Osteoporoz riskini azaltmak elimizde

Osteoporoz, son ana dek belirti vermeden ilerleyebilen bir hastalık. Gelişim ve ilerlemesinin son dönemde ise sırt ağrıları, dik duruşun kaybedilmesi veya hafif darbelerle oluşan ani kırıklarla kendini belli ediyor.

Osteoporoz, sessizce ilerleyen bir düşman. Bazı vakalarda hastalığın son dönemine kadar belirti vermeyebiliyor. İşte bu dönemde hafif darbelerle el bileği, omurga ve kalça kırıkları oluşabiliyor.

Osteoporoz ile ölüm riski ise ileri yaşlarda keskin bir artış gösterebiliyor. Bu durum daha çok kalça kırıklarıyla bağlantılı seyrediyor.

Dünyada ikinci sağlık problemi

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporuna göre osteoporoz, kardiyovasküler hastalıklardan sonra sağlık problemi olarak 2. sırayı alıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün bu raporuna göre, dünya üzerinde yaklaşık 200 milyon kadın osteoporoz ve düşük kemik yoğunluğuyla karşı karşıya. Bu da 60-70 yaş arası her 3 kadından birinin, 80 yaş üzerindeki her 3 kadından ikisinin bu sorunun etkisi altında olduğunu gösteriyor.

Yaygın inanışın aksine, osteoporoz sadece kadınları değil, erkekleri de etkiliyor. Ancak; erkeklerin risk yüzdesi daha düşük.

Yaşam boyunca osteoporotik kırıkla karşılaşma riski kadınlarda yüzde 30-40 civarında seyrederken, bu oran erkeklerde yüzde 13. Üstelik kadınların osteoporotik kalça kırığından ölme riski, göğüs kanserinden ölme riskiyle aynı oranda gelişiyor.

Osteoporozdan nasıl korunmalı?

Böylesine riskli bir hastalıktan nasıl korunmak gerektiğine gelince; önce, osteoporoza nelerin yol açtığına bakmak daha doğru olacak.

Ailede osteoporoz olması, düzensiz beslenme, sigara kullanımı, uzun süreli kemik yıkımını artıran ilaç kullanımı, aşırı alkol tüketimi, düzenli egzersiz yapmama gibi faktörler osteoporozun gelişmesine yol açıyor. Dolayısıyla bunlardan kaçınarak hastalık riskinden korunmanız mümkün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek