Yasakta geri adım sigara kullanımını artırır

Kahvehanelerin yasak kapsamından çıkarılmasının yanlış olacağını ifade eden uzmanlar, bu konuda atılacak bir geri adımın kahvehanelerle sınırlı kalmayacağı ve alınacak karar emsal alınarak diğer işletmelerde de sigara kullanımının önünün açılacağı uyarısında bulunuyor.

Kapalı mekanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasının ardından, Anayasa Mahkemesi’nin Danıştay’ın kahvehanelerde sigara içilmemesi yasağının kaldırılmasına ilişkin yasa maddesinin iptalini esastan görüşme kararı alması ve bazı işletmelerin yasaya itirazlarına uzmanlar tepki koyuyor.

Hasta Hakları ve Sağlıklı Yaşam Derneği (HAKSAY) Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, sigara yasağının kesinlikle gevşetilmemesi gerektiğini söyledi.

Danıştay’ın Haziran ayı içinde kahvehanelerde sigara içilmemesi yasağını Anayasa’ya aykırı bularak, bu konuda yasak getiren yasa hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurması ve Anayasa Mahkemesi’nin ilgili yasa maddesinin iptalini esastan görüşme kararı aldığını anımsatan Özlü, gelişmelerden kaygı duyduğunu belirtti.

Özlü, Türkiye’de her yıl aktif sigara içimine bağlı olarak 100 bin, pasif sigara içime bağlı olarak 15 bin kişinin yaşamını yitirdiğini savundu. Sigaraya bağlı ölümlerin trafik kazaları, yangınlar, cinayetler, AIDS, alkol, kokain, eroin ve intiharlara bağlı ölümlerin toplamından daha fazla olduğunu öne süren Özlü, kanser ölümlerinin yüzde 32′si, kalp krizi ölümlerinin yüzde 21′i, kronik akciğer hastalığı ölümlerinin yüzde 88′inden sigaranın sorumlu olduğunu söyledi.

Özlü, sigarayla ilişkili hastalıkların aynı zamanda en fazla sakat bırakan, en yüksek tedavi maliyetlerine yol açan ve en fazla iş gücü kaybına yol açan hastalıklar olduğuna işaret etti.

Özlü, “Sorunun kontrol altına alınması ve sigaraya bağlı ölümlerin ve sakatlıkların önlenmesi için 19 Ocak 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5727 sayılı yasa ile değişmiş 4207 sayılı kanunla getirilen kısıtlamalar, çok önemlidir” dedi.

“Kahvehanede çalışanlarının riski”

Danıştay’ın kahvehanelerde sigara kullanımının yasaklanmasına yönelik itirazla ilgili verdiği kararı eleştiren Özlü, şunları kaydetti:

“Kahvehanelerin yasak kapsamından çıkarılması çok yanlış olacaktır. Kahvehaneler, özellikle erkek popülasyonun büyük bölümü düzenli olarak günlük yaşamlarının önemli bir kısmını bu mekanlarda geçirmektedir. Kahvehaneye gidenlerin yarısından fazlası sigara kullanmayan kişilerdir. Kahvehanelerde sigara içilmesine izin verilmesi durumunda bu mekanlarda bulunan kişilerin yaşamı, sağlığı ve gelecekleri riske edilecektir. Ülke genelindeki on binlerce kahvehanede çalışan ocakçılar, garsonlar, iş yeri sahipleri, daha büyük risk altındadır. Çünkü, müşterilere kıyasla bunlar, saatlerce yoğun duman altı olmaktadırlar.

Üstelik bu konuda atılacak bir geri adım, sadece kahvehanelerle sınırlı kalmayacak, alınacak karar emsal alınarak diğer işletmelerde de sigara kullanımının önü açılacaktır.”

Sigara tüketiminde yüzde 20′lik düşüş”

Özlü, yasanın Türkiye’de halk sağlığı ve koruyucu hekimlik açısından atılmış en önemli adım olduğunu vurgulayarak, “Etkileri hemen kendisini göstermiş ve sigara tüketiminde yüzde 20 düşme gözlenmiştir. Sigara kullanımının azalmasına bağlı olumlu gelişmeler, 30 yıl 60 yıl sonra ortaya çıkacaktır” dedi.

Ticaret ve para kazanma özgürlüğünün, kamu sağlığının önüne geçirilmemesi gerektiğini ifade eden Özlü, şunları söyledi:

“İsteyen ve riski üstlene kişilerin sigara içme özgürlüğü olmalıdır ama herkesin temiz bir hava soluma ve sağlığını koruma özgürlüğü daha önceliklidir.

Toplum sağlığı göz ardı edilerek, sadece ticaret özgürlüğü açısından olaya bakılacaksa, esrar ve eroin gibi diğer bağımlılık yapan maddelerin de satış ve kullanımının serbest bırakılması gerekmez mi? Başkalarıyla ortak kullanılan kapalı mekanlarda sigara içilmesi, özgürlük olarak değil; tam aksine sigara içmeyenlerin özgürlüklerinin ihlalidir.

Kapalı alanlarda sigara içilen ve içilmeyen bölümlemelerin oluşturulmasının riski engellemediği açıktır. Sigara dumanını bir yere hapsetmek mümkün değildir. Kapalı kapı ve pencerelerin kenarlarından, altlarından, anahtar deliğinden, her boşluktan sızar. Kahvehane gibi her gün yüzlerce kişinin girip çıktığı kamuya açık mekanların kategorize edilmesi, gerek müşteri ve gerekse personel giriş ve çıkışlarının kontrolü, tamamen bağımsız ve güvenli havalandırma sistemlerinin oluşturulması, bunların kullanılmasının sağlanması ve denetlenmesi mümkün değildir. Bütün gelişmiş ülkelerde kapalı mekanlarda sigara içilmesi tümüyle yasaklanmaktadır.”

Sigara içme yasağının kahvehanecilerin para kazanma haklarını kısıtladığı iddiasının da doğru olmadığını belirten Özlü, aksine sigaranın kokusundan, dumanından çekinerek kahvehanelere gidemeyen kişilerin de artık kahvehanelere gidebildiğini ifade etti.

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi (SSUK) Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı da “sigara içmek ancak başkasını etkilemediği takdirde kişisel özgürlük olarak düşünülebilir. Ortak yaşam alanlarında sigara içmek diğer insanların sağlığını tehlikeye düşürür ve özgürlük değildir. Başkasının hayatı pahasına sigara içmek ve içilmesine göz yummak özgürlük değil, bilerek cana kast etme sayılmalıdır” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek