Benlerdeki değişikliği hafife almayın

Uzmanlar, vücutta benlerin yüzeyinde kanama, yara veya kabuklanma varsa, renkleri farklı, kenarları girintili-çıkıntılıysa vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurmak gerektiği uyarısında bulunuyor.

Her insanda az ya da çok sayıda melanositik nevüs, yani ben bulunduğunu söyleyen Dermatolog Halil Bayazıt, “Bunların sayıları bazen birkaç tane, bazen de onlarca olabilir. Bizim için önemli olan bu benleri sıkı şekilde takip etmek, renk ve doku değişimlerinde bir dermatoloğa başvurmak, en önemlisi de içinde bulunduğumuz yaz aylarında güneşe çıkmamaya özen göstermektir” diyor.

Büyüklükleri birkaç milimetre ile birkaç santim arasında değişen benlerin yuvarlak veya oval olabildiklerini belirten ve “Temel yapılarını oluşturan melanosit hücrelerinin renk yapıcı özelliğinden dolayı benler kahverenginin tonlarında olur” diyen Dr. Beyazıt, benler hakkında şu bilgileri veriyor:

“Benler cildimizin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Doğru bir ben muayenesinde saç derisi, avuç, ayak tabanı ve genital bölge de dahil olmak üzere tüm deri yüzeyi kontrol edilmelidir. Benlerin kendilerine özgü bir yaşam döngüsü vardır. Birçok ben oluşumunu takip eden uzun yıllar çeşitli değişimler gösterebilir. Bazıları kendiliğinden kaybolabilir. Bu değişimler yavaş yavaş olur. Ergenlik çağında, güneşlenme sonrasında veya hamilelik sırasında benlerin renkleri koyulaşabilir ya da yeni benler ortaya çıkabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu değişimlerin belirli şartlar altında ya da uzun yıllar içinde yavaş yavaş oluştuğudur. Benlerde ortaya çıkan ani değişimler normal değildir ve mutlaka bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Ben sayısı 50’yi geçerse kanser riski artar

Basit (sıradan) benler: Özellikle hayatın ilk 20 yılında ve en fazla ergenlik çağında belirmeye başlayan birkaç milimetre ya da en fazla yarım santim civarında olabilen benler, genellikle kahverenginin tek bir tonunda veya koyu kahve–siyah renkli, yuvarlak veya hafif oval formda lekeler olarak başlayıp, zamanla ciltte kabarık ve daha açık renkli bir görünüm alabilir. Bu şekliyle tek başlarına herhangi bir tehlike arz etmezler ancak sayıları önemlidir. Benlerin 50 ya da daha fazla sayıda olması, deri kanseri oluşma riskinin artmış olabileceğine işaret eder. Cildimizdeki bu tip benler şekil, renk ve büyüklük açısından birbirlerine benzerlik gösterir. Bunlardan biri ya da birkaçının diğer benlerden farklı özellik göstermesi önemlidir. Bu farklı benlerin düzenli aralıklarla kontrolü veya cerrahi olarak çıkartılması gerekebilir.

Konjenital (doğumsal) benler: Bazı benler doğum anında cildimizde mevcuttur. Bu doğumsal benlerin yüzeyinden deri kanseri (melanom) gelişme riski, sıradan benlere göre biraz daha fazladır. Özellikle 20 santimden büyük olanlarda bu riskin çok daha artmış olduğu kabul edilir ve tedavileri gerekir.

Displastik nevus (atipik) benler: Bu benler genellikle ortalama basit benlerden daha büyüktürler (yarım santimden daha büyük). Ortaları daha koyu, etrafı daha açık kahverengi olabilir. Irsi olabilirler. Atipik benleri olan kişilerde melanom gelişme riskinin kısmen artmış olduğu kabul edilir ve düzenli aralıklarla dermatologlar tarafından muayeneleri tavsiye edilir.

Benler nasıl kontrol edilmeli?

Kanser riski taşıyan benlerin tespit edilmesi için cilt kontrolünün önem taşıdığını belirten Dr. Beyazıt, “Cildinizdeki benlerin sayısını, yerlerini, büyüklüklerini not etmeniz, sonraki muayenelerde benlerinizi karşılaştırmanız ya da dermatoloğunuza bu bilgileri verebilmeniz çok önemlidir” diyor, ciltteki leke ve benlerin nasıl kontrol edilmesi gerektiğini ise şöyle anlatıyor:

Asimetri: Benin bir yarısının şekil, büyüklük ya da renklenme açısından diğer yarısına benzememesi.

Sınırlar: Benin kenarlarının düzensiz, girintili, çıkıntılı ya da belirsiz olması.

Renk: Benin birden fazla renk içermesi veya bu renklerin düzensiz olarak dağılmış olması.

Çap: Benin büyüklüğünün yarım santimden (kabaca kurşun kalemlerin arka ucundaki silgiden) büyük olması.

Görünüm: Benin yüzeyinde kanama, yara ya da kabuklanma başlaması.

Bu işaretlerden biri ya da birkaçının varlığını hissettiğinizde veya şüpheye düştüğünüzde benlerinizin bu konuda deneyimli bir dermatolog tarafından muayene edilmesi gerekir.”

Benlerin alınması sakıncalı mı?

Benlerin çıkartılmasının kansere yol açmadığını söyleyen Dr. Beyazıt, “Tıbben benlerin çekilip çıkartılmasının hastaya hiçbir zararının olmadığı kesin olarak kanıtlanmıştır. Kanserleşmiş olsa bile benlerden parça alınması ya da tamamen çıkartılmasının hiçbir sakıncası yoktur. Aksine riskli bir benin ya da kanser değişimlerinin başlamış olduğu bir benin alınmamasının, teşhis ve tedavide geç kalınması gibi çok önemli zararları olabilir” diye konuşuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek