Kemiklerimizin sağlığı önemli

Osteoporoz ileri yaşlarda görülüyor. Ancak, sağlam kemiklere sahip olmak için çocukluk çağında önlem almanın büyük yararı var. Kemiklerimiz vücudumuzun görünmez çilekeşleridir; ağırlığımızı taşırlar ve çeşitli fiziksel stresler sırasında ayakta durmamızı sağlarlar. Bunun için sert olmaları gereklidir.

Esas önemlisi ise beyin, omurilik ve kemik iliği gibi yaşamsal dokuların korunağıdır.

Halk sağlığı sorunu

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun vücudumuzdaki kemiklerin sağlığı konusunda şu bilgileri verdi:
“Kemiklerin en önemli özelliği sert olmalarıdır ama bu onların cansız ve hissiz oldukları anlamına gelmez. Birçok hormonun etkisiyle kemikler uzar ve çocuklar bu sayede büyür. Kemikler, bir taraftan uzarken bir taraftan sertleşir. Örneğin bir yaşın sonunda kemiklerin artık en az 10 kg ağırlığı taşıyacak kadar sağlamlaşmış olmaları gereklidir; yoksa çocuk ayakta durmaya başlayınca ‘eğrilmeye’ başlar. Daha sonraki yaşlarda, özellikle de ileri yaşlarda sağlam olmayan kemikler ‘kırılarak’ hatırlatırlar kendilerini.

Son yıllarda hemen herkesin öğrendiği ‘osteoporoz’ basitçe kemiklerin sağlamlığını yitirmesi olarak tanımlanabilir. Osteoporoz, giderek önem kazanan bir halk sağlığı sorunudur. Osteoporoz, ileri yaşlarda görülür ama sağlam ve sağlıklı kemiklere sahip olmak ancak, çocukluk çağında alınacak önlemler ile mümkündür. Bu o kadar önemlidir ki yakın zamanda ABD’de 9- 12 yaş grubundaki çocuklar ve ailelerine yönelik bir ‘Ulusal Kemik Sağlığı Kampanyası’ başlatılmıştır. Peki, kemikler nasıl sağlamlaşır ve kemik sağlığı için neler önemlidir?”

Aşınma ömür boyu sürer

Kemikler en iyi beton yapılara benzetilerek anlatılabilir ve kemiklerdeki ‘hafriyat’ yaşam boyu sürer. Kemikler, protein yapısındaki ince matriks (lifler) ve bu matrikse çöken minerallerden oluşmaktadır. Bu minerallerin başında kalsiyum ve fosfor gelmektedir. Matriksi oluşturan lifler beton yapılardaki ‘demir ağlara’, mineraller ise çimentoya benzetilebilir.

Kemiklerin sağlamlığı hem matriksin kalitesine (bir bakıma mikromimarinin kalitesine) hem de gram kemik dokusu başına çöken mineral yoğunluğuna bağlıdır. Bu arada hafriyatı yapan hücreleri (çilekeş inşaat işçilerini) unutmamak gereklidir. Kemikleri oluşturan yapıların tümün ‘kemik kitlesi’ olarak isimlendirilmekte ve bu kemiklerin sağlamlığı ‘kemik kitlesinin’ miktarı ile belirlenmektedir.

Son yıllardaki araştırmalar en yüksek kemik kitlesi miktarına (pik kemik kitlesi) 25 yaşından önce ulaşıldığını, bundan sonraki yaşlarda oluşan bu kemik bankasından harcama yapıldığını göstermektedir.

Pik kemik kitlesi büyük oranda genetik faktörlerce belirlenmekle birlikte, öngörülen genetik potansiyele ulaşılması beslenme, aktivite, endokrin fonksiyon ve yaşam tarzını oluşturan diğer faktörlere bağlıdır.

Kemik kitlesi gelişiminin en yoğun olduğu dönem 9-14 yaş arası, yani ergenlik dönemidir. Bu nedenle, erişkin yaştaki osteoporosizin önlenmesi büyük oranda ‘pik kemik kitlesinin’ miktarının artırılmasına, dolayısıyla çocukluk döneminde atılacak adımlara bağlıdır.

Öncelikle kemik yapımından sorumlu hücrelerin uyarılması gereklidir. Bunun için yapılacak en önemli şey kasları dolayısıyla kemik zarını gerecek türde (yani yer çekimi etkisinden kurtulmadan) yapılacak egzersizlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek