Kökünün kurutulduğuna inanılan verem hastalığı, dünyanın tüm bölgelerinde yeniden sorun olmaya başladı. Bu hastalık yılda üç milyon kişinin hayatına mal oluyor. Verem, endüstri ülkelerinde de yayılsa da, uzmanlar aslında veremin yoksullukla bağlantılı olduğunu söylüyor.
Verem yeniden küresel bir sorun haline geldi. BM verilerine göre, bu bulaşıcı hastalık yılda yaklaşık üç milyon kişinin yaşamına mal oluyor, ki bu rakam AIDS ve sıtmadan ölenlerin toplamından fazla. Alman Veremle Mücadele Derneğinden Jürgen Hammelehle veremin aslında bir yoksulluk hastalığı olduğunu söylüyor:
“Verem, yoksullukla bağlantılı bir hastalık. İnsanların dar bir alanda birlikte yaşamak zorunda kaldıkları yerlerde, örneğin gecekondu semtlerinde kolaylıkla yayılıyor. Bur tür yerlerde yeterli su olmadığı için için hijyenik koşullara da dikkat edilemiyor.”
Tedavisi hassas
Veremin en etkili olduğu ülkeler nüfusu kalabalık ülkeler, Hindistan, Çin ve Güney Afrika. Verem, antibiyotikle iyileştirilebilen bir hastalık. Ama hastalıkla mücadelede sadece ilaç vermek yetmiyor. Bu ilaçların altı ay boyunca belli bir düzende alınması gerekiyor. Aksi takdirde hastalık tekrarlıyor, tedavi uzuyor ve masraflar artıyor.
Veremle mücadelede sorun, hastalık virüsünün yıllarca fark edilmeden vücutta kalması ve ancak kişinin direncinin düştüğü zamanda ortaya çıkması. Bu yüzden, verem virüsünü taşıyan herkes hasta olmuyor, sadece on kişiden birinde hastalık ortaya çıkıyor, ama taşıyıcı aynı zamanda bulaştırma potansiyeline sahip kişi.
Hastalığın kökü kurutulamadı
Dünya Sağlık Örgütü, 80′li yılların sonunda veremle mücadelenin başarısından ve yakında tüm dünyada ortadan kalkacağından söz ediyordu. Ama hastalık, kısa bir süre sonra özellikle ABD’de hızla yayıldı, bunda AIDS virüsünün vücudun direncini düşürmesinin de etkisi vardı. Oysa batılı ülkeler veremle mücadeleyi son erdirmişlerdi, bu yüzden de hastalığa hazırlıksız yakalandılar.
Şu anda verem endüstri ülkelerinde sorun değil, ama Dünya Sağlık Örgütü, bunun veremin yeniden unutulmasına yol açmamasını istiyor. Genç doktorların bu konuda eğitilmeleri şart. Ayrıca doktorlar sık rastlanmayan bir hastalığın tanısını koymakta zorlanıyor. Bu da hastalığın tedavisini güçleştiriyor. Berlin’deki Robert Koch enstitüsünden Walter Haas:
“Hastalık geriliyor. Bu da bizim özellikle dikkatli olmamızı gerektiriyor, çünkü hastalığın tanısı zorlaşıyor. Bir hastanın vereme yakalandığının uzun süre fark edilmemesi, bulaşma riskini arttırıyor.”
Avrupa’nın doğusunda artış gösteriyor
Verem hastalarının sayısı özellikle Avrupa’nın doğusunda artış gösteriyor. Avrupa Birliği’nin genişlemesi ile hastalığın batıya taşınması olasılığı ortaya çıkıyor. Doktorların bir uyarısı da hastalığı daha çabuk iyileştirecek ilaçların geliştirilmesi. Sınırsız Doktorlar Örgütü, altı aylık tedavinin çok uzun olduğunu, kalkınmakta olan ülkelerde çoğu hastanın bu kadar uzun tedaviye dayanamadığını belirterek, daha etkili ilaçlar geliştirilmesini istiyor.
BENZER YAZILAR
- İlaca dirençli verem tırmanışa geçti
- Bilinçsizce yapılan şok diyetler verem ediyor
- BCG aşısı menenjiti de önlüyor
- Kahvaltı yapmadan işe başlamayın
- Abur cuburla gelen reflü tehlikesi
- Hava kirliliği astım ve kalp rahatsızlığını tetikliyor
- Birçok ülkede akıl hastalıkları görmezden geliniyor
- Devleşme yaşamsal tehlike taşıyor
- Ceket zamanı
- Obezite erken ölüm nedenleri arasında
- Sezonun gözde rengi: yeşil
- Romatoid Artrit hastalığı sakatlığın başlıca nedenlerinden
- Şeker hastalığı için en büyük risk yaşam tarzı
- Su egzersizleriyle gelen güzellik
- Zona hastalığında beslenmenin önemi
- Şeker hastalığı (diyabet) kör edebiliyor
- Steril yaşam ve aşırı deterjan astımı tetikliyor
- Her hapşırık grip olmayabilir
- Güneş çarpmalarına karşı dikkatli olun
- Her yaşa farklı vitamin uygulaması
