Uykusuzluğun nedenleri ve hayatımıza etkileri

Günlük hayatımızda kullanmak durumunda kaldığımız birtakım ilaçlar, uyarıcı maddeler, huzursuzluk, stres ve uyku apnesi gibi nedenlerle yaşanan uyku sorunları, konsantrasyonumuzu ve iş verimimizi de olumsuz yönde etkiliyor.

“Erişkin bir insan günde ortalama 8 saat uyumalıdır. 1 ay süre ile günlük yaşamını aksatacak ölçüde uykusuzluk çeken bir kişinin uyku bozukluğu olduğu kabul edilir” diyen SSK İstanbul Eğitim Hastanesi Nöroloji Kliniği Şefi Doç. Dr. Orhan Yağız, uyku bozuklukları ve nedenleri konusunda şunları anlattı:

Uykusuzluğu etkileyen faktörler

Uykusuzluğu etkileyen veya ortaya çıkaran etmenler, şöyle sıralanabilir:
– Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde alışkanlığı,
– Yüksek tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve bazı grup ilaçlar,
– Psikolojik etmenler (kişinin huzursuz ve kaygılı olması, gerginlik, stres hali, endişeli olması),
– Birtakım nörolojik hastalıklar (huzursuz bacaklar sendromu gibi),
– Uykunun kalitesini etkileyen durumlar (kabus, uyku apne sendromu gibi).

Uykusuzluğun başlıca 2 tipi mevcuttur; dissomniler ve parasomniler.

Uyku başlatma, sürdürme, uykunun miktarı ve kalitesine ait bozukluklara ‘dissomnia’ adı verilir. Bu grupta ‘primer insomni’ dediğimiz, bilinen bir etkene bağlı olmadan ortaya çıkan, uyku süresi kişiye göre farklı olarak kısa olan veya kişinin ertesi gün kendisini dinlenmiş olarak hissetmediği bir uyku dönemi söz konusudur.

Parasomnilerde ise kâbus bozukluğu, uykuda korku bozukluğu, uyurgezerlik hali gibi durumlar alt nedenleri teşkil etmektedir. Bu durumlarda, kişi kaliteli bir uyku dönemi yaşayamamakta ve dolayısıyla uyku sorunu ortaya çıkmaktadır.”

Uykunun dönemleri

SSK İstanbul Hastanesi Başhekimi, Op. Dr. Özgür Yiğit, uykunun dönemlerini anlattı: “Uyku sırasında EEG, EOG ve EMG ile yapılan değerlendirmelerde; uykunun kortikal sedasyon safhası, non REM dönemidir. Bu safhaya kabaca ‘derin uyku’ adı verilir. Bu, inaktif bir dönem olarak düşünülebilir.

Solunum azalması olabiliyor

Uykunun REM dönemi ise kortikal aktivasyon safhasıdır. Non REM döneminde zıt olarak, REM dönemi; aralıklı patlamalar, adale kasılmaları ve seğirmeler gösterir. REM döneminde akıl, rüya görmeyle birliktedir. Göğüs kasları uyarılmamasının eşlik ettiği ve bu nedenle mekanik bir yetersizlik olan REM dönemi sırasında, göğüs solunumunda azalma olabilir. Bu durum, akciğer volümünde azalma ve kolayca kanda oksijen azalmasına yol açabilir.”

Uyku bozukluklarının zararları

Uyku bozukluğunun başlıca zararı; çalışma hayatında ve günlük sosyal yaşamda görülmektedir. Sabah kendisini dinlenmiş hissetmeden kalkan bir kişinin iş veriminin düşük olması, doğal bir sonuçtur. İşine konsantre olamaz, dikkati dağınıktır, gün içinde uyuklama ihtiyacı duyabilir. Bu kişi trafikte araç kullanmak zorunda ise kendisi ve başkaları için tehlike oluşturabilir. Günlük hayatta gergin, sabırsız olabilir. Karşılıklı ilişkilerde kırıcı davranabilir.

Uykusuzluk veya az uyuma, her zaman bir hastalık belirtisi sayılmamıştır. Günde birkaç saat uyuyan, bunu alışkanlık haline getirmiş ve günlük yaşamını aksatmadan sürdürebilen kişiler de, az sayıda da olsa vardır. Kişi bundan rahatsız olmadığı için bu bir hastalık belirtisi sayılmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek