Şifalı kaplıcalar ve yararları

Doğal tedavinin çıkış noktası 5 elemente dayanıyor. Toprak, su, metal, ateş, hava. Bu 5 elementten biri olan su ise doğal tedavinin temel ayaklarından birini oluşturuyor. Şifalı kaplıcaların bazı tedavilerde başarılı olması bunun en büyük kanıtı…

Geleneksel Doğu Çin anlayışında 5 elementten havanın yerine bazen ağaç konulur. Çünkü hava zaten olmak zorundadır. Bunlar birbirlerini saat kadranının her iki doğrultusunda etkiler.

Doğal tedavi; Türkiye’de halkımızın çok ihtiyaç duyduğu, ihtiyaç duyduğu kadar bilgilendirme konusunda da eksik kalınan bir konu.

Natur-Med Doğal Tedavi ve Kaplıca Kür Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Yaşar Yılmaz, kaplıcalar hakkında şunları anlattı:

“Doğal tedavi nedir? Kaplıca nedir? Kür merkezi nedir? Bunlar niye yapılır, kür merkezine niye gidilir, kaplıcaya niye gidilir? Kim gider? Yalnız hastalar mı gider, sağlıklılar da gider mi? Nasıldır? Bunların tanımı nedir, yani bir kaplıca nedir? Ne işe yarar, ne işe yaramaz?

Su olmadan toprak olmaz, toprak olmadan ateş olmaz, ateş olmadan metal olmaz, metal olmadan su olmaz, ağaç olmadan bunların hiçbiri olmaz gibi. Çıkış noktamız budur. Kür merkezinin bin bir türlü tarifinden biri şu olsun: Bu 5 elementin insan sağlığına sunulduğu yerlere kür merkezi denilir.”

5 elementten en önemlisi su

Su hem arıtıcıdır hem de arıdır. Su eğer sıcaksa ve mineralliyse kaplıca suyudur. Ancak 80-90 derecede sular da vardır, bunlar kaplıca suyu değildir. Bunlar jeotermal enerjide işe yarayan ama tıpta işe yaramayan sıcak kaynar sulardır. Bir su vücut ısısına ne kadar yakınsa o kadar iyidir.

Mineral yoğunluğu ise 1 litrede en az 1 gr. olmalıdır. Bunlara mineralli sular adı verilir. Sıcaklığından dolayı termo denilir. Sıcak mineralli sulara termo mineralli su, yani kaplıca suyu olarak adlandırılır.

Osteoporoza karşı kalsiyumlu su

Suyun sıcaklığı ve mineralinden bahsettik, bir de suyun içilmesi var. Türkiye’de 30 civarında içmece vardır. İçindeki minerale göre faydalıdır. Suyun içerisindeki mineraller, örneğin kalsiyumdur.

Kemik erimesi diye tabir edilen osteoporoza karşı en iyi tedbir, kalsiyumlu su içmektir. Eğer yanında silisyum dioksit yoksa kalsiyumu ağızdan aldığınızda aşağıdan çıkar. Hiçbir yararı olmaz.

Kaplıca suyunda 84 mg silisyum dioksit bulunur. Bu silisyum dioksit hem hücre yenilenmesini sağlar hem de antiseptik etkileriyle içildiği zaman mideyi, bağırsağı temizleyen, banyo yapıldığı zaman sülfatlarla birlikte ortak etkileşime girerek ağrılara iyi gelen, kalsiyumlu suysa bununla beraber kemik erimesine iyi gelen, magnezyumlu suysa gerginliğe, sinirlere iyi gelen, uykusuzluğa iyi gelen içindeki iyotla beraber guatra iyi gelen, bikarbonatla beraber sindirim kanalı hastalıklarına iyi gelen özellikleri vardır.

Suyun mekanik etkileri

Suyun bir de mekanik etkileri vardır. Bu mekanik etkileriyle birçok refleks sonuca varabiliyoruz. Kolon hidroterapi; kalın bağırsak su banyosu diye bir uygulamadır. İnsanoğlu var olduğundan beri kalın bağırsak su banyosu yapılmaktadır.

Mısır papirüslerinde bile bununla ilgili kayıtlara rastlanmıştır. Kalın bağırsak, vücudun bağışıklık sisteminden sorumlu olan, lenf bezlerinin büyük oranda yerleştiği organdır.

Kolon hidroterapi; kaplıca suyu kalın bağırsağa verilerek, yaklaşık 45 dakika içerisinde yıllarca bağırsakta yer etmiş, kireçleşmiş, yapışmış, sertleşmiş artıkları arındırma işlemidir. Bu artıklar haberiniz bile olmadan depresyona, hazımsızlığa, sıkıntıya, kemik erimesine, A’dan Z’ye birçok hastalığa yol açıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek