, oruç tutulan saatlerde kişinin sağlık durumunu, motivasyonunu ve günlük performansını etkiliyor. Gün boyu çalışmak zorunda olan kişilerin bulundukları ortam, çalışma şekli, giydikleri kıyafet ve uyku düzeni oruç tutma sürecini kolaylaştıran ya da zorlaştıran faktörler arasında yer alıyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, ağustos sıcaklarıyla birleşen oruç günlerinde dikkat edilmesi gereken konular hakkında şu bilgileri veriyor:

“Sıcak havanın etkisi ile oruç tutan kişiler sağlık açısından bazı olumsuzluklar yaşayabilmektedir. Uzun süren açlık süresi sağlıklı kişide ciddi bir sağlık problemi oluşturmasa da kişinin metabolizmasını olumsuz etkileyebilir. Bu etkileri şöyle sıralayabiliriz:

– Kandaki trigliseridler artar,
– Kan şekeri düşer,
– Dikkat azalır,
– Kan basıncı düşer ya da yükselir,
– Atletik performans azalır,
– Halsizlik olur,
– İş verimi azalır.

Öğle uykusu kan şekerinin düşmesini engeller

Oruç tutarken gün içerisinde “uyuma isteği” oluşması da doğaldır. Açlık hissiyle kan şekeri düştüğünden kişide uyuklama hali, halsizlik ve sinirlilik görülebilir. Kan şekerinin düşmesini engelleyebilmek için sahurda lifli gıdalara yer verilmesi bir önlem olabilir. Kan şekerinin düşmesinin engellenmesi ile gün içerisinde uyuklama hallerinin de önüne geçilmiş olunacaktır. Sahur ve iftarda tüketilen ağır, yağlı, acılı ve baharatlı yemekler de uykuyu kaçırabilir. Mümkünse vücudu ve zihni kısa öğle uykusuyla dinlendirmek gerekir.

Kronik hastalıklar oruca engel

Sağlıklı erişkinler hiçbir sağlık problemi yaşamadan rahatça oruç tutabilirler. Ancak bir takım sağlık problemleri, kronik rahatsızlıkları olan kişilerin bu süreçte yaşayabileceği olumsuzluklar daha da artabilir. Hipertansiyon, diyabet, kalp, karaciğer ve böbrek hastalığı olanların ya da epilepsi, migren, mide, duodenum ülseri, kanser gibi kronik hastalığı bulunanların oruç tutması sakıncalıdır. Çünkü bu hastalıklar, genelde sık ve az yemek yemeği ve düzenli ilaç kullanmayı gerektirir. Bu kişilerin oruç tutmaları sağlıkları açısından sakıncalı olabilir. Gün içerisinde ilaç kullanma saatlerinde değişiklik yaparak oruç tutmayı düşünen hastaların ise mutlaka doktorlarına danışması ve doktorlarının izni ile dini görevlerini yerine getirmesi gerekir. Çünkü oruç tutmak, bu tür sağlık problemlerinin seyrini kötü etkileyebilir.

Taş hastaları bol sıvı almalı

Taş hastalığına yatkın olan kişilerde risk, oruç tutulan dönemlerde artabilir. Bu nedenle taş hastalığına yatkın olan kişilerin, iftardan sahura kadar bol sıvı almaları gerekir. Hamilelerin, çocukların, ağır işlerde veya aşırı dikkat gerektiren işlerde çalışanların oruç tutması kesinlikle önerilmemektedir.

Reflüsü olanlar sahurdan hemen sonra uyumamalı

Ramazan ayı ile birlikte beslenme alışkanlıklarında da büyük değişiklikler olur. Ancak gün boyu süren açlığın etkisiyle iftarda boş mideye birden yüklenmek ya da sahurda acıkmamak için aşırı ve dengesiz beslenme yapmak doğru değildir. Bunlar bu süreç içinde yapılan en büyük hatalardan birkaçıdır. Her zaman önerildiği gibi Ramazan ayında da amaç, yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayabilmektir. Sahurdan hafif gıdalar tüketilmelidir. Tuzlu ve yağlı yiyeceklerden sakınılmalı, lifli gıdalar ve sıvı alımına özen gösterilmelidir.

Sahur sonrası yatıldığında baş yüksekte olmalıdır. Bu durum özellikle reflü rahatsızlığı olan kişilerin dikkat etmesi gereken bir durumdur. Mümkünse reflü hastalığı gibi sorunları olan kişiler sahur sonrası yatmamalıdırlar. İftarda ise önce hafif bir çorba ile oruç açılmalı, namaz kılınacaksa kılınıp namazdan sonra iftar yemeğine yine devam edilmelidir. İftar yapıldıktan sonra tokluğun hissiyle oluşabilecek uyku en az yemekten 2 saat sonra olmalıdır. Oruç tutarken tamamen hareketsiz kalmak da doğru değildir. Hafif egzersiz ya da yürüyüşle kan dolaşımı kolaylaştırılabilir.

Uyku kalitesi ne zaman normale döner?

Ramazan’da sahura kalkmak başta çalışanlar açısından uyku sürelerinin kısalmasına ve uyku düzeninin değişmesine sebep olacaktır. Uyku düzeninin değişmesi bazı hormonların ritminin (ACTH ve Melatonin gibi) bozulmasına neden olur. Uyku problemleri günlük hayatta uyum sorunlarına yol açar.

Oruç tutan kişilerin 24 saat içindeki toplam uyku sürelerini, Ramazan öncesindeki gibi tutmaya çalışması alınabilecek bir önlemdir. Ancak uyku açısından yaşanan bu tür problemler kalıcı bir bozukluk oluşturmadığından, uyku kalitesi oruç bittikten bir süre sonra normale döner.

Soğuk su ile duş alın, dışarı çıkmayın

Oruçlu iken zaten sıvı alımı yapılamayacağı için sıcak ortamlarda bulunmak, terlemeyi artırarak vücutta var olan suyun da kaybedilmesine ve buna bağlı olarak susuzluk hissedilmesine sebep olacaktır. Bunun sonucu olarak kanın akışkanlığı azaldığı için risk grubunda olanlarda damar tıkanıklığı gelişebilir. Bu açıdan bakıldığında kalp ve damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon yakınması olanların oruç tutması sakıncalıdır. Bunun için aşırı güneşli ve sıcak havalarda sağlıklı kişilerin bile mümkün olduğunca dışarı çıkmaması önerilir. Ancak açık havada çalışmak zorunda olanların açık renkli, bol, pamuklu giysiler giymesi, geniş kenarlı şapka kullanması, baş ve yüzlerini sık sık soğuk suyla yıkaması ve imkânı olanların gün içinde duşa girmesi alınabilecek önlemlerdir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek