Şu lazer dedikleri…

Asrın vazgeçilmez teknolojisi hâline gelene lazer konusunda her gün bir başka yenilik kaydediliyor.

Amerika’da yeni kurulan “Endoskopik Göz Cerrahisi Cemiyeti” klâsik göz ameliyatlarının yerini alacak teknikler için çalışıyor. Amerika’daki derneğin tek Türk kurucu üyesi olan Dr. Sinan Göker, lazerin uzman olmayan ellerde faydadan çok zarar getireceği gerçeğinin gözardı edilmemesi gerektiğini önemle belirtiyor.

Lazer çıktığında insanlar bu yönteme gözü kapalı rağbet ettiler. Hatta, uygulamayan doktorlardan da bu yöntemi talep etmeye başladılar. Gerçekten lazere nasıl yaklaşılmalı?

Evet, insanlar lazere çok rağbet ettiler. En çok da göz hastalıklarına. Ama bazı branşlarda, uzman olmayan ellerde yapılan uygulamalar sonunda lazere karşı güvensizlik ortaya çıktı.

Lazerin ne olduğunu hatırlatalım
Lazerin yaptığı işlem, bir cerrahın bıçakla yaptığı işlemin aynı. Cerrah bıçakla bir dokuyu alıyor. Ya da lazerle dokuyu yakıyor veya buharlaştırıyor. Örneğin, exsimer lazerde, karbon buharlarını ayrıştırıp onu bir plazma buharı hâline getiriyor. Ama soğuk olarak, yakmadan buhar hâline getiriyor. Bunun avantajı şöyle: İnsan elinin belli bir hassasiyeti, derecesi var. Biz elimizle bir saç telinin üzerine isim yazacak durumda değiliz. Ancak, lazerle bunu yapabiliyoruz. Doğru kullanıldığında insan elinden daha etkili oluyor.

Dr. Göker, lazerde sizin branşınız olan göz konusuna gelirsek, son zamanlarda sizin geliştirdiğiniz bir yöntem de var. Bunu açıklar mısınız?
Lazerde en başarılısı excimer lazerle göz tedavisi. Bu tedavi, ilk yıllarda 3-4 dereceye uygulanıyordu. Şimdi, miyop tedavisinde yüzde 95’lere kadar olumlu tedavi yapılıyor. Bir cerrahide yüzde 95’lik netice çok önemlidir. Miyop-astigmatta, zaten 6-7’e kadar tümünü düzeltebiliyoruz. Hipermetrop daha zor bir olay. Şu ana kadar, 4’e kadar çok başarılı bir şekilde tedavi edilecek duruma geldi. Bir de, mix-astigmat var. Ben, bunda yeni bir teknik geliştirdim. Bu sene başında Amerika’da sundum. Bu yıl, Miami’de yapılan tıp kongresinde de bunu sunacağım. Cerrahide, sadece numarayı düzeltmek önemli değil. Hasta konforu da önemli. Yani, belki numaralar düzeltiliyor ama hastanın diğer yan etkileri açısından memnuniyeti az oluyordu.

Sürekli vurguladığınız hasta konforunu biraz açar mısınız?
Evet, teknoloji geliyor, ama doktor faktörünü unutmamalı. Benim 50 ameliyatlık tecrübemle, son 10 bin ameliyatlık tecrübem bir değil. Bu nedenle doktorlar ilk uygulamalarını, tecrübeli bir doktorun ekibinde yapmalı. Ülkemizde, herkesin her şeyi yaptığı bir yerde, olumsuzlukları hastalarda görmekteyiz.

Peki, lazer nerelerde kullanılmaz?
Kornea kalınlığı yetersiz olan hastalarda kullanılmaz. Keratakonuz gibi bir hastalık var. Korneanın bir dejeneratif hastalığı. Kornea, gençlik çağından sonra başlıyor. Lazerin, yine üveyd dediğimiz hastalıkta da yapılmaması gerekir; bu da gözün iç iltihabı. Ayrıca, aşırı kuru gözlerde de yapılmaması gerekiyor. Bir de çok uzun süre kontakt lens kullanımı gözde belli bir tahribata yol açıyor. Kontakt lensi insanlar çok masum bir olay olarak görmektedir. Hatta, birçok insan bunu kozmetik amaçlı olarak da kullanmaktadır. Aslında bunlarda bir takım yan etkiler bulunmaktadır. 10-15 yıl süreyle kontakt lens kullanımında bir takım bozukluklar görünmektedir. En basitinden gözde kuruma olur. Göz kuruluğu çok basit bir şey olarak görülmemelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek