Yaz aylarında Adeno virüse dikkat

Uzmanlar, yazın gelmesiyle beraber ortaya çıkan, gribe benzer belirtiler gösteren, hapşırma, öksürme ve eşyalara temasla bulaşabilen Adeno virüse karşı dikkatli olmak gerektiği uyarısında bulunuyor.

Bu aralar etrafımıza baktığımızda “Çok hastayım”, “Bu hapşırık beni öldürecek”, “Ateşim var”, “Yaz ortasında grip mi olunur?” gibi cümleler kuranlara rastlayabilirsiniz. Bunun sebebi gerçekten “Grip mi?” yoksa biz “Yaz gribi” diye bir şey bulduk ve ona inandık mı? Yakalandığımız bu hastalık ofislerde ya da sınıflarda bulunduğumuz ortamdan mı kaynaklanıyor? Bu yıl bizi yeni bir grip türü mü bekliyor? Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük, merak ettiğimiz soruları yanıtladı.

Her yerde domuz gribinin bittiği söyleniyor. Bu yıl farklı bir grip türü bizi bekliyor mu?

Bunu şu anda kestirmek zor. Dünya Sağlık Örgütü önderliğinde bu yıl grip aşılarına H1N1 aşısı eklenmiş oldu biliyorsunuz. Geçen seneki gibi bir salgın beklemiyoruz. Birçok kişi bu hastalığı farkında olarak ya da olmayarak geçirdi. Dolayısıyla bağışıklığı olan büyük bir kesime sahip olduk. Buna benzer bir grip türü olur mu şu anda bilmiyoruz. Ama Dünya Sağlık Örgütü bununla alakalı bir açıklama yapmıştı. Virüsün yerelleşeceğini söylemişlerdi. Bununla ilgili tedbirler alınıyor. Sağlık kuruluşları hazırlıklı olmamızı öneriyor. Biz de bunun için çabalıyoruz.

Bu aralar etrafımıza baktığımızda hapşıranlar, öksürenler, ateşi çıkanlara rastlıyoruz. Çoğu da “Yaz gribi oldum” diyor. Böyle bir şey var mı gerçekten?

Üst solunum yolu enfeksiyonuna yol açan birçok etken var. Adeno virüs olarak adlandırılan bir etken var mesela. Aslında yıllardır bilinen bir virüs. Zaman zaman ataklar yapıp, kişileri hasta edebiliyor.

“Yaz gribi oldum” derken Adeno virüsü mü kapmış oluyoruz?

Evet, öyle de denilebilir. Gribe benzer belirtileri oluyor. Hapşırma, öksürme ve eşyalara temasla bulaşabiliyor.

O zaman ofiste çalışanlar da dikkatli olmalılar…

Evet. Ofis ortamının havalandırılması gerekiyor. Yakın temastan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Sadece Adeno virüs değil, solunum yollarını etkileyen birçok virüs var. Özellikle astım ve bronşit gibi rahatsızlıkları bulunanlarda hastalık daha ağır seyredebiliyor.

Ofis ortamında bu hastalıklara yakalanmamak için nasıl bir düzenleme yapılmalıdır? Mesela klimaların da hasta ettiği söyleniyor…

Ofiste havalandırma çok önemlidir. Klimaların direkt kendisi bakteri üretmiyor ama bakımı düzenli yapılırsa. Ofisteki havayı soğuttuğu için hem solunum yollarını kurutabiliyor bu yolla onun bağışıklığını azaltıyor; hem de sıcak ortamdan soğuk ortama girince vücudun direnci kırılıyor ve vücut enfeksiyonlara yatkın hale geliyor. Onun için klima dengesini iyi sağlamak lazım. Klima havayı üflerken geri emilen havanın da kaliteli olması gerekiyor.

“Ofiste yakın temas olmamalı” dediniz. Bir ofiste kaç kişi çalışmalı? İdeal sayısı var mıdır?

Ortamdaki kişi sayısından ziyade aradaki mesafeler de çok önemli. Çalışanlar bir metreden daha yakın mesafede oturmamalı. Eğer yakın olunursa enfeksiyon kapılabilir. Bir masada karşılıklı üç kişi oturuyorsa birbirlerine enfeksiyon bulaştırma riski var. Ama sırt sırta oturuluyorsa hastalık kapma riski daha düşük olur.

Bir ofis içerisinde, sınıf gibi bir büyüklük düşünün, ideal sayı 20 olmalı. Ama burada da şunu unutmamak gerekir: Hasta kişi birkaç gün ortamdan uzaklaştırılmalı.

O zaman sınıflara da dikkat edilmeli. Sonuçta kalabalık oluyor ve çocuklarımız hastalık kapabiliyor…

Elbette. Aynı şeyler öğrenciler için de geçerli. Ortamın kesinlikle iyi bir biçimde havalandırılması gerekiyor. Kesinlikle çocuklarımıza da bu konuda özellikle kişisel hijyenle ilgili eğitim vermeliyiz.

Korunmak için neler yapabiliriz?

El yıkama alışkanlığımızın olması gerekiyor. Yemeklerden önce, herhangi bir yüzeye temas ettikten veya biriyle temasa geçtikten sonra ellerimizi mutlaka yıkamalıyız. Eğer bu imkânımız yoksa ıslak mendiller ve dezenfektan jellerden faydalanmalıyız. Aşılar çok önemli. Gerek grip gerekse zatürree aşısı yaptırılmalı.

Adeno virüsün belirtileri

– Sıcak havalarda yaygınlaşır.
– Baş ağrısı
– Halsizlik
– Boğaz ağrısı
– Öksürük
– Yüksek ateş
– Kusma
– İshal

Kırmızı göz salgınına da neden oluyor

Geçtiğimiz hafta “Kırmızı göz salgını” olarak lanse edilen hastalığın sebebi de Adeno virüsü kaynaklı. Uzmanlara göre, gözlerde kanlanma, şişme ve kapanma şeklinde ortaya çıkıyor. Bulaşıcı olması nedeniyle yakın temasta bulunduğunuz kişilere de bulaşıyor.

Korunmak için gözlerin hassas olmasından dolayı önlenmesi için hijyene önem vermek gerekiyor. Adeno virüsü tedavisinde ise en önem verilmesi gereken nokta, hastaların gözlerine elleriyle dokunmamaya başlaması. El ve göz teması en aza indirilmeli, bunu yaparken kağıt peçeteden faydalanmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güzellik

Diyet

Anne - Bebek